Advert
Advert
İki masal.. Yorum serbest

İki masal.. Yorum serbest

Beydeba'nın Kelile ve Dimne eserinden iki masal anlatıp yorumu sizlere bırakacağım. İsteyenin istediği şekilde yorumlaması serbest..
 

Bir gün adamın biri ormanda, "Pazı, pazla çıkmak” metoduyla odun yararmış. Yeni kesilmiş ağaç gövdesinin çatına paz vurup genişletir,  diğer pazı bir miktar daha ileriye çaka çaka ilk vurulan pazı çıkarırmış.
İnsanın bu şekilde çalışmasını seyreden maymun düşünür ki; “Benim ondan neyim eksiktir. Onun da başı var, menim de. Onun da eli ayagı var benim de. Fiziki yapı itibariyle de ben önün kopyasıyım, daha doğrusu o benim kopyamdır. Üstelik bende bazı şeyler var ki, onlar insanoğlunda yoktur. Örneğin benim kuyruğum onlardan fazladır. Bu kadar üstün yaradılışıma bakılmayarak, niye ona "Eşref-i mahlûkat" diyorlar da, beni ise adam yerine koymuyorlar?
Birden aklına insanoğlunun "pazı pazla çıkarmak" metodu gelir. Bu insanoğlunun üstün meziyeti olabilir. Kendi kendine “Bu nedir ki, bende bunu yapabilirim" der.

 

İnsan ağacı yarıp, evine götürdükten sonra maymun aynı yere gelir. Yere atılmış pazlardan birini götürüp üstün zekâsını başka bir kütüğün üzerinde denemeye çalışır. Pazı, insanoğlundan daha rahat kütüğün çatına çakar. Amma ne yaparsa pazı oradan çıkaramaz. Pazı oradan çıkarmak için ikici pazı ikinci pazı çakmayı akıl etmez.

Kütüğün üzerine oturup, var gücüyle pazı o tarafa bu tarafa çeke çeke pazı yerinden çıkarır, fakat…

 

Fakat paz yerinden çıktığı gibi kütüğün çatlağı da hemen kapanır. Maymunun varlığından çok gururlandığı kuyruğu kütükteki çatlağın arasına sıkışıp kalır.

***********

 

Özüm yiyeceğim

 

Tavşan eline bir tüfek geçirir. Düşünür ki,  gerek orman sakinlerinin kısasını diktatör gaddar Aslandan alım.

Silahını alıp Aslanın yanına gelir. Aslan uyuyor muş. Havaya iki mermi sıkıp bağırır:

-Ey Orman sakinlerinin bir kısmını öldürüp, bir kısmımsını tedirgin eden aslan! “Ayağa kalk! Senden hesap sormağa geldim.
Merminin sesinden tiksinerek uyanan Aslan, karşısında Tavşanı görüp şaşırır. Gözlerini ovarak sesin geldiği tarafa bakar. Tavşanın elindeki tüfeği görüp, tavşanın nereden cesaret aldığını anlar ve onu dile tutmaya başlar.
-Ay Tavşan öğretmenim, tüfekle şaka yapma. Biz dede-babadan beri biz komşuyuz. Komşuluk hatırına tüfeği yere bırak, gel konuşalım aramızda anlaşmazlık ne varsa konuşarak bir çözüm yolu bulalım.
Tavşan bulunduğu yerden kükreyerek:
-“Senin kimi zalimle benim konuşmam olmaz” deyip havaya yine iki mermi sıkarak, sözlerini sürdürür.

- Çabuk ol sıç!
 Aslan bakıp görür ki mesele başka türlüdür. Başlar Tavşana akıllı başlı yalvarmaya:
- Tavşan kardeş, benim ormanda adım-sanım var. Önce dedem, sonra ben, bu ormanda kral olmuşuz. Allah’a bak, Tanrı’ya bak. Beni orman sakinleri karşısında küçük düşürme!
Tavşan yine havaya iki el ateş açar:
-Çabuk ol, emrimi yerine getir. Yoksa seni kevgir gibi delik deşik ederim.
Aslan, mecbur kalıp bir kenara çekilerek bağırsaklarını boşaltır.

Tavşan yine tüfeğini havaya tutup iki el ateş edip bağırır.

-Şimdi yaptığını ye!
Aslan kulaklarına inanmaz. “Ne edim” diye sorar.

Tavşan havaya ateş açarak, emirane bir şekilde;

-“Ye!” der.. Bak, eğer sen o necisi yemezsen …… .

Sözlerine daha da sertlik katmak için yeniden tüfeğini namlusunu havaya kaldırıp tetiği çeker. Tüfek ateş almaz. Mermisinin bittiğini anlayan Tavşan;

-“Özüm yiyeceğim!”

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500