Advert Advert
Advert
Aşure, 10 Muharrem ve Kerbelâ (7)

Aşure, 10 Muharrem ve Kerbelâ (7)

Kerbela’ya giden yolda Hakemlerin Kararı:

Hz. Ali ve Muâviye hakem konusunda anlaştıklarını kabul edip tasdikledikten sonra Hakemler; Ebû Musa Abdullah b. Kays el-Es'ârî ve Amr b. el-Âs el-Kureysî, görelilerinin gereğini Allah’ın kitabına ve Peygamberin sünnetine göre yerine getireceklerine Allah'a yemin ederler.

Taraflar arasında çekişmeli konuşmaların yapıldığı toplantı sonucu barışın böyle sağlanamayacağını hem Hz. Ali hem de Muâviye'ye biat edilmemesi gerektiği fikir birliğine vardıklarını açıklarlar.

O halde yeni halife Müslümanlar tarafından seçilmeliydi.

Yapılacak iş, alınan kararın Müslümanlara açıklanmasına gelmişti.

Kararı cemaate açıklamak üzere önce Ebû Musa minbere çıkıp;

"Ey nas! Biz ümmetin durumunu düşünüp bir formül bulmakta epey zorlandık. Hem benim, hem de Amr'in görüşü şudur:

Hz. Ali ve Muâviye'yi hilâfetten uzaklaştırmak ve ümmetin kendisinin istediği birisini halife tayin etmelerini sağlamak gerekir. Bundan dolayı ben, Hz. Ali ve Muâviye'yi hilâfet görevinden alıyorum" dedi.

Sıra Amr'a gelince O da minbere çıkıp; "Süphesiz Ebû Musa'nin söylediklerini duydunuz. O Ali'yi görevden almıştır. Ben de onun yerine Muâviye'yi halife tayin ettim" deyince herkes şaşkınlıktan ne yapacağını, ne diyeceğini bilememişti.  Hz. Ali’nin hakemi Ebû Musa derhal itiraz ederek " Sana ne oluyor ki anlaşmaya ihanet ediyorsun, sen facir oldun. Allah seni başarıya ulaştırmasın" diyerekten orayı terk etti. Muaviye'nin hakemi Amr’ın kendisini kandırmasını içine sindiremeyen Ebû Musa, olaydan duyduğu utanç ve üzüntü üzerine insanlardan uzaklaşmak amacıyla Mekke'ye giderek orada yalnız başına yaşamayi tercih etmiştir.

Yaşanan bu olay üzerine Müslümanlar dağılmış, Muâviye kendisini meşru halife ilan ederek, İslâm Devleti tarihinde çift halife dönemi başlamıştır.

Hz. Hasan’ın elinden halifeliğin alınmasına kadar devam eden bu durumu Hz. Ali taraftarları hiçbir zaman Muâviye'yi meşru halife olarak tanımamıştır.

Sonuçları

Hakem olayının detayları, değişik kaynaklarda büyük farklılıklar gösterir. Net olan bir husus vardır ki; o da Hz. Ali'nin Müslüman toplumundaki konumunun ciddî şekilde zayıfladığıdır. 

Muaviye, 658 Mayıs'ında Suriye'deki taraftarlarının bir kısmı tarafından halife ilan edildi. Muaviye'nin nüfuz alanı bugünkü Irak ve Hicaz'a (Suudi Arabistan'ın batısı) doğru genişlerken, Hz. Ali'ninki başkenti Kufe'ye doğru daraldı.

Hz. Ali Sıffin Savaşı'ndan dört yıl sonra (661'de) Haricîler tarafından öldürülünce Muaviye'nin önünde halifeliğini ilan etmesi için hiçbir engel kalmadı. Böylece İslam devletinde Muaviye, Emevî hanedanının ilk halifesi oldu.

Siffin Savaşı'nda her iki ordunun kayıpları hakkında farklı görüşler vardır. Bazı tarihçiler, İki ordunun verdiği kayıpların toplamı 70 bin kişi, bunun 45 bini Muaviye’nin ve 25 bini ise Hz. Ali’nin ordusundan olduğunu yazmaktadır. 

(Yarın Hz. Ali’nin ölümü)

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500