Advert
19 Mayıs ertesi
Osman Gürçay

19 Mayıs ertesi

Türk gibi başla, Alman gibi sürdür, İngiliz gibi bitir” diyenleri haklı çıkaracak bir 19 Mayıs ertesi yaşadık.

KORONOVİRÜS önlemleri disiplinine uyarak, iki Milli Bayramı, hala devam eden mahzun Ramazan ayını ve Kadir Gecesini idrak ettik.

Ramazan Bayramını da aynı disiplinde yine mahzun geçireceğiz.

Konumuz 19 Mayıs 1919 Gençlik ve Spor Bayramının 101. yıldönümü kutlamaları olduğundan oradan devam edelim.

Oysa her şey bütün pandemik sıkıntılara rağmen ne kadar güzel başlamıştı.

Cumhurbaşkanı bütün halkı hep birlikte 19 Mayıs saat 19:19 da balkonlarda ve camlarda İstiklal Marşı söyleyemeye davet etti.

Halkın seçtiği ve seçilmelerinin ilk adımının 19 Mayıs olduğunun değerini bilen bütün belediyeler günün anlam ve önemine uygun olarak ve de sosyal mesafeye uyarak halkın coşkusuna katkıda bulunacak etkinlikler yaptılar.

Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak akıl ve vicdan sahibi herkesin ağzına pek de güzel yakıştı.

THY herkese Samsun’a sanal uçak bileti dağıttı. Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere hepimiz o biletleri aldık.

Keşke yazılım bütün koltuk numaraları aynı olacak şekilde yapılmasaydı diye düşündüm ama o kadar kusur kadı kızında da olur deyip geçtim.

Son zamanlarda çöplüğe dönen sosyal medyada 19 Mayıs üzerinden Padişah Vahdettin tartışması yapılmaya başlandı.

Vahdettin hain mi yoksa vatansever mi diye karpuz gibi ortadan ikiye bölünenler kendi referanslarının doğru olduğunu iddia etmeye başladılar.

Bence ikisi de yanlıştır.

Tarih kitaplarında Padişah Vahdettin’i bize hain olarak okuttular.

Emin Oktay tarihinin yalan yanlış yüzlerce konu var.

Buna karşılık Televole Tarihçisi Murat Bardakçı’yı almak ise kültür enayiliğidir.

Bu da yalan olabilir ama geride 364 gün varken bunu tartışmayı bugüne etiketlemek birilerine yaranmak için yapılan şark kurnazlığıdır.

Bütün bunların üzerine TRT Haberin VİDEO WALL’unda “19 Mayıs ‘Cumhuriyet’ Bayramı kutlu olsun” yazınca ortalık bir daha karıştı ve bir mahalle bunun bilinçli yapılan bayramı sıradanlaştıran bir operasyon olarak gördü. Öbür mahalle ise bıyık altından gülerek beşer şaşar abartmayalım kapatalım gitsin dedi.

Bence bu bilinçli yapılan bir operasyon değildir ama cehaletin, liyakatsizliğin, saygısızlığın daniskasıdır. O dairenin halı gibi silkelenmesi ve gereksiz çöplerin atılması iktidarın namusudur.

Bütün bunlar yetmez gibi Arda Turan Efendi bir kolejin sosyal medya reklamında 19 Mayıs “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını” kutlayarak adeta cehalet şov yaptı. Futbolcular kitap okumaz bilirim ama eline metin verip çekenin de aklını seveyim.

Buradan da o kolejde okuyan bir çocuk eğer Arda Abisi gibi futbol yeteneği yoksa ot gelir saman gider mesajını vermesi sonucunu çıkardım.

Ne demiştik?

Türk gibi başlayıp Türk gibi bitirince işte böyle oluyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500