Advert
Hâkimlerin fazileti (2)

Hâkimlerin fazileti (2)

(Birincisi 54 yıl önce yazılmıştı)

 

Evet, tam elli dört yıl önce yazdığım bir yazıya(*) : "Tarihçi bir devir hakkında hükmünü verirken, o devirdeki adaleti kıstas tutar. Hâkimler, zalimlerin aleti olursa, hükümlerinde idare edenlerin tesirleri bulunursa, bu devir tarihçiler tarafından, tarihe kara yazılarla yazılır.

Hâkimler, hükümlerinde zalimlerin aleti olmaz, vicdanî kanaatlerinden başka bir şeyin tesiri altında kalmazlarsa, tarihçi o devre altın sahifelerini ayırır.."  diye başlamış ve " Hâkimlerin fazileti olmazsa, zalimlerin zulmünün sınırı olmaz " 

diye bitirmişim.

 

Aradan bu kadar yıl geçtikten sonra, aynı şeyleri düşünmek ve yazmak ne kadar hazin!

Bir ülkede, siyasetin seviyesi düşebilir... Bir ülkede iktidarın hataları, muhalefetin yanlışları konuşulabilinir... Bir ülkede, hürriyetlerin tahdidi veya yaşam tarzımıza müdahaleler bahis konusu olabilir..

Ekonomi berbat, uluslararası münasebetler daha da berbat olabilir... İnsanlar evlerinden umutsuz çıkıp, evlerine mutsuz dönebilirler.

Ya da tam tersi olabilir, siyaset seviyeli, iktidar hazımlı, muhalefet yarına hazırlıklı, insanlar hayatlarını istedikleri gibi yaşayabilir, sabahları evlerinden mutsuz ayrılsalar da, akşamları evlerine mutlu dönebilirler..

Ekonomi tıkırında, uluslararası itibar da, milletin çıkarında olabilir..

Korkularımızın veya yarınlara dönük umutlarımızın, hatta inançlarımızın teminatı hukuk değilse, neye yarar ? Mutlu  olamayız,  mutlu kalamayız ki!..

150 yıl önce, Bismark'a " Berlin'de hâkimler var"  diyen Alman köylüsünün adalete inancı yoksa bizde, o otoyollardan, o kıtaları birbirine bağlayan köprülerden, o inanılmaz deniz altı tünellerden geçerken, yaşadığımız dünyaya katılan güzellikleri fark edebilir; " Dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz" diye övünebilir miyiz?

Hâkim badem  bıyık bırakıp, bunu bir " alâmet- i farika " olarak kullanamaz, hâkim tayin için siyasetçi peşinde koşamaz, hâkim sahte delil  yaratamaz, hâkim dilediği gibi yaşayamaz, hâkim siyasetçiye yaranmak için hüküm kuramaz..

Hâkim bunları yaparsa, biz Bismark'tan 150 yıl sonra, o Alman  köylüsünün adalete olan güvenini duyamaz, "O kürsüde bir hâkim var"  diyemeyiz.

Anlasanıza biz böyle mutlu olamayız...

(* ) 12 Temmuz 1962, Bursa Hâkimiyet Gazetesi," Günlerin Getirdiği"- " Demokrasi yolunda karınca misali,Cilt

2, Bursa günleri,' Davalık yazılardan bir demet, sahife : 280'  "

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500