Advert
Advert
Adı aşk bu eziyetin ama sevdayı çekenlere hep ofsayt!
Osman Gürçay

Adı aşk bu eziyetin ama sevdayı çekenlere hep ofsayt!

Bursaspor’da garip şeyler oluyor ve futboldan başka her şey konuşuluyor. En başta devir alınan borçlar anlatılıyor. Borçsuz bir kulüp yaratacağız diye taraftarın şefkatine sığındılar ve son zamana kadar da sabır gördüler ama onlar taraftar ile ilgilenmediler.

Hani seçimlerden sonra beş vakit kırk rekat sürdürülen enkaz devraldık edebiyatı bir yıla yakın süredir kesintisiz yapılıyor.

Devlet kapısını mesken edinerek vergi borçları öteleniyor, bu başarı diye kamuoyuna pompalanıyor.

Yahu devlet seksen milyon vatandaşın kendisine olan borcunu neredeyse sıfır faiz cennet vade ile erteledi hangi başarıdan söz ediliyor.

Başkanlık makamı güç demektir. O makamın lafı üzerine laf söylenmemelidir ama Bursaspor’da ağzı olan konuşuyor. Hatta bazı konuşanlar kulübün kasasından ceza bile ödetiyor.

Bazı insanlar yaptıkları işe şanslarını da katarlar. İster ballı deyin ister kalp temizliği ama Hamza Hamzaoğlu bunun tipik örneğidir. Sezonu tamamlasın diye GS’nin başına getirildi ama iki kupa kazanarak başta GS camiası olmak üzere milleti deli etti.

Türk Futbol tarihinde böyle dapdaracık kadro ile elde edilen bir başarıdan sonra kendi kulübü tarafından cezalandırılan ilk Teknik Adam olarak tarihe geçti.

Şenol Güneş kol çıkarıp gidince ardından gelen şampiyon etiketli Ertuğrul Sağlam’ın ikinci aşısı tutmayınca Hamzaoğlu, bir yıl önce kupa finalinden elediği Bursaspor’a hoca oldu.

Her yeni aşı gibi kötü kadro ile aşıyı tutturdu ve yönetim değişikliği ile küme korkusu yaşanan sezonu altı hafta önceden garantiledi ve yeni sezona yeni yönetimle girdi ama elde avuçta bir şey olmayınca birkaç takviye ile sezona başladı.

Birinci yarı itibariyle oynanan futbolun çok üzerinde bir puanla devreyi tamamlarken Gençlerbirliği karşısındaki kötü oyunla kaybedilen üç puan ipleri gerdi. Başta Bilal Kısa olmak üzere futbolcular üzerinden Hamza Hoca ve ekibini doğrama düğmesine basıldı.

Ve bu kadar baskı sonucunda Hamza Hamzaoğlu kafasında Bursaspor’u bitirerek, halının altına süpürülen bütün tozları açıklayıverdi. Parasını alamayan Teknik Kadro ve Futbolcuların özverisinden bahsederken aslında ‘anlayana’ Başkan ve Yönetimin görevini yapmadığının altını çiziyordu.

Yani! Bizler artık bu yönetim de giderken enkaz bırakacağını biliyoruz.

Peki! Ne yapmalı dediğimizde, Türkiye’nin en gözde Teknik Direktörlerinden biri olan ama bence olmayan Ersun Yanal’ı takımın başına getiren dünya kadar borcu olmasına karşın bir takım kuracak kadar transfer yapmasına rağmen bizden 9 puan geride ve düşme hattının az üzerinde ilk yarıyı tamamlayan Trabzonspor’a bakın derim.

Yönetimde panik olmadığı gibi deve dişli gibi anlaşmalar yaparak kulübe inanılmaz mali destekler sağlıyorlar. Artık Katar’lı olan bir banka ile sadece forma anlaşması yapmadılar, yeni stadı da onlara yaptırdılar.

Tamam da! Bizimkiler ne yapıyor? Olmayan lobimiz varmış gibi yapıp Ankara turları yapıyorlar ve nasihat alıp dönüyorlar. Çünkü onlara ve vizyonlarına kimse inanmıyor. Birkaç gün sonra yazacağım yeni stadyum faciasının faturalarını bile ödeyemiyorlar. Bütün locaları satsalar bile stadın yıllık rutin giderlerini karşılamaları mümkün değil.

Sonra neymiş? Bunlar hesap adamıymış! Öptüm!

Hamzaoğlu’nun kalmasını isterim ama ağır gerekçelerle sözlü istifa sinyali veren bir adamla çalışmak zordur ve beton arasındaki çatlağa su sızmıştır. İkinci yarıda puanlar aslanın midesinden toplanacaktır. Şans ne kadar yanımızda olur bilemem ama en kötüsü topladıklarımıza az bir şey eklersek bile küme derdimiz olmaz.

Bu taraftarın sesine kulak verin ve gençlere fırsat verdirin. Kubilay, Emre, Furkan’ları harcamayın vebali büyük olur.

Bari bu konuda basiretli olun ve mutlaka bir B planı oluşturun ama B planı olarak Adnan Örnek derseniz iyi ve doğru bir örnek olmaz bilesiniz. Neden mi? Nasıl getirildiğini Sağır Sultan bile biliyor da ondan!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500