Advert
Advert
Aşure, 10 Muharrem ve Kerbelâ (5)
Ali Eşref Uzundere

Aşure, 10 Muharrem ve Kerbelâ (5)

 

   Kerbela’ya giden yolda Hakem olayı

 

Hz. Osman'ın şehit edilmesiyle ortaya çıkan karışıklığın, Hz.Ali'nin halife tayin edilmesiyle nispeten hafiflediği görülmüş ve Müslümanlar çoğunlukla Hz. Ali'ye biat etmişlerdi. Fakat Hz. Aişe, Zübeyir, Tâlha ve Şam valisi Muaviye, Hz. Ali'ye biat etmeyenlerin başında geliyorlardı.

Bunların Hz. Ali'ye biat etmemelerinde; Osman’ın öldürülmesi olayının Hz. Ali taraftarlarınca gerçekleştirildiği görüşü rol oynuyordu. Hz. Ali, bu olaylarla uzaktan yakından bir ilişkisinin olmadığını, hatta istemediği halde zorlamalar sonucu halifeliği  kabul ettiğini bildirerek, kendisine biat etmeyenlerin Müslümanlar arasına nifak soktuklarını dile getirmişti.

Cemel Vakası’ndan sonra Hz. Ali, Cerir b. Abdullah El-Becili'yi, kendisine biat etmeyen Muaviye'ye biat etmesi için göndermiş ve Müslümanların Cemel Vakası’ndaki durumundan örnekler vererek kan dökülmemesini istemiştir.

Muaviye, Şam halkının görüşüne başvuracağını bildirerek, Cerir'i bir süre oyalamış, bu arada, Hz.Osman'ın kanlı gömleğini mescide astırarak halka teshir ettirek, halkı Hz.Ali aleyhine kışkırtmıştır. Amr b. el-Ass ve Şam ileri gelenleriyle de görüştükten sonra, Elci Cerir b.Abdullah’a “Şamlılar Hz. Osman'ın kanını dökenlerle savaşıncaya kadar uyumayacaklarına ve intikam almaya dair yemin etmiş olduklarını” ve Hz. Ali'ye biat etmeyeceğini söyleyerek  Cerir b. Abdullah’ı geri göndermiştir.

Cerir, geri dönüp, olup bitenleri Hz. Ali'ye anlatmış ve Muaviye'nin kendisi aleyhine hazırlık yaptığını konusunda kendisini uyarmıştır.

 

Bunun üzerine Hz. Ali, Medine'deki Müslümanları ve onlara tabi olanlardan topladığı ordu ile Muaviye üzerine Şama doğru hareket etmiştir. İki ordu Siffin ovasında karşılaşmışlardır. Hz. Ali, üç kişiden olaşan bir elçi heyetini hada Muaviyeye göndererek, kendisine itaat etmesini bildirmiş ise de Muaviye, itaat etmemekte diretmiştir.  

Hicri 36 yılı zilhicce ayına kadar savaş öncü birlikleri arasında ufak çatışmalar ve karşılıklı elçi gönderme şeklinde devam eden bir süreç sonucunda; Hz. Ali'nin Muaviye'nin kendisine biat etmeyeceğine kanaat getirerek, Mmuharrem ayından sonra halka yaptığı şöyle bir açıklama ile görüşmeleri sona erdirmiştir:

"Müminlerin Emiri der ki: Hakk'a dönmeniz ve ona yönelmeniz için sizi teşvik etmek istedim. Size, Allah’ın kitabıyla delil getirdim ve ona davet ettim. Siz ise taşkınlıktan, azgınlıktan vazgeçmediniz. Hakk'a icabet etmediniz. Ben de size ayni şekilde ahdimi bozdum. Zira Allah hainleri sevmez"

Nihayetinde 110 gün süren bu bekleyiş, safer ayinin 4. günü başlayan savaş, Hz. Ali taraftarlarının Muaviye'nin karargâhına kadar varmalarını sağlamış, Ammâr b. Yâsir ölmüştür. Muaviye'nin başkomutanı Amr b. el-Ass, Hz. Peygamber’imizin (SAV) "Ammâr asiler tarafından öldürülecek” hadisini hatırlayarak savaştan vazgeçmeyi düşünmüşse de Muaviye'nin baskısıyla bu fikrinden vazgeçirilmiştir.  Muaviye, O’na “sonlarının kötüye gittiğini, Hz. Ali'nin kendilerini öldüreceğini” söyleyerek derhal bir şeyler yapıp Hz. Ali safındaki Müslümanları durdurmasını istemiş, "Haydi bakalım maharetini göster ey Ibnü'l-Ass, yoksa mahvolduk demektir" demiştir.

 

Bunun üzerine Amr da Muaviye askerlerine "Ey nâs! Kimin yanında Mushaf varsa mızrağının ucuna takarak havaya kaldırsın" diye verdiği emirle askerler Kuran sayfalarını mızraklarının uçuna geçirmişlerdir. Amr’ın, bu hareketinin Hz. Ali taraftarları üzerinde büyük bir etki göstermiş, Müslümanlar, Kuran'a karşı kılıç çekip savaşmaktan imtina etmişlerdir. Basra’lı bir grubun baskısıyla savaşı bırakmak zorunda kalan Hz. Ali:

"Ey Allah’ın kulları..

Hakkinizi almaya ve doğru olan isinizi yapmaya devam edin. Zirâ Muâviye, Amr bin-Ass gibileri Kurân'a sahip ciddi ve samimi insanlar değillerdir. Ben onları sizden daha iyi bilirim..." şeklindeki konuşmaları bir fayda vermez.

Askerler: "Biz Kurân'a karşı kendimizi ortaya atıp meydan okuyamayız, Hz. Ali'nin sözlerini kabul edemeyiz" diyerek savaşmaktan vazgeçmişlerdir.

 

(Yarın:Kerbela’ya giden yolda Hakemler’in kararı)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500