Advert
Advert
 EĞER ALİ AY VE YÖNETİMİ İSTERSE...
Mehmet TAN

EĞER ALİ AY VE YÖNETİMİ İSTERSE...

Son birkaç yıldır işler iyi gitmemesine rağmen, Bursaspor'da iyi şeylerin olacağına dair umut veren adımlar ve işaretlerin ortaya çıkmaya başladığını söyleyebiliriz...

Nedir bu işaretler ve nasıl olacak?

Birincisi,

Öncelikle, son genel kurulda (19 Ocak) yönetimin, üyelerin tamamının tepkisi ile "ibra edilmeme" kararının gerçekleşmiş olması. Bu büyük tepki, "vicdan/sağduyu" dediğimiz her bir üyenin bağımsız kararıdır. Bursaspor kulübü üyelerini, gerekli olduğunda "doğru karar ve davranışı" gösterebileceklerini görmek en önemli güvencemizdir...  Hala "üye ağalığı" yapmak isteyenler de bundan ders almalıdır...

İkincisi,

Ali Ay ve yönetiminin, "cahil cüretkarlığı" tabirine örnek gösterilecek kötü / ayıplı dönemin ardından, "iyi, dürüst bir insan" umudu ve güveni ile gelmiş olması önemli ve umut vericidir. Son 7-8 yıldır, hiç bir yönetim böyle bir "umut ve güvenle" göreve gelmemiştir.

Ali bey, geldiği günden itibaren, kulübün mali gerçeğini dikkate alarak,  "Sorumlu ve gerçekçi" yönetici görüntüsü çiziyor. Doğru olan da, UEFA kriterlerinin istediği de budur. Yıllardır, kulübü, sektörü bilmeyen ve batağa sürükleyen "amatör, sorumsuz ve Bursaspor'a saygısız"  yönetici tipini de mahkum ediyor...

2 Aralık'taki Divan Kurulu'nda Ali bey mali konularda biraz daha detaya / piyasa gerçeğine girerek konuyu biraz daha derinleştirmiştir.

Eğer Ali Ay böyle devam ederse, (eski bir yöneticinin Divan'da borç konusunu, küçümseyici, önemsizleştirici... konuşması, bu ihtiyacı bir kez daha gösterdi) bu gerçekçi ve saygılı yönetim kültürü bu kulübe kazandırılacaktır.

Üçüncüsü;

Tüzük konusu bir yıldır gündemde ve şu anda ortada 5-6 tane yazılmış tüzük var...

Bu taslak tüzüklerin 3-4 tanesi, tamamen taraftarların ortaya koyduğu taslaklardır... Buna biraz daha iyi bakalım...

Bu tüzüklerin arkasında; 10-15 kadar taraftar grubu vardır. Burada önemli olan hangi tüzüğün daha iyi olduğu değil; tüzüğün, Bursaspor'un çok daha doğru yönetilmesini sağlayacak bir anayasa ve bu anayasanın  çok gerekli olduğuna olan inancın ve birikimin bu taraftar guruplarında biliniyor olmasıdır..

Kısaca; artık Bursaspor'un genel kuruldan genel kurula değil; her gün, çok daha doğru  ve titiz denetleniyor olmasıdır. Unutmayalım, "denetlenmeyen işten Kalite çıkmaz.."

Tam da bu noktada Ali Ay, Divanda söylediği aşağıdaki sözleri ile çok doğru ve ileri bir adım atmıştır:

  • "Camiamız bir kere çok sesli düşünüyor. Bu bizim anayasamız olacak.
  • Bizim tüzüğümüz iyi, sizin tüzüğünüz kötü demiyorum.
  • Önemli olan herkesin anlaştığı bir tüzük ortaya çıkarmak.
  • Hepsi tartışılacak, kamuoyuna sunulacak ve fikirler alınıp konsensüs sağlanacak.
  • Grupların, taraftar gruplarının düşüncelerini almalıyız..."

İşte bütün bunlar, umut veren, sevinebileceğimiz gelişmelerdir...  Demek ki neymiş,

"Eğer istenilen şey güzel ve doğru ise, insanlar bunu kolayca anlayabilir, seçebilir... İşte buda iletişimle başlar... bir kişinin fikri bile, bir yapıyı değiştirebilir, mükemmelleştirebilir..." 

Dördüncüsü,

Ali Ay'ın da divanda bu kapıyı 'TAM DA ZAMANINDA' açmış olmasıdır... Bu kapının artık kapatılabileceğini sanmıyorum.

Çünkü bir spor kulübünün takımından önce, camiası güçlü olmalıdır... Camiası güçlü olanın takımı hep güçlüdür... Bunun da yolu öncelikle iletişimdir... İletişim güveni sağlar... Güven de her türlü gücü getirir... 

Tecrübeli, birikimli ve yol gösterici saydığınız 'Divan'ın; peşrevi ve tüzükte yapılmasını istediği teklifler gösteriyor ki; kulübün, camianın ihtiyacından ve kendilerine atfettiğimiz nitelik ve beklentilerin sanki farkında değiller...  

Divan'ın veya Divan Başkanlık Kurulu'nun ne yapmak istediğini ben anlamadım.... Anlayan varsa lütfen anlatsın...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500