Advert
Coronovirüs sonrası turizm halleri
Osman Gürçay

Coronovirüs sonrası turizm halleri

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Eker ve TÜRSAB Güney Marmara Bölge Temsil Kurulu Başkanı Murat Saraçoğlu’nun BPR'nin ZOOM uygulaması ile organize ettiği basın toplantısı Bursa için farkındalık yaratan başarılı bir etkinlik oldu.

Başta ben olmak üzere katılımcıların bilenlerin bilmeyenlere anlatması ile ilk acemiliklerimiz dışında akıcı ve güzel geçti.

Hatta bana kahvaltılı basın toplantıları yerine ZOOM'lu ya da skype'li programların yapılmasını daha seri ve maksada uygun olacağını düşündürdü.

Her şeyin başı sağlık mottosundan sonra COVİD 19 kod adlı bireysel teröristin insanları evine ve hatta dünyayı kabuğuna hapsetmesi sonucunda en büyük darbeyi turizme vurdu.

Türkiye için turizmin önemi güneş ve deniz satarak ülkeye dışarıdan tek kuruş hammadde almadan ülkeye 27 milyar dolar civarında gelir getirmesindendir. Ve bunun yanında ülkeye emek yoğun çok önemli istihdam sağlamaktadır.

Gazeteci dostların soruları çok doğru ve anlamlı olmasına rağmen, soru sormadan konuşup kaçan arkadaşın ‘yarını göremeyen dar sorular’ nitelemesine üzüldüm.

Sektör deprem geçirmiştir ve henüz hasar raporu bile yokken, tek hedefin enkazın altından sağ çıkmak ve tedavi edilmek olduğu bir dönemde önünüzü görmeden yarını göremezsiniz. Enkaz altındaki insan 'pempe panjurlu' ev değil enkazdan sağ çıkıp yaşamayı hayal eder.

Ben bu beladan ders alınması gerektiğini ve DASK gibi mücbir sebep sigortası riski satın almalarını önererek bu konuda düşüncelerini sordum.

COROBOVİRÜS‘den sonra dünyanın yeniden formatlanacağını ifade ederek bunun da anlamlı bir önlem olduğunu ifade ettiler.

Elbette önce onları dinledik…

Hasan Eker sektörün ağır travma altında olduğuna vurgu yaparak erken rezervasyonların ve satılan yurt dışı paketlerin ‘mücbir sebep’ gerekçe gösterilerek iptali istendiğini, öte yandan dönem için bağlanan konaklama tesislerinin tahsilatlarını yaza hazırlık ve bakım giderleri olarak harcandığı için geri dönüşte zorlandığını ifade etti.

İki tarafın baskısı ile tost ekmeği gibi ezildiği için çare peşinde koşan turizm acentalarının talepleri bana makul geldi. Öncelikle erken rezervasyon yapan müşterilerinin iptal yerine haklarını erteleme yoluna gitmesini diliyorlar.

İlaveten de sekiz maddelik talepleri var.

1-) 2020 yılında SGK ve MUHTASAR Ödemelerinden muaf tutulmamız,

2-) Turizm Ajans Payının kaldırılması,

3-) Bir yıl geri ödemesiz, 36 ay vadeli, uygun faizli kredi olanağı ve sicil affı. Acentalarımızın Kredilerde ve KGF kredileri almakta zorlanmaktadır. Kredi kullanım kolaylığı yapılmalıdır,

4-) Havayollarının acentalara olan borçlarının geri ödemesi iki ay sonrası olarak açıklanmıştır. Bu borçların en kısa sürede iadesi gerekmektedir.

Acentaların tedarikçilerine (Otel, Havayolu vb.) verdikleri ön ödemelerin, mücbir sebepten cezasız iadesi sağlanması. Acentalara tedarikçilerinden alamadığı ödemeler için tüketiciye karşı sorumlu olmaması.

5-) 2020 yılında, Konaklama ve turizm taşımacılığında KDV oranı %  1’e indirilmesi,

6-) Nitelikli iş gücünün kaybedilmemesi için, KOSGEB ve İŞKUR’un var olan personel desteklerinin kapsamlarının ve kullanım kolaylıklarının genişletilmesi,

7-) 2020 yılında, yüzde 50 kira desteği ve kiralardan stopajın kaldırılması,

8-) Turizm araçlarından motorlu taşıt vergisinin 2020 yılında alınmaması

Bu taleplerin abartılı olduğunu düşünmüyorum ancak sektör bu destekleri alırsa personel çıkarmayacağını taahhüt etmelidir.

Murat Saraçoğlu, yurt dışı taleplerde ciddi daralma ve iptal beklediklerinin altını çizerek, yerel turizm talebinden umutlu olduğunu ifade etti.

Ancak belirsizliğin bu dönemde sektörü bir dar boğaza sokabileceğini öngörerek, eğitim, sağlık ve medikal, kongre ve fuar gibi değişik enstrümanlarla sektöre taze kan gelebileceğini bunun içinde hijyenin artık en önemli farkındalık olduğuna vurgu yaptı.

Toplantıya bizler gibi ZOOM uygulaması üzerinden katılan TÜRSAB Güney Marmara Bölge Temsil Kurulu Başkan Yardımcısı Erol Bodur da, Umre ve Hac faaliyetleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Bodur, “Ülkemizden her yıl 150 bin kişi umre yolculuğuna gidiyor. En yoğun dönem olan Ramazan’da şu an umre zor görünüyor. En son 27 Şubat’ta umre uçuşları durdurulmuştur. Biz de umreden dönen misafirlerimizi tek tek arayıp dışarı çıkmamaları konusunda uyarılarımızı yaptık. Hac konusunda da henüz resmi açıklama gelmedi. Suudi Arabistan Hac Bakanı önceki gün yaptığı açıklamada, henüz hac için iptal kararı almadıklarını, dünyadaki gelişmeleri takip ettiklerini, şu an yapılan sözleşmelerin de askıda tutulmasını rica ediyoruz gibi ifadeler kullandı.

Turizmde de dünyayı ve bizi yeni bir dönem bekliyor.

Bence anlamsız olan açık büfe HD, yerini yarım pansiyona bırakıp insanları daha özgür ve ucuz tatil bekliyor gibi geldi bana…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500