Advert
Advert
Herkes kendi işinin siyasetini yapsın..!

Herkes kendi işinin siyasetini yapsın..!

 

Seçim dediğimiz şeyin, genel seçimlerde dört yılda bir, yerelde beş yılda bir yapılmaktan ibaret olmadığını anladığımız zaman birey ve vatandaş olduğumuzun tadına varırız.

Genel ve yerel seçimlerde genellikle “yüksek iradenin” seçin diyerek önümüze koyduğu listelerin havuzuna oy atarak katkı koyarız. Kendi irademizin önüne parti sevgimiz ve liderin tercihleri çıkar ve oy pusulasına damga vururken ki burukluğumuz biraz da ondandır.

Kişisel seçimlerimizin ödüllerini ya da faturalarını ise ömür boyunca yaşamımızın posta kutusunda görürüz.

Bence demokrasinin ilk adımları kendimizi ifade edebildiğimiz kurumsal kimliklerin içerisinde belirleyici olmaktır. Bunun da en önemli ayağı meslek gruplarıdır. Herkesin mesleki kariyerinin temsil edildiği kurumlarda önce üye sonra da yönetiminde yer almak gibi bir hedefi olmalıdır. Böyle olmazsa kurumlar da baronların yönetiminde kalır ve sararır.

Bir işçi sendika üyesi olmalıdır ama yetmez. Yönetime sahip çıkmalıdır ve seçiminde belirleyici olmalıdır.

Olmazsa ne olur? Sendika ağaları diye bir sınıf oluşur ve yanında olması gereken emeği sömürür.

Meslek odaları da böyledir. Hele akademik odalar sıfatlarının ve fıtratlarının gereğini yaparak ideoloji peşinde koşmadan mesleklerinin siyasetini yapması gereken akil insanlardan oluşur.

Gerçekte bu böyle midir? Pek de öyle olduğu söylenemez. Her akademik oda kendi ihtisas alanında söz söylese, eylem yapsa daha anlamlı olacakken “ne protesto olursa yaparım abi” anlayışı örgütlerin özgül ağırlıklarını sıkıntıya sokar.

Bursa özelinde baktığımız zaman Akademik odalara vurulan “Politize” etiketinin sırrı da bence budur.

Akademik Odalarda meslek odaları seçimleri başladı. Haziran ayının beşinde BSMMMO seçimleri yapılacak. Bununla ilgili “Meslekte Dayanışma ve Birlik Grubu” Başkan adayı Ali Çevdir ve Yönetim Kurulu üyeleri ziyaretime geldiler. Onlar anlattı ben dinledim. Ben anlattım onlar dinledi. Sözün özü meslek grubunun beklentileri, hizmet anlayışı konusunda düşüncelerimiz bire bir örtüştü. Meslek olarak içinde olduğum grubun sıkıntılarını yakından bildiğim için, son on yılın özetine baktığımda kamuoyunda pek de ses getiren yönetimlerin gelmediğini yakından biliyorum.

Biraz daha ileri gidersem her yıl aidat, evrak karşılığı para alan ve güçlü bir mali profili olan kurumun bir pikniği bile ücret karşılığı yapmasına parayı ödeyen taraf olarak hep soğuk bakmışımdır. Kasada fazla para olunca zaten hırsızlar çalıyor.

Bu anlayışın değişmesi için değişim şarttır. Ben daha iyi yaparım diyenlere şans vermek meslek adına kazançtır. Söz verip yapamazlarsa bir sonrakinde değiştirmek yine üyelerin iradesidir.

İdeolojilerin değin mesleğinin siyasetini yapacak insanları seçmek her üyenin görevi olmalıdır.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500