Advert
Advert
Şanghay beşlisi, ekonomi ve insan hakları
Ertuğrul MAT

Şanghay beşlisi, ekonomi ve insan hakları

Şanghay Beşlisi bugün, Avrupa Birliği ülkelerinden 5 trilyon daha büyük bir ekonomiyi temsil etmektedir.

“Eğer Pekin yönetiminin üye ülkeler arasında planladığı serbest ticaret ve ekonomik entegrasyon projesi gerçekleşirse, 2020’de örgütün GSYİH’si dünya ekonomisinin yüzde 30’una denk gelecektir. Kısaca ŞİÖ, planlanan projelerin gerçekleşmesi halinde dünyanın en büyük ekonomik ve güvenlik teşkilâtı olmaya adaydır.” [1]

Pekin hükümeti, ayrıca Çin Tayland, Singapur, Endonezya, Filipinler, Malezya ve Bruney’le imzaladığı ASEAN- Güneydoğu Asya Uluslar Birliği anlaşması ile meydana getirilen” Serbest Mübadele Bölgesi Anlaşması “ile bu ülkeler arasında ticarette gümrükleri sıfırlamış ve yıllık 200 milyar dolarlık bir ticari potansiyel yaratmıştır.

Bugünkü şartlar devam ettiği takdirde, Şanghay Beşlisi’nin 20 sene içinde dünyanın en büyük ekonomik gücü haline geleceğinde, şüphe yoktur.

Ama bugünkü şartların devam edeceğinde şüphe vardır..

Çünkü bu bölgede, siyasi ve askeri ihtilaflar büyüktür..

Çin, Japonya ve Taiwan arasındaki balıkçı adaları krizi; Atlas Okyanusuna hâkim olmak  ve Hindistan’ı yalnız bırakmak için, Peşaver anlaşmazlığı dolayısıyla Hindistan ve Pakistan arasındaki krizden istifade ederek Pakistan’ın Güney Batısında Gwaadar’da askeri tesisle , Birmanya, Sri Lanka ve Pakistan ‘da liman yatırımları ve bu limanların bir kısmının donanma üssü haline getirilmesi teşebbüsleri, bölgenin huzurunu tehdit etmektedir. [2]

Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu’nun (FIDH) 2012 yılında yayınladığı Şanghay İşbirliği Örgütü: İnsan Haklarının İhlalinin Bir Aracı başlıklı raporda ŞİÖ üyelerinin uluslararası mülteci hukukunu nasıl ihlal ettiklerine dair örnekler vardır. Bu çerçeveden bakıldığında Türkiye’nin ŞİÖ’ye tam üye olması durumunda, Kuzey Kafkasya’dan, Uygur bölgesinden ve benzeri bölgelerden Türkiye’ye sığınmış insanlar konusunda örgütün diğer ülkeleriyle sorun yaşaması muhtemeldir. Bu nedenle kültürel, tarihsel, dinsel boyutları bilhassa vurgulanan Türk dış politikasının ŞİÖ’de terörizm konusunda karşılaşacağı sorunlara karşı da hazırlıklı olması gerekir.”[3]

Ne edersiniz, tam 53 senedir, Avrupa Birliği yetkililerinden “İnsan hakları konusunda”  nasihatler dinleyen Türkiye, “OHAL Şartları içinde  bütün insan haklarını askıya almışken, Şanghay Beşlisinin  hukuk dünyası bize ne kadar yakın diyebilir mi?”

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500