Advert
Advert
 Uluslararası hukukta dostluk olmaz

Uluslararası hukukta dostluk olmaz

Uluslararası hukukta, dostluklar değil; evrensel hukuk kuralları geçerlidir. Yunanistan’daki mahkemelerden biri, 15 Temmuz firarisi erlerden üçünün iadesini reddedince, iktidara mensup siyasetçiler bir ağızdan,  “Bu dostluğa sığmaz ”; “ Çipras  bize söz vermişti “demeye  başladılar.

Yunanistan bir Avrupa Birliği üyesidir. Orada Avrupa Birliği hukuku hâkimdir. Bu hukukta da, ne idam cezası vardır, ne de, kanunların geriye doğru yürümesi.

Daha önemlisi, orada bizdeki gibi, Başbakan’ın,  Adalet Bakanı’nın, ya da, "Anayasa değişikliğinde karar nisabı olan 367, aynı zamanda toplantı nisabıdır"  görüşüne dayanarak Anayasa Mahkemesi’ne müracaat ettikleri günlerde Deniz Baykal’ın Anayasa Mahkemesi'ni tehdit etmesi gibi, adalete tesir etmek kimsenin aklına gelmez.

O yüzden Çipras’a sitem etmeyin.

"Ne yapalım mı ?"  diyorsunuz.

Hukukçu olmayanlarınız,  ağzını kapatacak.

Hukukçu olanlarınız,  dalkavukluğu bırakacak..

Bir başka Yunan Mahkemesi’nin bir gün sonra, diğer 3 askerin iadesine karar vermesini işaret edip, bıyık altından gülmeyeceksiniz...

Hâkimlerin, bizim dışarıdan aynı telâkki ettiğimiz olaylar hakkında, değişik kararlar verdiğini sanıyorsanız, yanılıyor ve hâkimlerin önlerine getiren dosyanın muhtevası ve avukatların savunması ile bağlı olduklarını unutuyorsunuz demektir.

Biliniz ki bu iade kararı, savcı tarafından temyiz edilecek ve bozulacaktır..

15 Temmuz’ u 16 Temmuz’a bağlayan tarihten beri yazıyoruz.

“Siz idam cezasını getiriyoruz ve bunu geçmişe doğru yürütüyoruz" derseniz, “ Değil Fethullah Gülen’i, Yunanistan’a kaçan askerleri, Yunanistan’dan kaçan askeri ataşeleri,  Ferthullahçı  gazetecileri  bile geri getiremezsiniz..”

Daha dün Avrupa Birliği’nden sorumlu Devlet Bakanı Ömer Çelik, “Avrupa Birliği ile yeni fasıllar açmaya ve süratle kapatmaya hazırız..” derken,  siz  nasıl “ İdam cezasını getireceğiz “ demeye devam edersiniz?

“Bunu yapabiliriz diye ısrarla Sayın Cumhurbaşkanı’na yanlış telkinlerde bulanan dalkavukların, hangi hukuk fakültesinden mezun olmuşlarsa, mezuniyet imtihanları kâğıtlarının incelenip, başarılarının Feto servisine bağlı olup olmadığı kontrol edilmeli" diyesim geliyor.

15 Temmuz’dan sonra sürecin yönelmesini gördükçe, bu sürecin stratejisinin Fethullah’ın  iadesi üzerine değil de, iade edilmemesi üzerine kurulduğunu sanasım geliyor.

Bir kere daha söyleyelim,  biz yazmaktan, siz okumaktan , onlar anlamamaktan bıkmadı.

Bu millet, 15 Temmuz gecesi, evrensel demokratik hakları hak ettiğini ispat etmiştir.

Siz bu millete layık olmak istiyorsanız;
-Adalete öfkenin hâkim olamayacağını,

-Suçluların şahsiliğini,

-Adil devletin suçu, aile fertlerine teşmil etmeyeceğini,

-Sosyal devletin, suçlunun çocuklarını açlığa ve yalnızlığa mahkûm kılmayacağını,

-Uluslararası hukukta, ahbap çavuş ilişkilerinin dikkate alınamayacağını,

-İdam Cezası varken Abdullah Öcalan’ı asamadığınızı,

-İdam cezasını geri getirip, bunu geriye doğru yürütemeyeceğinizi

-Avrupa Birliği’nden vazgeçemeyeceğinizi,

UNUTMAYACAKSINIZ.. UNUTMAYACAKSINIZ..UNUTMAYACAKSINIZ..

Not: Bu konuyu, yazdığı yazısında benden daha büyük bir vukufla inceleyen sevgili Osman Gürçay’ın affına sığınarak...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500