Advert
Kurban bayramıve Allah'a teslimiyet
Hilmi Şanlı

Kurban bayramıve Allah'a teslimiyet

İslam âlemi olarak, inanan gönüller olarak bir 12 Eylül Pazartesi günü bir Kurban Bayramını daha idrak edecek olmanın hazve sevincini yaşıyoruz.

Kurban Bayramı günleri, müminlerin tek yürek, tek vücut oldukları günlerdir. Bu günler, Hz. İbrahim’in duasıyla

(Bakara.2/126) inananların aynı iman ve aynı ruhla mukaddes topraklara geldikleri; tek merkezde, Kâbe’de tavaf ettikleri; tekmeydanda, Arafat’ta toplanarak hac farizasını yerine getirdikleri kutlu zaman dilimleridir. Kurban Bayramı günleri aynı zamanda,biz müminlerin İbrahimî bir arayışla Rabbimizin lütfettiği nimetlere şükranlarımızın bir ifadesi olarak kurban ibadetini eda ettiğimizmübarek vakitlerdir.

Kurban bayramı günlerinde eda ettiğimiz, dinimizin en önemli ibadetlerinden olan hac ve kurbanın bizler açısındanpek çok anlamı ve mesajı vardır. Her şeyden önce hac, birlik ve vahdetin göstergesidir. Kurban ise bize, dini sadece Allaha

has kılarak O’na teslim olmayı ve nefsimizi terbiye ederek insan neslinden kan akıtmamayı sembol diliyle ifade etmektedir.

Bu iki ibadetin ifa edildiği Kurban Bayramı günleri bizlere çok güçlü, çok yönlü ve çok anlamlı bir şekilde kendi öz mesajını

her yıl duyurmaktadır. Kurban Bayramının bir yüzü öte dünyaya, bir yüzü bu dünyaya, bir yüzü geçmişe, bir yüzü geleceğe

dönüktür. Kurban Bayramı, Hz. İbrahim’den gelen tarihi ciheti, toplumsal veçhesi ve nefislerimizi sürekli terbiye ederek

geleceğimizi inşa etme özelliği sayesinde bizleri hem Rabbimize, hem mümin kardeşlerimize hem de tüm insanlığa

yakınlaştırmaya devam edecektir.

Kurban, Allah’a teslimiyetin ifadesidir. Kurban, bizim gerçek anlamda kardeş olmamıza katkıda bulunan bir ibadettir. Ancak bugünmuhasebesini yapmamız gereken husus, ne kadar kardeş olduğumuzdur. Kardeşlik gerçeğinden ne ölçüde uzak olduğumuzdur.

Teslimiyet ruhundan, kardeşlik duygusundan yoksunlaştıkça Müslümanların hangi belalarla, hangi fitnelerle, hangi desiselerlekarşılaştığı, bunların neticesinde nice mümin kanının aktığı artık fark edilmelidir. Kurbanlarımız ve bayramlarımız artık mümin kalpler arasında ülfet ve muhabbeti gerçekleştirmelidir. Müminler, hertürlü fitneye,

fitnenin getireceği kargaşa, huzursuzluk ve felaketlere karşı uyanık olmalı, bütün bunlara basiret ve ferasetle karşıçıkmalı ve imkan tanımamalıdır.

Müslümanlar olarak Kurban Bayramı dolayısıyla şüphesiz birbirimizi tebrik edeceğiz. Geçmişi hatırlama, birbirimizi tanıma,kendimizi bilme ve bulma, yardımlaşma ve dayanışma, beni bize dönüştürme, bu bayram vesilesiyle nail olduğumuz ilâhî lütuflardır.

Ancak bu bayram vesilesiyle darda ve zorda kalan Müslüman kardeşlerimizi, dünyanın muhtelif yerlerinde büyük acı ve ıstırapyaşayan, zulme uğrayan mazlum ve mağdur kardeşlerimizi asla unutmamalıyız. Kesilen her kurban, akan her kurban kanı, yüzyıllar boyunca inananlar olarak varlığımızın bekası için verdiğimiz kurbanlarıhatırlatmalı, yüreklerimizi bu ateşle yakmalı, önümüzü kuvvetli bir ışıkla aydınlatmalıdır. Kurbanlarımız, müminlerin kanlarının,gözyaşlarının akmasını önlemeli, İslâm coğrafyasındaki acıyı dindirmelidir. Kurban Bayramı, müminleri birliktelik ve vahdetşuuruna erdirmelidir.

Mümin gönüller, bayram günleri vesilesiyle İslam’ın barış mesajını kavramalı ve ‘müminler ancakkardeştirler’ düsturunca kardeş ve ümmet olma bilincine ermelidir.

Pazartesi günü idrak edeceğimiz başta şehit ailelerimiz olmak üzere, İslâm âleminin mübarek Kurban Bayramlarınıtebrik ediyorum. Bayramın ülkemize, âlem-i İslâm’ın ve topyekûn insanlığın barış ve huzuruna vesile olmasını Yüce Allah(C.C)’dan diliyorum.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500