Advert
Advert
Ne günlere kaldık
Ali Eşref Uzundere

Ne günlere kaldık

 

Ulu Önder Atatürk’ün açtığı çağdaş uygarlık yolunda muhasır medeniyetler seviyesine ulaşma ülküsüyle, cumhuriyetimizin 93 yıldönümünü kutladık.

Tarihin kaydettiği en büyük devlet adımı olan, Büyük Önder Atatürk’ün Anıt Mezarı önünde saygı ile eğilip;

“Yüce Atatürk!..

Bu büyük günde milletçe huzurundayız. Türk milleti olarak sana olan bağlılığımızı, özlemimizi, saygı ve sevgimizi dile getirip diyoruz ki;

Kurduğun Cumhuriyet; geleceğe büyük bir ümitle bakmamızı sağlayan gurur verici atılımdır. Her türlü zorlu engelin aşılması konusunda bizlere güç vermektedir.Cumhuriyetin; yüksek ahlâkî değer ve niteliklere dilenen bir idaredir. Cumhuriyet; fazilettir, demokratik bir ülkenin bozulmaz simgesidir.

Etnik kökeni ne olursa olsun, tüm yurttaşlarını “Türk Ulusu” çatı kimliğinde birleştiren Cumhuriyetini;“Ne Mutlu Türk’üm diyen” bizler, eğilmez başımıza taç yaptık. Hürriyeti; zaferle kalbimize yazdık.

Siz demiştiniz ki;

Ey yükselen yeni nesil!

İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.”

Bu sözleriniz doğrultusunda geleceğe ümitle bakmamızı sağlayan ve her türlü zorlu engelin aşılmamız konusunda bizlere güç veren Cumhuriyeti;yüce Türk milletine armağan eden başta siz büyük önderimiz M.Kemal Atatürk olmak üzere; silaharkadaşlarınıza, aziz şehit ve gazilerimize teşekkürü bir borç bilip huzurunuzda saygı, minnet eğilerek sizleri rahmetle anıyoruz.

Tüm temennim: bu yılın, Cumhuriyet kavramının ne olduğunu bilmeyenlere; Cumhuriyet adına bir şeyler öğretmesidir.

Bu tarihi günün, bizi biz yapan ortak değerlerimiz etrafında her zamankinden daha güçlü bir şekilde kenetlenme günü olmasıdır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün çevresinde Türk milletinin kenetlenmesiyle yürütülen Milli Mücadele’nin zaferle sonuçlanması ve ardından Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruluş tarihi olan 29 Ekim 1923’de ilan edilen “cumhuriyet” sayesinde “Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olmuştur.”

Sevgili Atam..

Büyük Hun İmparatoru Mete Han’ın tahta çıkış tarihi olan M.Ö.209 yılı esas alınan Türk ordusunun şanlı tarihinde beklide hiç yaşanmamış birolaya milletçe şahit olduk.

Kurduğunuz Cumhuriyetin 93. Yıldönümü nedeniyle size saygı ve şükranlarını sunmaya gelen askerlerinizin son durumunu görseydiniz acaba ne hissederdiniz.

Şayet bakıp görebilseydiniz, gördüklerinize siz de benim gibi inanamayacaktınız.

Görevi, kurduğunuz Türkiye Cumhuriyeti Devletini dıştan gelebilecek olan her türlü tehdide karşı savunma görevini üstlenmiş olan silahlı kuvvetlerimizin durumuna kahredeceğinize eminim.

Cumhuriyetinin 93. yıldönümünde huzuruna gelen askerlerinizin üzeri tek tek arandı. Hem de; M.Ö. 209 yılında kurulan düzenli Türk Silahlı Kuvvetlerinde süregelen komuta zinciri ters yüz edilerek yapıldı. Astsubaylar; subayların, generallerin üzerlerini aradı. Üzerleri aranan subayların içinden geçenleri okumak gerek... Askerlik şerefi FETÖ denilen üniformalı teröristlerin sayesinde iki paralık edildi.

Astsubay üstü olan subayın, generalin üzerinde silah arıyor..

Siz hiç silahsız asker gördünüz mü?

Silahsız asker, asker sayılır mı?

Benim bildiğim Türk askeri, ancak esaret altında silahsız düşünülebilir.

Ne günlere kaldık..

Askerimize bu sıkıntıları yaşatan 15 Temmuz'un müsvedde generallerine, subaylarına bir kez daha lanet okuyorum...

Ayıptır, yazıktır, günahtır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500