Advert
Advert
Reklamın kötüsü olur mu?
Osman Gürçay

Reklamın kötüsü olur mu?

Reklamın kötüsü olmaz algısı alt yapısız, katma değersiz ve emek fakirleri için oluşturulmuş popüler kültür ürünleri içindir. Kalitesi kanıtlanmış ve markası üzerine doğru oturmuş hiçbir ürününtanıtımı ve reklamı olumsuz mesajlar içermez.

Yeni reklam trendlerinde klasik metotlar pek kullanılmaz ama bilinirliği artırmak adına cinayet işlenmez.

Bir kere her meşhur suratın yapacağı reklamlar, yazdığı metinler tutar diye bir kural da yoktur. Filmlerinde yarattığı absürt tipler üzerinden ciddi bir konuda mesaj verme çabası reklam veren açısından büyük bir iş bilmezliktir.

Yani sözün özü reklamın kötüsü bal gibi olur!

Bazı reklamlar vardır sevilir ve dizi gibi izlenir. Bazen mutluluk verir, bazen hüzünlendirir, bazen hamasi duygulara hitap eder. Bazıları didaktiktir. Bilgi verir ve öğretici bir misyonu vardır. Bazıları klasik der başka da bir şey demez ama hepsinin bir alıcısı vardır. İlgi duyularak başarısını ve bütçesini sürdürebildiği kadar da devam eder. İlgi duyulmayanlar, ölçümlemelere takılanlar ve bütçesi bitenler ise yayından kalkar.

Bazı reklamlar ise arızalı doğumlar gibidir. Doğumu sorunlu ve yaşama şansı da yoktur yani felakettir. İzleyene bir şey vermediği gibi mesajı da arızalıdır. Bu tür reklamları parası cebinden çıkanlar değil, reklamı başkasının parasıyla verenlerdir.

Günümüzün bilişim ve yazılımdan sonra en önemli sektörü olan pazarlamayı bilmeyenlerin yönettiği bütçelerin marifetini son devlet bankası reklamında ibretle izliyoruz.

Pişkin bir müflis adamın alacaklısına karşı takındığı ‘İvedik’ tavrı ile lokantasının bile para ödemediği için veresiyesini kesmesi üzerine yenilen simit sonrasında zor gününde destek duasının kabul olmasını izliyoruz. Yani sözünde durmayan, küçük esnafa borcunu ödemeyen tam bir üç kâğıtçı tipin duası kabul oluyor ve devlet bankası ona kapılarını açıyor. O da kapıdan içeri girip müdüre bir el ense çekiyor ardından paraları alıp müdürü bol salyalı bir şekilde öperek bankadan çıkıyor.

Oldu mu şimdi?

Bence olmuyor. Kredi desteği isteyen esnaf üç kağıtçı olarak betimleniyor. Banka müdürü ise safi saf bir muhterem olarak kendisini öptürüyor. Bütçe de gani olduğu ve duygusal bir şekilde paylaşıldığı için her kanalda fıldır fıldır dönüyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500