Advert
Mustafa Kemal’in askeri değilim…!

Mustafa Kemal’in askeri değilim…!

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk bundan 78 yıl önce aramızdan ayrıldı. Yedi düvelin parçaladığı Osmanlı İmparatorluğundan kalan bir avuç toprakta çoban ateşi yakarak, O ateşten bir askeri zafer ile Türkiye Cumhuriyeti kotaran büyük önderimizi çok erken kaybettik.

Kısacık ömrünün büyük bir kısmını savaş alanlarında geçiren Atatürk’ün ülkesine çizdiği yol haritasında asker vurgusu yoktu. O önce yurtta ve cihanda barış ilkesiyle dünyaya bakan, bilimin ışığında muasır medeniyet yolunda ilerleyen bir millet istemişti.

Bu özelliği onu milletin zihinlerinde ve zikrinde dipdiri tutmuştur. Başka bir açıdan bakarsak onun için karanlık düşüncesi olanların ondan hala korkusu ve ona olan kini vardır.

Bizim kuşak 10 Kasım’ları hep Atatürk bir gün önce ölmüş gibi matem havası içinde geçirirdi. 90’lardan sonra o gün yas değil Atatürk’ü anma ve anlama programları şeklinde geçmeye başladı. Belki de doğrusu buydu ama bu esneklik zamanla ‘ifade özgürlüğü’ kılıfı adı altında onu aydınlıktan korkanların hedefi haline getirdi.

Bir de Atatürk’ü kendisi ya da kendisininmiş gibi davranıp, o bürük liderden siyaset devşiren bir grup yaratıldı. Oysa Atatürk kendi ifadesiyle ‘Büyük Türk Milletinin bir ferdi olarak’ ülkesinin bütününe duyduğu sevgi, milletine beslediği güven ile büyük işler başarmış bir dünya lideridir.

Bugün yine 10 Kasım ben uyandığımda rahmetle anarak ruhuna ithafen Fatiha okuyacağım ardından da 9:05’de manevi huzurunda bizim ve ülkemiz adına yaptıklarını düşünerek saygı duruşunda bulunacağım.

Bu anlamda Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin 1O Kasım için rahmet minnet ve özlem ifade eden afişlerini çok beğendiğimi ifade etmeliyim. Kendisini yürekten kutluyorum.

Bize düşen bilim ve irfan yolundan ayrılmadan çağdaş uygarlık düzeyini zorlayacak bir nesil yetiştirerek Atatürk’ü doğru anladığımızı fani aleme göstermek olmalıdır…

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500