Advert Advert
Advert
Aşure, 10 Muharrem ve Kerbela (3)

Aşure, 10 Muharrem ve Kerbela (3)

      Aşure Orucu;

     10 Muharrem; Musevîlik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık olarak adlandırılan semavî dinlerin üçünde de kutlu bir sayılmaktadır.  Museviler’,10 Muharrem’ de yok olmaktan kurtulduklarına inanırlar.

Cenab-ı Allah ‘a, şükranlarını ifade etmek için oruç tutarlar. 10 Muharrem orucu bunlara farz kılınmıştır. Hıristiyanlar da Hz. Musa’nın geçersiz sayılmayan emirlerinden biri olması olmasını sebep göstererek oruç tutarlar. 

Ramazan orucu farz kılınmadan önce Müslümanlar,  10 Muharrem’de oruç tutarlardı. Tırmizî’den rivayet edilen bir hadiste Rasulüllah (sas): “Aşure günü orucunun önceki yılın günahlarına kefaret olacağını umarım” diye buyurarak,  bu günde oruç tutmayı tavsiye etmiştir.

Yine bir başka hadiste; “Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur" denilmektedir.  İmam-ı Gazali ise, bu hadisin açıklamasını “ Muharrem ayı hicri senenin başlangıcı. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayandırmak ne güzel olur. Bereketinin devamı daha fazla ümit edilir."şeklinde yapmıştır.

İlahi bereket ve ihsanın bollaştığı bir ay olan Muharrem ayının ilk 10 gününün,  Allah katındaki seçkin yeri ise, Fecr Suresi'nin 2.Ayeti’nde geçen “On geceye yemin olsun” ifadelerinden anlaşılıyor.
Allah Resulü (sas); "Aşure günü peygamberlerin oruç tuttukları bir gündür. Siz de o gün oruç tutunuz" buyurduğu rivayet edilmektedir.

       Aşure;  aynı zamanda Yahudilerin de oruç tuttuğu, saygı gösterdiği bir gündür. Peygamberimiz (sas), Medine'ye hicret edince Yahudilerin aşure günü oruç tuttuklarını görüp, “Nedir bu” diye sorduğunda;

"Bu büyük, hayırlı bir gündür. Bugün, Allah'ın Hz. Musa'yı ve İsrail oğullarını düşmanlarından kurtardığı, Firavun'u ve adamlarını suda boğduğu, Hz. Musa'nın da buna şükür olarak oruç tutmuş olduğu bir gün. İşte biz bugün bunun için oruç tutuyoruz."dedikleri rivayet olarak bildirilmektedir.

Bunun üzerine Peygamberimiz (sas), "Ben Musa'ya ve onun orucunu tutmaya, sizden daha yakın, daha layığım" buyurmuşları,  Aşure günü kendisinin oruç tutuğu gibi, Müslümanlara tavsiye ettiği,  hatta "Aşure günü orucu bir yılın kefaretidir. Sağ olursam gelecek yıl dokuzuncu gününü de inşallah oruçlu geçireceğim. Dokuzuncu ve onbirinci günü oruç tutup Yahudilere muhalefet ediniz" buyurdukları kaynaklarda yer almıştır.

Ramazan orucu farz kılınınca, Aşure günü Hz. Peygamberimiz (sas)  Hz. Musa Aleyhisselam'a hürmeten farklı olsun diye, 9 Muharrem ve/veya 11 Muharrem günü de oruç tutmuş ve Müslümanları  “Aşure Günü,  Allah'ın günlerinden bir gündür. O gün orucunu tutmak isteyen tutsun, bırakmak isteyen de bıraksın" buyurduğu rivayet edilmiştir.

        Türk-İslâm geleneğinde; 10 Muharrem’i, bir bayram havası içerisinde neşe ile kutlamak haramdır. Aşırı bir matem havasına bürünmek de doğru bulunmaz.   Çünkü ilerdeki dönemde 10 Muharrem “Aşure Günü” Sevgili Peygamberimizin (sas) ciğerparesi Hz. Hüseyin Efendimiz,  Muaviye’nin oğlu Yezid’in orduları tarafından Kerbela denilen yerde mahiyeti ile birlikte şehit edilmesiyle Müslümanlar için acı bir hatıranın yıldönümü de oldu.

Caferî Mezhebine mensup kardeşlerimiz, 10 Muharrem Aşure Günü’ne büyük önem vererek,  o günün acısını yaşamak için10 Muharrem’de matem tutarlar.  Aşure yerine undan yaptıkları irmikle  “yas helvası” pişirip dağıtırlar. Ayrıca, “İhsan Yemeği” diye adlandırılan toplu yemek verirler.

(YARIN: KERBELA’YA GİDEN YOL)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500