Advert
Sayın Kılıçdaroğlu’un   tarihi şansı (1)

Sayın Kılıçdaroğlu’un tarihi şansı (1)

 

Türk demokrasisine yazık ki…henüz insan haklarının tam ve tereddütsüz hâkim olduğu bir seviyeye ulaşamamıştır.Bu memleketi sevenlerinedemokrasi kavgaları, ne de yürüyecekleri yolları kolay kolay biter.

Bırakınız bu yolda ilerlemekten; elde ettiklerimizi bile kaybetmekten korkuyorum. Ve biliyorum ki, güvenlik güçlerimizin görevi bittiğinde, bu güzel ülkede kimlik kavgalarının bir daha yaşanmayacağı bir dünyayı kurmak mecburiyetinde kalacağız. Ve yine biliyorum ki, bugünkü yanlış politikaların neticesi olarak o gün masada oturanların elleri bağlı olacak.

İktidara, Cumhurbaşkanlığı’nı,  Meclis Başkanlığı’nı, Başbakanlığı ve koalisyonsuz bir iktidarı altın tepside sunan Sayın Bahçeli, şimdi de, yine bir altın tepsi içinde’ Başkanlık Sistemi veya Partili Cumhurbaşkanı’nı sunmaya hazırlanıyor. Tabii olağanüstü kurultayın toplanamamasının temini ne şükran borcunun ödenmesi  olarak..

Önümüzdeki günlerde, terörü yapanlar ve teröre bulaşanların hakkından gelmek isterken, insan haklarına tam manasıyla sahip olmak, medenî  ve demokrat bir ülkede yaşamak  isteyenleri  birbirinden ayırmanın mümkün olmadığı tehlikeli gelişmeleri göreceğiz.

Böyle günlerde milletin umudu muhalefet olur, buna bütün kalbimizle inanmak isterken, bir de bakıyoruz ki, CHP’nin görüşlerini kamu oyuna  aksettirmek ve siyasi hadiseleri parti program ve tüzüğü  perspektif içinde yorumlamak  mecburiyetinde olan CHP Grup başkanvekilleri, bunu yapacaklarına, sadece kendi seçim bölgeleri ne selâm  gönderen, gırtlaklarını yırtarcasına bağıran  ne dedikleri  anlaşılmayan  üslûpla konuşuyorlar.

Sayın Kılıçdaroğlu, CHP’nin  Türkiye ve dünyadaki sosyolojik gelişmeleri iyi okuyamadığı zaman,  uğruna kavga ettiği değerleri nasıl kaybettiğini,bunun için nelere razı olduğunuhatırlamanızı, rica ediyorum.

Ne yazık ki,  hayatı boyunca CHP’ye karşı mücadele eden,  ben bile, iktidarın totoriterleşmek temayüllerine karşı, muhalefetin güçlenmesini isterken, CHP kendisini % 25 ‘ e mıhlayan metotlarından vazgeçmiyor.

Hem CHP , hem de ülkemiz  çok şey kaybediyor.

Misal mi istiyorsunuz?

Daha dün, dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda hergün değişen tutumunuz..

Daha eskileri hatırlatmamı istiyorsanız; buyurun:

Merve Kavakçı’nın yemin merasiminde dünyayı ayağa kaldıran CHP; daha sonra Ümraniye’de Genel Başkanı’nın eliyle bir çarşaflıya  CHP rozeti takmadı mı; başörtülü milletvekili ve yerel yönetim adayları göstermedi mi?

Merve Kavakçı’nın üzerine yürüyen CHP‘liler şimdi, başörtülü milletvekilleriyle mecliste birlikte oturmuyor; hatta “Zaman Gazetesi “ önünde toplanan başörtülü kadınlara biber gazı sıkılmasının fotoğraflarınıbüyütüp, iktidar partisi mensuplarına doğru sallayarak  politika yaptıklarını sanmıyorlar mıydı?.

Sayın Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanlığı’na seçildiğiniz günden bugüne, kaç Genel Başkan Yardımcısı değiştirdiğinizi; Şükrü Elekdağ, Ünal Batu,Osman Korutürk,  Faruk Loğoğlu ve  Murat Özçelik gibi uluslararası şöhrete sahip Büyük elçilerden sonra, dış politikadan sorumlu Genel Başkan Vekilliği’ne getirdiğiniz  ve İlk görev yeri  Musul Başkonsolosluğu olan  şahsın; Kasım Güleklerin,  Kemal Satırların, İsmail Rüştü Aksalların,  Orhan Eyüpoğullarının, Şeref Bakşıkların, Bülent Ecevitlerin, Mustafa Üstündağların, Tarhan Erdemlerin  Genel Sekreterlik yaptığı CHP’de bugünkü Genel Sekreterin ismini bilen kaç CHP’li var?

Dokunulmazlıkların kaldırılmasından sonra, şahit olacağımız sahneleri, bunun yaratacağı gerginliği tasavvur edebiliyor musunuz?

İktidar, dokunulmazlıklar konusunda aldığı ve yargıda Bahçeli lehine yarattığı kaosun  yarattığı  avantajla, bir adım daha atacak, sadece ferdi hak ve hürriyetlerimizi değil;  yargıyı, yasamayı ve yürütmeyi  de yeniden yapılandırmaya teşebbüs edecektir.

 

Ülkemizin fevkalade ağır şarlar altında oluyorsunuz, ordumuzun müthiş bir disiplin ve sivil haklara saygıyla mücadele etiğini görüyorsunuz... (Devamı yarın)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500