Advert
Dünya Tüketiciler Günü
Mehmet Çetinkaya

Dünya Tüketiciler Günü

Dünyanın ilk standart ve tüketici kanunu Bursa Belediyesi Kanunu olarak Sultan II. Beyazıt zamanında, 1502 yılında çıkarılmış ve yürürlüğe girmiştir.

518 yıl önce ürünlerin satışları, fiyatlar ve kalitelerin standardı konulmuş ve ecdadımız yine bir ilke imza atarak uygulamış.

460 yıl sonra ise 15 Mart 1962 yılında ABD hayata geçirmiş. 

1985 yılında ise Birleşmiş Milletler tarafından alınan bir kararla 15 Mart, Dünya Tüketiciler Günü olarak kabul edilmiş.O yıldan sonra her yıl tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de 15 Mart, “Dünya Tüketiciler Günü” olarak kutlanıyor.

Selçuklu ve Osmanlı devletlerindeki ahilik sistemi ve lonca teşkilatlarına kadar uzanan tüketicinin korunması mevzusunda güçlüler karşısında zayıfların korunmasına, adil hareket edilmesine büyük önem verilmiş.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında kanunla AB ülke mevzuatlarıyla uyum sağlanmış.

Tüketicinin korunması hususu başta Ticaret Bakanlığı, Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel müdürlüğü, devlet kurumları, sivil toplum kuruluşları bilgilendirme ve bilinçlendirme konusunda çalışmalar yapmakta.

Hem üreticilerimize hem satıcılarımıza hem de tüketicilerimize çok büyük sorumluluk ve görevler düşmektedir.

Zaten herkes görevini layıkıyla yaparsa ortada pek sorun kalmaz.

Bizler birer tüketici olarak tüketmeden önce dikkat etmemiz gereken hususlar var.

-Yerli ve milliürünlerimizi tercih etmek

-TSE markalı ürünleri almak

- Gıda ürünlerinde son kullanma tarihine dikkat etmek

- Etiket ve kasa fiyatını karşılaştırın

- Fiş ya da faturanızı almak ve bir süre muhafaza etmek

- Alışverişin ekonomik ve ihtiyaç olduğundan emin olun

- Sözleşmeleri okumadan imzalamayın!..

- Reklam ve ilanlara aldanmayın

- Hediye ve çekiliş kuponlarına kanmayın

- Sizi mağdur edenleri önce uyarın, dikkate almıyorlarsa hakkınızı kanuni yoldan arayın.

Günlük hayatımızda her daim dikkat etmemiz gerekenler;

-Kullanmadığımız ışıkları söndürmek.

-Gereksiz ısıtma ve soğutma yapmamak.

-Buzdolabında meyve ve sebzeleri unutarak çürütmemek.

-Boş yere suyu ve elektriği harcamamak.

- İsraftan uzak durmak.

Tasarrufu öğrenmeliyiz ve çevremize öğretmeliyiz. İsraf ile cimrilik arasındaki çizgiyi iyi okumalıyız ve tatbik etmeliyiz.

Hem bireysel olarak hem kurumsal olarak hem de ülke olarak daha güçlü olmamız için tükettiğimizden fazlasını mutlaka üretmemiz gerekiyor.

Üretirken de kaliteli üretmemiz büyük önem arz etmektedir.

TSE standartlarına mutlaka uyulmalı ve belgelendirilmeli.

İnsanların sınırsız arzularına göre değil, imkân ve şartlarına göre tüketmesi daha doğru olacaktır.

Bizler her daim gerçek ihtiyaçlarımız kadar tüketeceğiz. Ülkemizin daha çok kalkınması için var gücümüzle çalışıp üreteceğiz.

Çünkü tüketim toplumlarının sonu tükenmektir.

Gereksiz, bilinçsiz ve özentiden dolayı her yıl binlerce insan kendini boş yere tüketmekte.

Gücünün üzerinde kullanılan krediler, kredi kartları, borçlanarak borç yükü altında ezilip gitmektedirler.

Gelirimize, imkânlarımıza ve ihtiyaçlarımıza göre harcama yapmak zorundayız.

Aksi takdirde siz harcanır, tükenir gidersiniz.

Bilinçsiz, amaçsız, gayesiz,gereksiz,güvensiz ürünler,fırsatçılık,stokçuluk ve lüzumsuz yaptığınız her harcama sizi yoracak ve tüketecektir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500