Advert
Eyy WF! Bırak da iki laf edelim…

Eyy WF! Bırak da iki laf edelim…

Uzun zamandır göremediğimiz bir arkadaşımızla bir çay içimlik buluşmaya gittiğimiz mekâna girdiğimizde siparişten bile önce ilk sorumuz WF şifresini sormak oluyor. Garson, gizli servis elemanı edasıyla kısık sesle bol rakamlı bir şifreyi kulağımıza fısıldıyor.

O andan itibaren masanın Ç.Ü.K ( Çok Ünlü Kişi) si akıllı cep telefonlarımız oluyor. Muhabbet yapılıyormuş gibi yapılıyor ama her uyarı sinyalinden sonra kesilip yeniden yapılıyormuş gibi yapılıyor.

Ey Bilgisayar! İşletmelere girdin. Tamam dedik. Muhasebecimiz oldun hesaplarımızı stoklarımızı tuttun.

CNC oldun. Fabrikalara girdin. Eyvallah dedik. Üretimde hatayı sıfırlara indirdin.

Okullara girdin. Baş üstüne dedik. Öğrenciler bilgi dünyasında sörf yaparak doğru bilgiye kaynağında ulaştılar.

Evlerimize girdin. Hoş geldin dedik.Başköşeye koyduk. Monitörün üzerine danteller ördük. Üşümesin diye giydirdik. Yanmasın diye kendimiz için almadığımız vantilatörlerle donattık. Banka işlemlerimizi yaptık. Çok masraf yazmasın diye bazen MSN’e bazen de oyunlara azıcık azıcık girerek kapattık.

WF çıktı mertlik bozuldu. Servis sağlayıcılar çoğaldı. Rekabet başladı. Fiyatlar düştü. İnternet kafeler ‘in’ oldu. Bağımlılık çocuk yaşta başladı ve mekânlarda WF serbest olunca “bize her yer internet kafe” oldu.Laptopunu kapan oralarda konuşlandı.

Ve sonunda olan oldu ve akıllı telefonlarla cebimize girdi. O andan itibaren özgürlükte bitti insani ilişkiler de bitti. Adam bir yazı yazmış beğeniyorsun ve özel vakit ayırıp telefonla kutluyorsun. Aldığın cevap “AmaFeysim’debeğenmemişsin” oluyor. Kimisi eşinin doğum gününü Feysinden bin bir kur yaparak kutluyor. Onlarca sanal “beğeni” alıyor mutlu oluyor.

Yani ekranda bir tıklamak evdeki sevgi dolu bir öpücükten kıymetli oluyor. Duyguların mastürbasyonu tavan yapıyor.

Avrupa Ülkelerinde bu tehlikeyi fark eden bir çok kaliteli mekân sohbetin yapılabilmesi için kapılarına “Bu işletmede WF yoktur” yazarak insanları sanal alemin tuzağından kurtarmaya başladılar.

 

Cebimizdeyken bizi bitirdi. Başka bir yerimize girdiğinde ne hale geleceğimizi düşünemiyorum. Çünkü vücuda çip takma çalışmalarının hızla devam ettiğini biliyorum. Denetimli gönüllü mahkumiyete sazan gibi atlayacağız.

O da olursa yandı gülüm keten helva!

Hayal gücünüzü bir gözden geçirin bakalım. Aklınıza ne geliyorsa, neredeyseniz, ne yapıyorsanız kayıt olacak ve çip üzerinden efkarı umumiye ye yayın yapılacak.

Yani her şey genel olunca dünya genel bir ev olacak.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500