Advert
 Ehl-İ Beyt sevgisi
Hilmi Şanlı

Ehl-İ Beyt sevgisi

Milletimizin gönlünde kök salan ve toplum olarak bizleri birleştiren unsurlardan birisi de Ehl-i Beyt sevgisidir. Ehl-i beyt, İslam tarihinin başlangıcından günümüze kadar sadece Hz. Peygamber’in ailesi ve soyu için kullanılan bir kavramdır.

Ehl-i Beyt, bizzat Hz. Peygamber’in ilmi meşrebinden feyiz almış, risalet evinde büyümüş, onun yolunda yürümüş ailesidir. 

Ehl-i Beyt, Allah’ın Kitabı’na ve Hz. Peygamber’in sünnetine ümmeti davet eden, imanlarını namaz, oruç gibi ibadetlerle süsleyen muttaki kullardır.

Ehl-i Beyt, tarih boyunca bütün Müslümanların sevgi ve saygı gösterdiği, ilim ve marifet nurlarından aydınlandığı, rahle-i tedrisatlarından geçtiği seçkin kimselerdir.

Milletimiz, efendimize ve onun Ehl-i Beytine, tarihten bugüne büyük bir aşkla bağlanmıştır. Kültür atlasımız, onların maneviyatını temsil eden sembol ve motiflerle bezenmiştir. Ehl-i Beyt sevgisi, edebî metinlerde nakış nakış, işlenmiştir.

Hz. Peygamber’in soyundan gelen seyyid ve şerifler, milletimizce baş tacı edilmiş, onların sevgisi, toplum olarak bizleri birleştiren unsurlardan biri olmuştur. 

Çocuklarımıza Ali,  Fatma, Hasan, Hüseyin isimlerini koymamız da bu sevginin en güzel tezahürüdür. Âşıklarımız ve şairlerimiz de güzel duyguları, ahlâkı, iyilik ve asaleti onların isimlerini kullanarak anlatmışlardır. 

 

Ehl-i Beyt, İslam akaidini tahrif ve bidatlerden korumak, İslam’ın yüce ilkelerini uygulamak ve ümmeti hidayete erdirmek uğruna,  zulme ve küfre karşı mücadele etmiş gerektiğinde ise bu uğurda canlarını feda etmiştir. Hz. Hüseyin Efendimizin Kerbela’da şehid edilmesi tarihte bunun acı örneğidir.

 Bundan olacaktır ki, bütün Müslümanlar Ehl-i Beyt’in yüksek makamına, şerefine ve faziletine inanmış, onlara hizmeti kıymetli bir vazife saymış ve onların şeref ve izzetinin muhafazası için “Nakîbü’l-Eşraflık” adıyla resmî bir müessese geliştirmiştir. Bizler, Ehl-i Beyt’in diriltici ve birleştirici nefesini millet olarak her zaman yüreklerimizde hissetmiş ve yaşamışızdır.

Allah, Ehl-i Beyti sevmeyi, Hz. Peygamber’in bu ümmet üzerindeki bir hakkı olarak bildirmiştir. Bu husustaki Yüce Allah (c.c.): “De ki; Ben buna karşılık sizden akrabalık sevgisinden başka bir ücret istemiyorum. Kim bir iyilik işlerse onun sevabını fazlasıyla veririz. Şüphesiz Allah bağışlayan, şükrün karşılığını verendir.” (Şura, 42/23)

Namazlarda Hz. Peygamber ve Ehline salat-ü selam getirmek sünnettir. Nitekim Ahzab Suresi 56. Ayette şöyle buyrulmaktadır: “Şüphesiz, Allah ve melekleri, Peygamber’e destek olurlar. Ey iman edenler, siz de ona salat-ü selam getirin ve onun emirlerine teslim olun.” (Ahzab/56.)

Ancak Ehl-i Beyti severken aşırılıktan uzak durmalı,  sevgimizi Kur’an ve sünnetin emrettiği ölçüler içerisinde yaşamalıyız.

Efendimize ve onun tertemiz Ehl-i Beytine sayısız salât ve selam olsun. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500