Advert Advert
Advert
Arabuluculuk

Arabuluculuk

Arabuluculuk, hukuk sistemimize 07.06.2012 tarihli ve 6325 sayılı kanun ile girmiştir.  

Arabuluculuk;  Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak tanımlanmaktadır.

Arabulucu  ; Arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişidir.

Arabuluculuğun amacı hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesidir.  Bu şekilde hem hukuk sistemimizdeki yargıya yüklenen yük biraz azalacak,  hem de taraflar uzun ve maliyetli olan yargılama süreci dışında kendi iradeleri ile ve bir arabulucu vasıtasıyla sorunlarına hukuki çözüm bulabileceklerdir. 

İLKELERİ ;

1/ İradi olma ve Eşitlik ;

Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. Ayrıca taraflar, gerek arabulucuya başvururken gerekse tüm süreç boyunca eşit haklara sahiptirler.

2/ Gizlilik;

Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde kendisine sunulan veya diğer bir şekilde elde ettiği bilgi ve belgeler ile diğer kayıtları gizli tutmakla yükümlüdür.) Aksi kararlaştırılmadıkça taraflar da bu konudaki gizliliğe uymak zorundadırlar.

3/ Beyan ve Belgelerin Kullanılamaması;

Taraflar, arabulucu veya arabuluculuğa katılanlar da dâhil üçüncü bir kişi, uyuşmazlıkla ilgili olarak hukuk davası açıldığında yahut tahkim yoluna başvurulduğunda, aşağıdaki beyan veya belgeleri delil olarak ileri süremez ve bunlar hakkında tanıklık yapamaz:

a) Taraflarca yapılan arabuluculuk daveti veya bir tarafın arabuluculuk faaliyetine katılma isteği.

b) Uyuşmazlığın arabuluculuk yolu ile sona erdirilmesi için taraflarca ileri sürülen görüşler ve teklifler.

c) Arabuluculuk faaliyeti esnasında, taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü.

ç) Sadece arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgeler.

 Birinci fıkra hükmü, beyan veya belgenin şekline bakılmaksızın uygulanır. Burada belirtilen bilgilerin açıklanması mahkeme, hakem veya herhangi bir idari makam tarafından istenemez. Bu beyan veya belgeler, birinci fıkrada öngörülenin aksine, delil olarak sunulmuş olsa dahi hükme esas alınamaz. Ancak, söz konusu bilgiler bir kanun hükmü tarafından emredildiği veya arabuluculuk süreci sonunda varılan anlaşmanın uygulanması ve icrası için gerekli olduğu ölçüde açıklanabilir.

            Arabulucuya başvurma ihtiyari olup bu konuda herhangi bir zorlayıcı hüküm bulunmamaktır. Ancak yeni yasal düzenlemelerle beraber arabuluculuk bazı konularda mahkemeye başvurmadan evvel  zorunlu hale getirilmektedir. Arabuluculuk her iki taraf için de ekonomik ve çözüm sürecinin kısa olması ve irade doğrultusunda barışçıl çözümler önermesi sebebiyle giderek tercih edilir bir hukuk yolu olmaktadır.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500