Advert
Din adamı şehit ayrımı yapar mı?

Din adamı şehit ayrımı yapar mı?

Terör, Türkiye'nin değişmez gündemi...

Başındaki en büyük bela..

Geleceği üzerindeki en derin endişe..

Her biri diğerinden daha kalleş, daha kahpe olan üç ihanetle birden mücadele etmek zorundayız.

Böyle bir durumda dünyada 2. bir ülke yoktur. Bu kadar zor, bu kadar girift ve bu kadar kanlı terörü alt edebilmek için, mücadeleyi topyekun vermek zorundayız.

Devlet, üzerine düşeni elbette yapacak. Hükümet de artık hata yapmadan, bir kararlılıkla ne gerekiyorsa güvenlik güçlerinin emrine verecek. Millet de üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek zorundadır.

Her anlamda 15 Temmuz, bir milat olmuştur. Türk milletinin büyüklerinden Göktürk Hakanı Bilge Kağan’ın söylediği gibi “Titreyip kendimize dönmemiz” için 15 Temmuz bir vesile olmuştur. Millet olduğumuzu hatırlatmış, birlik ve beraberliğimize olan ihtiyacı öne çıkarmıştır. Nasıl bir tehditle ve tehlikeyle karşı karşıya kaldığımızı belgelemiştir.

Bu tarihten sonra bir birini tamamlayan bölücü terör yeni bir ivme kazanmıştır. FETÖ-PKK ve IŞİD gibi ihanet şebekelerinin arkasında olanlar, daha net bir şekilde görülmüştür. Türkiye düşmanlarının açık ve aleni biçimde ihanet şebekelerini desteklemede, ABD ve Avrupa tam bir yarış içinde olduklarını ibretle izliyoruz.

ŞEHİT, ŞEHİTTİR

Son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz ve pek çok şikayetin geldiği içimizi sızlatan bir başka gelişme de “15 Temmuz şehitleri” ve Terör Şehitleri arasındaki ayrımdır.

Bu konuda, vatan şehitlerine, şehit yakınlarına ve gazilerimize devletin de, kurumların da farklı muameleler uygulandığı, devlet yardımlarının ve bağlanan maaşların ciddi biçimde fark oluşturduğu yönünde çok ciddi duyumlar ve şikayetler duyuyoruz.

Hatta bazı kurumların sınıflandırma yaptığı ve “terör gazilerini” görmezden, duymazdan geldiğini iddiaları vardır.

Bunların asılsız olması en büyük dileğimizdir. Aksini düşünmek dahi istemiyoruz. Şehitlere, şehit ailelerine ve gazilerimize hiçbir ayrım yapılmadan sahip çıkmak bir vatan görevidir. Bu görevi ihmal edenler tarih önünde sorumludurlar.

Terörle topyekun mücadele edilmesi gerektiği, bu ülkenin bölünmez bütünlüğünden yana olan herkesin ortak düşüncesidir. Bunun dışına çıkmak, ayrım yapmak, sınıflandırmaya gitmek, bu millete yapılabilecek en büyük kötülüktür. Türk Silahlı Kuvvetleri'ne göre, operasyonda vurulan bir asker 'terör şehidi', operasyon yolunda kaza geçiren, örneğin zırhlı aracın devrilmesiyle hayatını kaybeden ya da elektrik çarpmasıyla ölen asker ise 'görev şehidi' sayılıyor.

Türkiye’de 11.380 şehit ailesi ve 11.156 gazi var. “Şehit şehittir, şehidin çeşidi olur mu?

Ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısın bu konuyu gündeme getirdiği konuşmasında;

-15 Temmuz şehitleri ve diğer şehitler gibi ayrım ihanettir.

-Yandaşları "Şehit ailelerine 450 bin lira tazminat, gazilere 6 bin lira aylık veriliyor" diyor ve “Terörle mücadelede şehit ailesine 87 bin lira. 15 Temmuz şehidi ailesine 121 bin lira. Bu ayrıcalık değil midir?” diye soruyor.

Bunlar yetmiyormuş gibi 4 Aralık Pazar günü Ulu Cami’de sabah namazını kılanlar maalesef böyle bir ayrımın yapıldığına tanık olmuşlardır.

Bursa Müftü vekili Mehmet Göktaş’ın namazdan önceki sohbetinden sonra yaptığı duada; 2 kez üst üste sadece 15 Temmuz şehitlerini anması, bu vatan için can veren asker, polis ve sivil vatan evladı diğer şehitlerimizden bahsetmemesi son derece ibretlik bir olaydır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500