Advert
Okullar açılıyor gönlümüzü açalım…

Okullar açılıyor gönlümüzü açalım…

Fizik boşluk tanımaz diye bir kural vardır. Her boşalan şeyin yeri anında doldurulur. Geçmişte bizler gözümüzü kapatınca FETÖ öyle bir tezgah kurdu ki; siyasi, sosyal ve kurumsal bütün alemi kendine kul etti. Öğrenci bursları veriyorum dedi. Bir öğrenci okutun dedi. Gücü eline geçirdikçe tiranlığa başladı. Siyasete el attı. Büyüdükçe ricaları emire dönüştü. Daha da güçlendikçe semirdiler ve sektörlere el attılar. Başkalarına yaşam hakkı tanımadılar.

En sonunda kendilerini yaratan devlete paralel olarak yönetim oluşturdular. Sonunda bu millete 15 Temmuz’u yaşattılar.

Her şeyin başlangıcı neydi? Bir öğrenci de siz okutun! Şimdi artık onlar yok. Bu yolu kullanmak isteyenler çıkacaktır.

Ve ders almadıysak aynı senaryo yeni oyuncularla yeniden sahneye konmaya çalışılacaktır. Biz gönlümüzü açmalıyız ve denetleyebileceğimiz, çağdaş eğitim veren kurumlara ya da yakın çevremizdeki hak eden başarılı öğrencilere burs vermeye çalışalım. Verenlere de destek olalım.

Sevap Brokeri Müftü!

Nilüfer Müftüsü, Allah ile kul arasında Brokerlik yapmaya soyunmuş olsa gerek”Allah’a borç verin” mealinde afişler ve broşürler bastırmış tepkiler başlayınca da dükkanı kapatarak afişleri toplattı.

Adamın fikri neyse zikri de o’dur derler ya; Kuran-ı Kerim’de yoksullara, ihtiyaç sahiplerine yardımı destekleyecek binlerce örnek varken bir sureden parasal anlam çıkarması bana çok manidar geldi.

Bunları neden yapıyorlar biliyor musunuz?  Marifeti makamda zannediyorlar. Bir Mahalle Kahvesinde bile lafı dikkate alınmayacak kişiler makam sahibi olunca her dediklerinin bir hikmeti olacağına inanacağımıza inanıyorlar. Birisi de o durumu eleştirirse art niyetli yaftasını yakıştırıveriyorlar. Bunlara ilimi öğretmeden makam verirsen sonucu da bu olur.

Allaha şükür ki bu asırda Aracı, Tefeci, Broker, Şeyh, Şıh kullanmadan eksik ziyade ibadetimi yapmanın huzurunu yaşıyorum. Kullananların halini görüp acıyayım mı güleyim mi bilemiyorum.

İlim Çin’de olsa alınız

Hz. Enes (RA)’dan rivayet edilen bir hadiste Peygamber Efendimiz (SAV) “İlim Çin’de de olsa arayınız” öğüdünü vermiştir. Bu gün Çin’e baktığımızda dünyanın en güçlü ekonomisi olmuştur. Bunu şeker kamışı ya da pirinç ihraç ederek değil, bilim ve teknolojiyi kullanarak sağlamıştır. Dünyanın en kalabalık ülkesi dünyanın en zor coğrafyasında bunu ilimle başarmıştır.

Peygamber Efendimiz ilimin ve bilimin Arap yarımadasına uğramayacağını biliyordu. Cahiliye döneminin kalıntılarının bölgenin genetik koduna işlendiğine inanıyordu. O Kutsal topraklarda Hz. Peygamberin doğması, İslam dininin tebliği yüz suyu hürmetine Yaradan tarafından petrol bağışlanmış ve insanlığın akıl yoluyla bundan yarar elde etmesi sağlanmıştır. Yoksa Arap Yaımadasında bugün çöl akrepleri bile yaşamazdı.

Arabistan Yarımadası petrol geliri ile İslamiyet dışında her şeye hizmet eden ülkelerle doludur. Petrol geliri ile bilimin nimetlerini satın alarak yaşıyorlar ama onların kıyameti petrolün ikamesinin bulunduğu gün kopacaktır.

Bizim yolumuz da Hz. Muhammedin hadisinde belirttiği gibi ilim yolu olmalıdır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500