Advert
Kebap !

Kebap !

 

 

Süper Lig'in hali vakti yerinde takımları var, sizin de malumunuz olduğu üzere!

Kim bunlar?

Osmanlıspor, Başakşehir ve Kasımpaşa takımları.

Kasımpaşa semtinde oturanların hepsi farklı İstanbul takımlarının taraftarlarıdır. Semt takımı hatırına maça giderler.

Başakşehir'in 15- 20 tane Boz Baykuş'u vardı. Kendilerini bu sezon göremedik.

Osmanlıspor'un taraftarlarını ise 'aman belediyeden başıma iş alma yayımcılar' oluşturur.

Maddi anlamda hiçbir sorunları yoktur.

Transfer ve gerek futbolcu gerekse teknik kadro ödemeleriyle ilgili sorun yaşamazlar.

Ama genel anlamda, akıllıca transfer politikalarına sahip oldukları söylenebilir.

Oldukça güzel tesislere ve çalışma koşullarına sahiptirler.

Şimdi kendinizi bir futbolcu yada teknik adam olarak düşünün.

Öncelikli hedefiniz bu takımlardan birinde yer almak olur değil mi?

Niye?

Orta düzeyin üstünde oyunculara sahip olma ya da onlarla birlikte oynama şansınız olur.

Ödemeleriniz zamanında gerçekleştirilir, maddi anlamda sıkıntı yaşamazsınız.

Sizden; ne olmayan taraftarınız, ne de yönetiminiz çok uç hedefler beklemez. Yukarıya yakın olmanız yeter. Yok şampiyonluk, yok kupa, yok Avrupa'da başarı. Bunlara kafa yormanıza gerek yoktur.

Yani; gerilimden uzak sakin bir yaşam. İstemeyeni döverler.

 

Bütün bunlardan sonra teknik adamlara bir göz atalım.

Bir yanda Abdullah Avcı, diğer yanda Yılmaz Vural olsun.

 

Abdullah Avcı yıllardır Başakşehir'de görev yapıyor. Kısa bir süre Ulusal Takımımızda görev yaptı. Yüzüne gözüne bulaştırınca tekrar geldiği yere döndü. Böyle bir şansa sahip olması da ayrı bir konu tabi. Sanki kadrolu gibi!

Avcı'nın Başakşehir'e çok büyük bir katkısı olduğunu asla düşünmedim.

Yalnızca bazı üst düzey maçlar hedef alınarak kurgulanan bir sistem var çünkü buralarda.

Diğer karşılaşmalar içinse büyük çabalara gerek yok zaten.

Özellikle sezon öncesi UEFA Avrupa Liginde AZ Alkmaar gibi vasat bir takıma elenmesi, bu takımların asla büyük işler beceremeyeceklerinin en büyük kanıtıydı adeta.

Yılmaz Vural gibi kaliteli bir hoca ise asla istediği koşulları bulamadı bu ülkede.

Yalnızca güç durumlara düşen takımlar, ondan kısa sürelerde mucizeler yaratmasını istediler.

Belirli konumlarda olup, bulunmaz Hint Kumaşı gibi davrananları; konuşmaları ya da üzerindekilerle değerlendirmeyin. Sahip olabildikleri tüm avantajlara karşın neler yapabildiklerini sorgulayın.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500