Advert
Siz hiç işlemediğiniz bir suç yüzünden cezalandırıldınız mı?

Siz hiç işlemediğiniz bir suç yüzünden cezalandırıldınız mı?

 

15 Temmuz darbe girişiminden sonra tedbiri elden bırakmamak adına Cumhurun başı tarafından Cumhur nöbete davet edildi. Bu süreç halkın artık darbelere boyun eğmeden, dik bir şekilde karşı duruşunun net ve kararlı ifadesinin tarihe kazınmasıydı.

Bu durumlarda “Olağanüstü Hali” de bir anlamda doğru bulmak mümkündür. Zamana karşı süren bir mücadelede hukuk yorum hilelerinin kullanılarak devlet refleksinin akamete uğratılmasının önüne geçilmiştir. Bu dünyada fenalıkların ve adaletsizliklerin kimsenin yanına r kalmadığını ve artık hesapların çok daha erken kapatıldığını görüyoruz.

Gelin görün ki; her şeyin ışık hızıyla geliştiği bir dünyada Maarif Nazırı Emrullah Efendi’ninyaklaşık 100 yıl yani bir asır önce söylediği (1859-1914): “Şu mektepler olmasaydı maarifi ne güzel idare ederdim” sözünü gerçek yaparak okulları kapatarak FETÖ ile mücadele etmek anlayışını ibretle takip ediyorum.

Yaklaşık 13 yıldır güçlü çoğunlukla tek başına iktidar olan AK Parti’nin yumuşak karnı oldu eğitim meselesi… Bir türlü rayına oturmadı. Neden oturmadığını da 15 Temmuz’dan sonra açığa çıkan ödenmiş diyetlerden anlıyoruz.

Aslında Milli Eğitimi, evrensel eğitim boyutlarına taşımak gerekirken FETÖ tedrisatında dönüştürülmesinin acılarını yaşıyoruz. Şimdi de kalkıp başka bir cemaat öğretisine dönüştürme gayreti içinde olmak vatana ihanettir.

Evrensel eğitim partiler üstüdür ve kurallarını bilim koyar. Bilim de fani alemin hizmetindedir. Bilim dinle, ahiretle ilgilenmez ve çatışmaz. Çünkü alanı değildir. Ama yarım ya da gizli dünyevi hedefleri olan din insanları bilimle sürekli kavgalıdır. Çünkü cahili kandırmak kolaydır.

15 Temmuz sonrasında şüpheli eğitim kurumlarının toptancı anlayışla lağvedilmesi, kapatılması sorgulanmalıdır. O okulları “bilim adına” tercih eden gençlerin hayallerinin yerle bir edilmesine kimsenin gönlü razı olmamalıdır. Şüpheli okulların kapatılması üzerine bir tezi haklı bulursak, inanıyorum ki T.C.’de açık okul kalmaz. Son 30 yılı aktif olmak üzere 42 yıllık bir tezgahın sızmadığı tek bir kurum var mıdır?

Hükümetin, Eylül gelmeden elindeki “Olağanüstü hali” doğru kullanıp lise ve üniversitedeki öğrencilerin ruhsal durumlarını ve ülkelerine olan güvenlerini olumsuz etkilemeyecek kararları alması şarttır.

Bu hastayı masaya yatırırken üç temel unsur gözetilmelidir.

  1.  Bütün öğrenciler suçlu değildir.
  2.  Suçlanan öğrenciler hepimize nazaran en az suçu olanlardır.
  3.  Eğitimdeki tek hedef evrensel tek referans bilim olmalıdır.

Siz hiç başkalarının işlediği suç yüzünden cezalandırıldınız mı? Ya da işlediğiniz bir suçun cezasını başkalarına çektirdiniz mi?

Bu soruların yanıtını sözle değil, yapacaklarınızla vereceksiniz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500