Advert
Beraate erebilmek
Hilmi Şanlı

Beraate erebilmek

 

Değerli bir misafirimizi ağırlayacak olmanın gönlümüzde doğurduğu sevinç ve heyecan misali bir duygu atmosferiyle kuşatıldı gönlümüz.

21 Mayıs Cumartesi’yi Pazar’a bağlayan gece Berat Kandili.

       Şaban ayının ortasına ulaşmak demek, çok yakında ayların sultanı Ramazan’a kavuşmak demektir. Berat işte bu buluşmanın müjdesini duyuran kutlu bir andır.

      Leyle-i Berat! Suçların bağışlanması, günahların affolunması, nefsin esaretinin sona ermesi, rahmet-i Rahman ile kuşatılma gecesi.

     Mahkûmun beratına hükmedilmesiyle özgürlüğün tadına varması ve aklanması gibi, Mevla’nın nice isyankar ve nadim gönlün beratına hüküm eylediği kutlular safında yer alabilme ümidiyle yüreklerin çarptığı gecedir. Bu gece hatırına ilahi rahmet coşmuş, yağdıkça yağıyor. Şu kulun gözleri kuru mu kalacak?

      Merhameti gazabını geçmiş olan Mevla tenezzül eyliyor dünya semasına da bu kulun başı hâlâ kibir ve enaniyetle dimdik mi duracak? Alınlar rükû ve secdeye ihlâsla ne zaman varacak?

      Rahman ve Rahim olan sesleniyor: “Yok mu bağışlanma dileyen affedeyim, yok mu rızık isteyen ikram edeyim, musibete uğrayan yok mu afiyet, şifa bahşedeyim?”1 Şu muhtaç kul ses vermeyecek mi bu ilahi çağrıya, yakarmayacak mı kapanıp secdeye: “İlahî! Geldim kapına, sığındım affına, muhtacım sana. Ne varlıkta gözüm ne dünyalıkta. Ne olursun aşkını, muhabbetini ver bana!” diye…

       “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”2 buyuran Ulu Mevlam! Settâr isminle iltica ediyoruz cümle ayıplarımızın setri için Sana. Tevvâb isminle iltica ediyoruz tövbelerimizin kabulü için. Ya Rabbi tövbemizi de bizi de kabul eyle…

     Berat, nefsimizi sîgaya çekmek için büyük bir fırsat. Hesap günü gelmezden önce kendi elimizle kendi yakamızdan tuttuğumuz, Münker-Nekir misali kendimize hesap sorduğumuz, vicdan terazimizde amellerimizi tarttığımız ölçü ve takdir gecesi eylemeli bu geceyi. “Amel çokluğuna itibar olmaz, kulundan Hâlıkı hoşlanmayınca” deyip, rekatların sayısını değil, ihlasını, huşuunu arttırma gayreti içinde olmalıyız. “Bir kez Allah dese aşk ile lisan/Dökülür cümle günah misl-i hazan” mısraının dile getirdiği hakikatle şükür secdesine varmalı, affa mazhar olmuş kul olarak secdelerden kalkmalıyız bu gece…

 

       Berat gecesi hürmetine dargınlar barışmalı, küskünler konuşmalı, gülümsemeli yüzler birbirine, çatık kaşlar düzelmeli, yumruk eller çözülmeli, kalplerdeki buzlar erimeli. Eller kenetlenmeli, beraberce güzelliklere yürümeli…

       Bu duygularla Berat Kandilinizi tebrik ediyor, Yüce Rabbimizden hepimizi mağfiret ve rahmetine eriştirmesini diliyorum…

     “Allah’ım öfkenden rızana, cezandan affına, Senden yine Sana sığınırım. Sana övgüyü saymakla bitiremem. Sen kendini nasıl övdüysen öylesin…”(Müslim, Salat, 222 )

 

 

 

                                                                                                                                            

 

 

                                                                                                                                             

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500