Advert
İdam

İdam

Siz bir kere idam diyorsunuz. O acıları yaşayan bir insan olarak, ben  bin kere..

Ama hukukçu kimliğim, buna ”Hayır” diyor. Çünkü, hukukun evrensel kuralları, bir dostumun ifadesi ile, " Yaratılışta vicdanlara konan adaleti işaret ettiği " için,  hiç değişmez..

Değişen günlük yaşamımızın gelişmesine paralel olan kanunlardır..

Varılan noktadaki karmaşa ise, modern dünyada kanunlar ileriye, daha güzel bir hayatadoğru değişirken; bizim buna ayak uyduramayışımızdandır..

Durum değerlendirmesini yaparken, bugünün intikamının mı, yoksa yarının dünyasının imkânının mı tercihi önem kazanır?Eğer, canına kastedilen, evine ateş edilen kimse, evrensel hukuk kurallarının ihlâline râzı olursa, bu adalet değil; intikam olur.

Biz bu konuları düşünürken hep bir kıssayı düşünürüz, Hz.Ali bir cenkte tam düşmanının boğazını kesecekken, düşmanı yüzüne tükürünce, onu öldürmekten vazgeçer. " Niye?" diye sorduklarında, " Yüzüme tükürene kadar, bu bir savaşın gereğiydi; yüzüme tükürdükten sonra bu işin şahsileşmesiydi.Eğer O’nu öldürseydim, intikam almış ve katil olmuş, olurdum" demiş.

İşte ben de tam bunu söylüyorum.

Eğer, siz, "Biz Avrupa Birliği'nden nasılsa ümidi kestik." der, yarının dünyasını değil de, bugünün acısını öne çıkarırsanız, tabii ki idam cezasını geri getirebilirsiniz.

Bu evrensel hukuka değil; sadece, AB hukukuna aykırı olur..

Evrensel hukuka aykırı olan, bunu geriye doğru yürütmektir.

İşte, bunu yapamazsınız.

Bence, Cumhurbaşkanımız, sadece, “ İdam cezası geri getirilirse onaylarım " diyor; bu beyan, kanunların geriye doğru yürümesini kapsamıyor ama, bu müstakbel tasarruf bugünden açıklanmasaydı, daha doğru olurdu.

Ben hukuk danışmanı olarak ona derim ki, liderin istediğini değil; lidere, evrensel hukukun kurallarını söyler.

Devlet adamı O’na derim ki, etrafında dalkavukların değil, gerçek hukuk adamlarının bulunmasına dikkat eder.

Biliniz ki, siz şimdi, idam cezasını yeniden getirir ve bunu geçmişe şâmil kılarsanız, sadece Fethullah ' a yardım edersiniz.

Sadece, Fethullah'ı  değil, Yunanistan'a kaçan askerleri, Yunanistan' dan kaçan askeri ateşeleri, darbe taraftarı olup yurt dışına kaçan gazetecileri, bile geri getiremezsiniz..

İdam cezasını kaldırmadan, terörist elebaşını alabildiniz mi?

Bu sebeple, siyasetçi kimliğim de , buna bin kere “Hayır” diyor..

Niçin, biliyor musunuz?

Fethullah' ın avukatları, bizim siyasetçilerimizin idam cezasının geri getirilmesini isteyen konuşmalarını savunma delilleri olarak, harıl harıl topluyorlar da onun için.

Amerika’nın birçok eyaletlerinde ölüm cezası olduğu için, Fethullah’ı ölüm cezası olmayan Kanada’ya veya İnterpol’le anlaşması olmayan Arjantin’ e gönderecekler.

Naziler veya Londra'da tarihin en büyük tren soygunu yapan İngilizler, bunun için Arjantin’e yerleşmişlerdi.

Arjantin bir suçlular cennetidir.. Yeter ki, paranız olsun..

Kanada’ya gelince, aramızda suçluların iadesi anlaşması yok.

EğerFethullah, Kanada’ya gönderilirse, Kanada, “ Bizim uluslararası yargı kararlarına saygımız var, böyle bir karar varsa , iade ederiz..” diyecek.

Üstelik, orada, gökkuşağı renklerini Kanada bayrağının yanına diken bir başbakan da var.

Elbette ki Fethullah’a sahip çıkar.

On beş gün evvel yazmıştım. Fethullah da, Pensilvanya’da bir basın toplantısı yapıp, “Uluslararası bir mahkeme suçluluğuma karar verirse, emekli maaşımdan bir bilet alır kendim giderim” demişti.

İşte bunu göremezseniz, sadece Fethullah’ a yardım edersiniz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500