Advert
Mekânın cennet olsun Komşum!
Osman Gürçay

Mekânın cennet olsun Komşum!

Ne diyeceğimi nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum. Kavurmacı ailesinin üç ferdini yakından tanırım. Mustafa Kavurmacı Hocam sadece benim değil bütün Bursa’nın aydınlık bakışlı güzel sesli hafızı ve gönül dostu olarak saygı duyduğumuz bir büyüğümüzdü.

İsmail Hakkı Kavurmacı ile çeyrek asırdır aynı sitede oturuyoruz. Her zaman naif, kibar ve bir kişiliği ile  site genel kurul toplantılarının vazgeçilmez Divan Başkanı olarak suhulet içerisinde geçmesini sağlar.

Mürşit Kavurmacı ile ilk tanışıklığımız medya ilişkileri üzerinden gelişti. Onun duaları ve tasavvuf müziği icrası için konuk olduğu iftarlardan birinde uzun sohbet etme imkânımız oldu.

Ben bir dün adamının tasavvuf müziği icra etmesinin çok anlamlı ve güzel olduğunu söyleyerek kendisini kutladığımda İl Müftülüğü’nün aynı fikirde olmadığını ve Kütahya’nın bir ilçesinin köyüne tayininin çıkarıldığını ve emekliliğini isteyerek ayrılacağını anlattı.

Hayırlısı olsun dileklerimden sonra vedalaştık ama iftardan sonra evime girerken sokakta onunla tekrar karşılaştığımda içimden ağabeyine geldiğini düşünerek tekrar selamlaşınca bana bir üstteki binada oturduğunu söyledi.

Yani Mürşit Kardeşimle o günden sonra komşu olarak, muhtarlığımızın bahçesinde sürekli sohbet ediyorduk.

Çok sakin, saygılı ve güler yüzlü kişiliği ile bazen Hacı Özkan’ın da katıldığı muhabbetlerimizde bir kitap yazmayı düşündüğünü nasıl bir içerik olmalı diye fikrimi sorduğunda üç kuşak Bursalısın yaşadığın kente dair bir şeyler yazmanı öneririm dedim.

Sonra onu artık göremez oldum.

Geçen yıl iftarlardan birinde karşılaştık ve artık rast gelemiyoruz işin mi çok saatlerimiz mi uymuyor diye sordum.

Bana ağabey ben evi sattım daha geniş bir eve girdim bitmesini bekliyorum dedi.

Evini kutladıktan sonra görüşmek üzere vedalaştıktan bir süre sonra yerel bir kanalda program yapmak istediğini tanıdığım olup olmadığı sordu.

Bende yerel televizyonların sponsorsuz programa sıcak bakılmadığını o nedenle zor olduğunu söyledim ve izlenme oranlarının düşük olduğunu sosyal medyanın daha verimli olduğunun altını çizdim.

Teşekkür ederek bir projede birlikte olmaktan mutlu olacağını söyledi.

Sonra Ramazan ayını geçirmek için gittiği Çamlıbel’deki ortak dostlarımız üzerinden her iftar öncesi kapı önünden yaptıkları muhabbetlerden birbirimize selamlarımız gidip geldi.

Bu Ramazan ayının CORONOVİRÜS tedbirleri nedeniyle onun plan ve beklentilerinin dışında geçmesinin onu çok üzdüğünü biliyorum.

O elim kazayı ilk duyanlardan birisi olarak inanmak istemedim ama oradaki dostlarım mışlı muşlu değil kesin konuşuyorlardı.

Sakin ve sessiz kişiliği, bilgisi, sesi, aydınlık bakışı her zaman rahmetle anacağım Mürşit Kardeşime ALLAH’ tan rahmet ve başta Kavurmacı ailesi olmak üzere kadar çok olduğunu acı bir gurur mutlulukla gördüğüm dostlarına sabırlar diliyorum.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500