Advert
Söyle Hakim Bey: suç kimde?...

Söyle Hakim Bey: suç kimde?...

Eğitim: kelimesi Latince bir sözlük olup köken itibariyle beslenmek yönelmekve yetişmek anlamındadır.

Eğitim sistemi de sosyal bir kurumu iade eder. Eylemin sonucu;  belli bir eğitim sisteminin herhangi bir bölümünün ürünü olan kişiyi ifade eder.

Eğitimciler, genel tanımı itibarıyla eğitimi; “Bireyin ve toplumun gelişmesini sağlayan, ekonomik kalkınmayı destekleyen, kültürel değerleri koruyup geliştirerek gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan ‘ertelenemez’ ve ‘vazgeçilemez’çok önemli bir süreçtir.

Bu nedenle eğitim için bir ülkenin eğitim sistemi; o ülkenin kendisini nasıl tanımladığının ve kendisine nasıl bir gelecek hazırladığının en önemli göstergesidir.”şeklinde tanımlarlar.

Temel amacı kişiyi toplumsal rollere hazırlamak ve kişinin kendisini ve dolayısıyla yaşadığı toplumu geliştirerek kendisine daha iyi bir gelecek ve sonraki kuşaklara da daha iyi bir dünya bırakmasıdır.

Dünyadaki ekonomik ve sosyal olguların çözümüne ilişkin en önemli çözüm yolu eğitimden geçmektedir. Ülkelerin ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmişlik seviyelerini belirleyen en önemli unsurlardan biri eğitimdir. Toplumdaki bireylerin eğitim seviyeleri arttıkça nitelikli iş gücü sıkıntısı aşılmakta ayrıca bilimsel ve teknolojik yenilikler ivme kazanmaktadır.

Ülkemiz eğitim sisteminin karnesi 2015 yılı “PISA” sınavları sonuçlarının açıklamasıyla kendini gösterdi.

Uluslararası bir öğrenci değerlendirme sınavı olan “PISA”, OECD tarafından 15 yaş üzerindeki öğrencilere test ve anket çalışması şeklinde uygulanıyor. Sınavda öğrencilere; fen bilimleri, matematik ve okuma alanlarında sorular yöneltiliyor. Üç yılda bir yapılan “PISA” sınavının sonuçları ise ertesi yıl açıklanıyor. 

İşte eğitimde geldiğimiz son nokta

2000 yılından bu yana yapılan “PISA”nın OECD tarafından açıklanan 2015 sonuçları değerlendirildiğinde Türkiye’deki öğrencilerin 2012 yılındaki sonuçlara göre önemli ölçüde sıra kaybı yaşadığı gözlenmektedir.

2015 yılı sonuçlarına bakıldığına; Türkiye’de 15 yaş grubundaki öğrencilerin 31,2’sinin matematik, fen bilimleri ve okuma ortalamasında çok düşük düzeyde performans gösterdi. Dünya ülkeleri sıralama listesinde üst sıralarında yer alan ülkelerde bu oranın yüzde 10’un üzerine geçmemesi ülkemizde eğitim ve eğitim sistemimizin ne kadar “vahim” durumda olduğunu gözler önüne seriyor.

Üç yılda 10 sıra geriledik

72 ülkeden 540 bin öğrencinin girdiği PISA 2015’te; Türkiye’nin matematikte 49.,fen bilimlerinde 52., okumada ise 50. sırada yer aldı.

2012 sonuçlarına göre de, Türkiye’nin 9 sıra kaybettiğini ve OECD ortalamasının altında kaldığı görüldü. Fen bilimlerinde 43. sıradan 52’ye, okumada 41. sıradan 50’ye, matematikte ise 44. sıradan 49’uncu sıraya geriledik.

Bu durum karşısında, Rahmetli Kemal Sunalın bir filmindeki repliğini hatırladım: “Söyle Hakim Bey suç kimde?”

Bizim çocuklarımızın başarısız değil. Bu sonuç; ülkeyi yönetmek için başa geçen iktidar partilerinin, kendilerine göre “sil baştan yeniden” uyguladıkları eğitim sistemindeki yanlışların getirdiği sonuçtur.Adı “Milli Eğitim” olan Bakanlığın, eğitimi siyasetin arka bahçesi haline dönüştürmeye devam ettikçe de bu sonuçlardan kurtulamayacağız.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500