Advert
Allah’ın emaneti!
Hilmi Şanlı

Allah’ın emaneti!

İslam'ın yeniden hayata geçirdiği en önemli haklardan birisi de kadınların insani haklarıdır.

İslam'ın geldiği dönemde kadın haklarından söz etmek şöyle dursun, kadının insan olup-olmadığı tartışılıyor, hiçbir mali hakkının olmadığı, hatta bazı bölgelerde yaşama hakkının bile bulunmadığı biliniyordu.

Bazı ülkelerde diri diri toprağa gömüldüğü bile oluyordu ki, Kur'an-ı Kerim bu acı gerçeği son derece çirkin bularak şu ifadelerle kınıyordu:

"Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman, ".(Tekvir, 81/7-8) İşte bu sebepledir ki, Dinimizin en büyük inkılâplarından birisi de, bugün Müslümanlar olarak kimileri tarafından tenkide tabi tutulduğumuz bu konu, yani İslam'ın hanımlara sağlamış olduğu insani haklar konusudur.

Yüce Dinimiz İslam; inanç, davranış, ibadet konusunda erkek ve kadın arasında hiç bir ayırım yapmamıştır. Kur'an-ı Kerim’de inanan kadınlar ve erkekler; iman, ahlâk, ibadet konularında, ayrıca sosyal ve ekonomik alanlarla ilgili işlerde yan yana zikredilmektedir. Konu ile ilgili ayette "Mü’min olarak, erkek veya kadın, her kim salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar." (Nisa, 4/124) buyrulmuştur.

Peygamberimizin hayatına bakıldığında, onun kadınlara, çocuklara ya da herhangi bir canlıya karşı sözlü ya da fiili şiddet uyguladığı görülmemiştir. Aksine Peygamberimizin hayatının bu boyutu hakkında Hz. Aişe şöyle demiştir: "Rasulullah eliyle hiçbir kimseye vurmadı.

Ne bir kadına, ne de bir hizmetçiye''. (Müslim Fedai, 79; Ibn Mace, Nikah. 51) Kadına karşı işlenen şiddetin en uç tezahürlerinden biri de, töre ve namus adına işlenen cinayetlerdir. Halbuki dinimiz savunma ve hukuki gereklilikler dışında cana kıymayı kesinlikle yasaklamıştır.

Yüce Kitabımız, kadına karşı önyargı taşıyanlara müsamaha göstermediği gibi, kadın-erkek ayırımcılığı yapanlara da müsamaha göstermez.

Hatasızlık Cenâb-ı Hakk'a mahsustur. Kadın da, erkek de noksan ve kusurlu tarafları olan varlıklardır. Kadında bulunan bazı özellikler ve nitelikler erkeklerde, erkeklerde bulunan bazı hususlar da kadınlarda yoktur veya zayıf olarak vardır. Bu durumda, evlilik bağı ile bir araya gelen bir kadınla erkek, birbirinin eksiğini tamamlayarak daha mutlu daha huzurlu, daha güvenli bir hayat yaşama imkânına sahip olur. Nitekim Allah Teâla şöyle buyurur:"Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz.'( Bakara, 2/187) Kadın-erkek birbirinde kusur arayacağı yerde, var olması tabi olan bu kusurları, eksiklikleri tamamlamanın yolunu ve çarelerini ararlarsa daha mutlu olurlar.

Sevgili Peygamberimizin, kadınlara davranışları hakkında erkekleri uyardığı şu hadis kulağımıza küpe olsun : "Müminlerin iman bakımından en olgun olanları, ahlâkı en güzel olanlarıdır. Sizin de en iyileriniz, hanımlarına iyi davrananlardır."( Ebu Davud, Sünnet, 15; Tirmizi, Radâ)

Yüce Rabbimiz Kerim Kitabında: "Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının."( Nisa, 4) "Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Allah, bırakılanın azından da çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir." (Nisa, 4/7)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500