Advert
Advert
Haksızlık etmeyelim..

Haksızlık etmeyelim..

Ekonomiyi konuşup duruyor ve her şeyin kötü gittiğini söylüyorsunuz.

Bir taraftan doların yükseldiğinden şikâyet ediyorken, diğer taraftan cep telefonunuzdan an be an doların yükselişini seyredip tebessüm ediyorsunuz.

Ekonomi okuyanlarınız da, gazete haberlerinden ekonomiyi öğrendiğini sananlarınız da, boyna karamsarlık aşılıyorsunuz.

Bunu Tayyip nefretiyle yapıyor;  açıkça söyleyemeseniz de, Kemâl Kılıçdaroğlu’ndan rol çalarak bilmiş bilmiş konuşuyorsunuz.

Peki, dünyada petrol ve doğal gaza’ senede minimum 70 milyar dolar ödeyen; sene de en az 10 milyar dolar mültecilere harcayan, 1984’ten beri terör belâsına en az 300 milyar dolar sarf eden bir ülkenin 27 çeyrek büyüdüğünü bilen var mı?

İlk defa 28 inci çeyrekte ilk def’a  büyüme değil; nispi bir küçülmenin görülmesine mi seviniyorsunuz?

Ya, tarihimizde emsali görülmemiş bir darbe teşebbüsüne rağmen, ekonominin temel dinamiklerinin hala sağlam olduğunu görmemeyi, siyaset mi sanıyorsunuz?

Siz, o Kandil’ e, siz o İŞİD hedeflerine yapılan sortilerin kaça mal olduğunu biliyor musunuz?

O jet uçakların tekerleklerinin lastiklerinin en fazla altı uçuş ve inişe dayandığını ve değişmesi gerektiğini  hatırlıyor musunuz?

Ya o hedeflere gönderilen füzelerin her birinin maliyeti hakkında bir fikriniz var mı?

Sıkılan her kurşunun, uzaktaki hedefler için Nusaybin sınırından gönderilen fırtına obüslerinin ,  leblebi fiyatına mı alındığını; sıfırın altında 20 derecede o dağlarda vatan için savaşan gençlerin kar kıyafetlerinin Noel babanın yılbaşı hediyesi mi sanıyorsunuz?

Bir de buna, Fetho gibi bir alçağa, her türlü dini ve askeri gelenekleri çiğneyerek teslim olmuş Generallerin jetler havalandığında PKK’ya haber verip, bu akınların başarısını sıfırlanmasını unutuyor musunuz?

Türkiye bugün, meclis içindeki ve dışındaki; yurd içindeki ve yurd dışındaki  düşmanlarıyla savaşıyor. Savaşın tahrip ettiği Halep’ten daha fazla tahrip edilmiş Cizre’yi, Şırnak’ı, Silopi’yi ve  Sur içini yeniden imar ediyor.

Evleri tahrip edilenlere, gıda ve kira yardımı yapıyor.

Buna rağmen, alt yapı yatırımları devam ediyor..

Birkaç gün sonra, Göztepe’den giren tekerlekli araçlar, beş/on dakika sonra Kazlıçeşme’ den çıkacak.

İnsanların seyahat etme konforunu unutup, geçiş ücretine ve müteahhide verilen araç geçiş sayısı garantisine kafanızı takmış, konuşup duruyorsunuz.

Tahtakale’deki kahvede içtiğiniz çayla, Starbucks’da içtiğiniz  çayın fiyatı aynı mı?

Sizi bu konfora mecbur etmiyorlar ki, o parayı ödemek istemiyorsanız, İzmit körfezini karadan dolaşın, boğaz köprülerini bir saatte geçip, Göztepe’den Kazlıçeşme’ye 2 saatte ulaşınız.

O çok bilmiş iktisatçılarınıza da sorun, bugüne kadar, verilen garantiler dolayısıyla, yap-işlet devretçilere,  hazine tarafından bir dolar bile  garanti parası  ödenmesinin delilini  göstere bilirler mi?

Aynı lafları Yeşilköy Atatürk havalimanı açılırken de, söylemişlerdi.

Bir fikriniz olsun diye yazıyorum.

TAV’a on dört milyon yolcu/ yıl  garantisi verilmişti.

Bugün yılda 57 milyon kişi uçuyor o hava limanından..

Ve TAV’ın elde ettiği kâr dolayısıyla devlete ödediği vergiden, her ile yeni hava limanları yapılıyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500