Advert
Ne istediniz de vermedik!..

Ne istediniz de vermedik!..

Her Cuma  namazından sonra, Anadolu’nun uçsuz bucaksız bir köşesinde yaptırdığınız cami için yardım istediniz; verdik..

Her Cuma namazından sonra, 'Kuran kursu' dediniz, 'yurt dediniz' verdik.

“Somali” dediniz; verdik..

“Myanmar”, dediniz; verdik..

“Yemen” dediniz, verdik.

“Batı Şeria”, dediniz verdik..

“Sudan” dediniz, verdik.

“Deniz Fener” dediniz ; verdik.

“Kimse yok mu?” dediniz, “Buradayız” dedik.

“Fitre” dediniz, "Sadaka" dediniz; verdik.

“Kurban parası” dediniz; verdik..

“İnsani yardım” dediniz ; "Buradayız" dedik.

“Orta Asya’daki, Balkanlardaki Türkler” dediniz, koştuk.

Ne zaman kapımızı çalsanız, açtık..

Ya siz ne yaptınız?

Kuran’ı rehber edeceğinize kendinize;  şarlatanların peşine düştünüz..

Dini Kuran'a dayandıracağınıza, hurafelere, efsanelere ve  sahte şeyhlerin kerametlerine dayandırmağa çalıştınız..

Mamak'taki Zöhre Ana'nın eşiğini öperek, yerlerde sürünerek ayaklarına kapandınız..

“Pensilvanya’daki alçağın” kirli  donunu kaynatıp suyunu içtiniz..

Kimse yok mu?'nun 50 milyon dolarını Pensilvanya'dakinin emrine  transfer edenleri alkışladınız.. Çaldınız, harama el uzattınız, yalan söylediniz, abdestsiz namaza durdunuz, emellerinize referans olsun diye Kâbe’ye koştunuz ..

Sonra da utanmadan, Müslümanlığı rakı içip içmemeye indirgediniz ve "rakı içenler cehennemlik, içmeyenler cennetlik" dediniz..

Buluğ çağına bile gelmemiş kızları, o alçak babalarından satın alarak, ya da korkutarak koynunuza aldınız.

Vakıflardaki taciz ve tecavüz olaylarını, “Bir kereden bir şey olmaz” diyerek, kapatmaya çalıştınız.

Bunu yaparken, hayatını cüzzam hastalarına adamış, bundan daha da önemlisi, sizin o ağzınızdan salyalar akarak baktığınız o kız çocukları , sizin koynunuza girmesinler; birer kardelen olsunlar diye, kansere aldırış etmeden çalışan  Türkân Saylan’a iftira atmak, hayatının karartmak için planlar yapmaktan da geri kalmadınız.

Sonra o kızlar, yurttan kaçıp, sizden  başkasının koynuna girerler diye, yurtlarının yangın merdivenlerine çıkan kapılarına kilit vurup, yanıp kavrulmalarına kapkara kömür haline gelmelerine , sonra da küle dönüşmelerine sebep oldunuz..

Şimdi utanmadan, sanki sizin sayenizdeymiş gibi, “Onlar cennetlik “ diyorsunuz..

O masumiyetleri, o tertemiz bedenleri,  o sevgi dolu yürekleri ve anne baba hasretleriyle, elbette cennetlik onlar, ama bunda insanları 'Allah’la aldatan'  sizlerin en ufak bir katkısı yok.

Size savaş açıp,  “Bunların ki, ‘Kurandaki İslam’ değil" diyen Yaşar Nuri’yi  utanmadan kâfir ilân ettiniz.

Ama size haksızlık yapmayalım..

Bize Atatürk’ün  tekkeleri, zaviyeleri kapatmakla,  "Tevhid-i tedrisat kanunu" nu çıkarmakta ne kadar haklı olduğunu, ispat ettiniz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500