Advert
Sorun 14-0 değil, cenazedeki çelenktir...

Sorun 14-0 değil, cenazedeki çelenktir...

 

Muhalefet Partisi Başkanı olmanın zorluklarını biliyoruz. Hele ki toplam muhalefetin gücü iktidarın yarısı bile etmiyorsa ben alternatifim derken kendin bile inanamazsın. Bir de üzerine lider olmadan başkansan iktidar için ekmek içi köfte kıvamında bir lezzetsin demektir.

Muhalefetin anası, danası üzerine bir de GDO’lusu ne derse desin iktidar bir taraftan bildiğini okumakla meşgul olurken, öte yandan Beştepe’den alınan darbelerle balans ayarını bozarak düz yolda bile titremeye başlıyorlar.

Dokunulmazlık kalkmalıdır diyen muhalefet ne oluyor da kalkmasın diye sandığa oy atıyor. Bunun adı belli aslında paralelin yargıya verdiği hasarın bedeli yargıya güvensizlik olarak bilançoya yansıyor.

Ana Muhalefet önce kendi sathını stabil hale getirmek zorundadır. Lider önce kendi partisinde lider olur ondan sonra ülkenin liderliğine soyunur. İktidarın bir dönem çözüm ortağı gördüğü GDO lu muhalefetin hendeklerine, özyönetim budalalıklarına karşı durmalıydı ama yapmadı yapamadı. Fizik boşluk kaldırmaz kuralı işledi ve iktidar o boşluğu dolduruverdi.  Yavru muhalefet ise kendi söküğünü dikemiyor. Halkı bırakın, kendi delegesine bile güven veremiyor.

Ülkemizdeki son durum muhalefetsiz bir iktidar sorunudur. Bu hal de hayra alamet değildir.

Kılıçdaroğlu oylamayı siyasi hayatının riski olarak ifade ederek gerekirse bedel öderim demiş ama boşa atmıştır. O oylama sonucu referanduma gitse de uzak ara evet çıkardı ve durum 14-0 olurdu. Bunu önceden görmesi eksi değil artıdır.

Ancaaaaak! Bir şehit cenazesine gönderilen Ana Muhalefet Genel Başkanı adını taşıyan bir çelenkten adın sökülüyorsa küçük kıyameti koparman gerekirken eveleme geveleme yaparsan Genel Başkan değil müdür bile değilsindir. Türkiye tek partili sistemi 1946 da bıraktı. Herkes haddini bilmelidir. O törende devlet adına kim varsa hepsi ayıplıdır. Bu duruma geçmişte şehit cenazelerinde Ak Partili Bakanlara yapılan protestolara nasıl bakıyorsam şimdi de öyle bakıyorum.

Önce açılım politikası deyip milliyetçiliği ayaklar altına almak, ardından savaş açmak…

Önce hizmet hareketi deyip sınırsız destek vermek, ardından paralel yapı deyip inlerine girmek…

Bu iki yaman çelişkiyi sorunsuz ve halk desteği kaybetmeden çözmenin birinci kuralı anasıyla yavrusuyla muhalefetin barakadan ibaret olmasındandır.

13,5 yıldır iktidardan uzak dolayısıyla sorunlardan ırak bir muhalefetin halkına kendini ifade edememesi temelsizliktendir.

Ne zaman bina kurarsınız o zaman iktidar lambasını yakarsınız.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500