Advert
Advert
Biraz da edebiyat dünyasından...

Biraz da edebiyat dünyasından...

 

Bir zaman gazetelerin başyazarları, edebiyat dünyasının tanınmış isimlerinden seçilir, o başmakaleler ileri sürdükleri fikirler kadar, ifadenin edebi değeri ile ede anılırdı.
Bir zamanların meşhur bir başmuharriri ile yine o zamanın meşhur bir şairi arasında başlayan tartışma, başmuharririn cinsel tercihlerinin sergilenmesi ile sonuçlanır.
İnsanların cinsel tercihleri, kendi tercihleridir, sadece kendi bedenlerini ilgilendirir. Ama dili, Barbaros Şenkal’ın dili gibi, bu cinsel tercih istikametinde kamuya açık alanda şirretleşir, huzurumuzu bozarsa, bizde aşağıdaki dörtlüğü hatırlarız.
“Ferzende-i bihayasıCibali  imamının,
Sermayey-i şenaatı Şengül hamamının ,
Faillerinden on bini tadat olunmada,
Allah bilir gerçi hesabını  tamamının “
“Cibali imamının hayasız evladı, Şengül hamamının kötülüklerinin sermayesi, Şimdiye kadar kendisiyle münasebete girenler, on bin kadar sayılsa da; gerçek sayıyı Ancak Allah bilir.”
Divan edebiyatımızda, böyle zekâ dolu, kelime oyunlarının yapıldığı birçok şiir vardır.
Bunların en güzelleri de, şair Nef’i’ ye aittir.
Hane , Şu  “Tut-i mucize gûyem, her ne desem lâf değil.. “ diye beste olarak da klasik müziğimizin unutulmazları arasına giren mısraların yazarı Nef’î.
O devrin büyük şairlerinden Şeyhülislâm Yahya Efendi, kelime oyunu ile, takdir ediyormuş gibi yaparak, “ O kâfir en büyük şair İmrülKays gibidir “dercesine Nef’i’ye kâfir der
“Şimdi hayli Sühan – verûn içre
Nef’imânendi var mı, bir şair?,,
Sözleri Seba-i Muallâkadır.
İmrülKays kendidir kâfir.”
“Şairler içinde Nef’inin bir eşi yoktur. Şiirleri cahiliye devrinde, Kabe’nin duvarlarına asılan şiirler gibi güzeldir. Sanki o kâfir,(Nef’i, kastedilmektedir.) İmrülkays’ın tam kendisidir.” 

Nef’i’nin cevabı gecikmez;
“Bize kâfir demiş Müfti efendi,
Tutayım ben  anamüselman,
Vardıkda yarın Rûz-i Cezâ’ya
İkimiz de çıkarız ande yalan “
“Şeyhülislâm efendi bana kâfir demiş. Hadi ben O’na Müslüman diyeyim, Ama mahşer günü orada  ikimiz de yalancı çıkarız..”
“Yani Müslüman olan ben, kâfir olan o “ diyor.
Yine saray mensuplarından Tahir Efendi, Nef’i’ye köpek anlamında “ kelp“ der.
Bazı İslamî mezheplerde, köpek evcil hayvan ve temiz sayılmaz ama, Malikî mezhebi köpeği temiz ve evcil sayar. Bu dörtlükte, Nef’i, güzel anlamına gelen Tahir ismini, sıfata çevirerek, “  köpek temiz ve güzeldir” dercesine adama “köpek tahir” der.
“Tahir efendi bana kelp demiş,
İltifatı bu sözde zahirdir.
Maliki mezhebim benim zira,
İtikadımca kelptahirdir.”

Nef’i, hicivlerini o kadar, ileriye vardırır ki idamına ferman edildiğinde, kızlar ağası araya girer affını temin eder. Simsiyah bir zenci olan kızlar ağası af fermanını yazarken, çini mürekkebinden bir damla kâğıdın üzerine damlayınca Nef’i dayanamayıp, “ Mübarek teriniz damladı..” der. Kızlarağası fermanı yazmaktan vazgeçer ve Nef’i idam edilir. Bunun üzerine kim olduğunu hatırlayamadığım bir şair, Nef’i’nin hicivlerinin toplandığı "Sihâm-ı Kaza- Kaderin okları" adlı eserine atıfta bulunarak,
"Gökten nazire indi, sihâm-ı kazâsına,
Nef’i diliyle uğradı hakkın belâsına"
Der...
Divan edebiyatında harflere 'ebcet hesabı'  denilen bir metotla matematiksel değer verilerek, o olayın tarihi belirtilir. (Buna göre,Ebcet hesabı ile Nef’i’ nin ölüm tarihi1635’i göstermektedir.)

1 Cibali İstanbul’daki Unkapanı  köprüsünden Eyüp Sultan’a giden yol üzerindeki bir semt adı.Bir zamanlar Muammer Karaca’nın yıllarca oynayan bir tiyatro oyunu ismi ile çok ünlenmişti.”Cibali Karakolu “ydu oyunun adı.
 2 Şengül hamamı, Sultanahmet’i Bab—ı Ali Caddesine bağlayan yere batan caddesinden , Sirkeci’ye doğru inen caddenin sağ tarafında bulunan bir  hamamdı. “ Oğlanlar hamamı da denilirdi..

3 İslâmiyet’ten evvel,  Mekke’de şiir müsabakaları yapılır, seçilen en iyi yedi şiir de Kâbe duvarına asılırmış. Bunlara da “ Seba-i muallâka- Asılı yedi şiir” denilirmiş.

Bu şairlerin en ünlüsü de İmrülKays’ tır.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500