Advert
Konuşup sorabilirmişiz...

Konuşup sorabilirmişiz...

   Gazetede oturup konuşurken arkadaşlarıma, ‘O Hal’ de var,  artık konuşamayız değil mi diye sorunca,  arkadaşlardan biri  “neden konuşmayalım, konuşma yasağı yayınlanan O Hal kararnamelerinde olmadığınagöre konuşabiliriz” dedi.

“Konuşma yasağı yok da, O hal var,  AKP iktidarı var, sonra neolur ne olmaz” diyen arkadaşlara aldırmayarak, 15 Temmuz,hain sinsi FETÖ örgütünün darbegirişiminden sonra durup gerilere doğru baktım.

15 Temmuz’da FETÖ’ye bağlı bir grup asker tarafından gerçekleştirilmek istenen Darbe girişimi devletin tüm kurumları, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların desteğiyle bertaraf edildi.

Olay sırasında MİT, Özel Harekât Merkezi, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ankara Emniyet Müdürlüğü bombalandı. İstanbul'da iki köprü kapatıldı. Bazı noktalarda havadan ateş açıldı.

Vatandaşlar ise milli iradeye ve demokrasiye sahip çıkmak için sokaklara döküldü. Darbeci askerleri tanklardan indiren vatandaş, onlara karşı koydu.

Darbe girişimi sırasında ve sonrasında birçok üst düzey komutan, subay, astsubay er ve erbaş gözaltına alındı.

FETÖ'cü komutanlar,gelinen sürece kadar herkesi aldattıkları gibi er ve erbaşları da ‘Tatbikat var’, ‘Nöbet var’, 'Eğitim var' diye aldattıkları su götürmez gerçek. Aldatılmasalar bile  “Emir komuta” zinciri işletildi.

Avukat Prof. Dr. Ersan Şen, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili “Bu suçlar ancak bir terör yapılanması dâhilinde işlenebilir. Bu yapılanmanın içinde olan, destek veren ve suç işlemek kastı olan üye, kurucu, yönetici, üye olmasa da suç işleyen, yardım ve yataklık yapan kim olursa olsun (eylemin öncesinde, sırasında, sonrasında) ceza almalıdır” diyor.

Peki,kandırılan devlet yöneticileri, devletim kurum ve kuruluşlarının yöneticileri bu suçun kapsamı için e girer mi bilmiyorum. Onu zaman gösterecek.

Cumhurbaşkanı çıkıp halktan özür diledi. Ya diğerleri.. ?

Örneğin Mit Müsteşarı, Genel Kurmay Başkanı, Kuvvet komutanları, Jandarma Genelkomutanı, Başta İçişleri ve milli Eğitim, Adalet bakanları olmak üzere çıkıp, FETÖ terör örgütünün yapılanmasının farkında olmadım, göz yumdum,destekledim, yardım ettim, yataklık yaptım” diye özür dilemeleri gerekmez mi?

Üstelik devlet yöneticilerinin “Özür Dileme Haklarının” olmadığını ileri sürülüyor olsa da.. Bakalım toplum, kamuoyu, bunların özürlerini kabul edecekler mi?

Devlet yöneticilerimizin, yaşananların kendi hataları yüzünden olmasına rağmen, olayı kendi lehlerine çevirme yoluna gittikleri görülüyor.

Fethullah Gülen Cemaatinin “Türkçe Olimpiyatları düzmece bir algı oyunudur” denildiğinde övgü yarışına girip, Türkiye’den taPennsylvania’ya selam gönderiliyordu.

Kandırılarak vatandaşlardan ‘Himmet’ adı altında toplanan para ve yardımlarla kurulan okullarda “Türkçe seçmeli dildir, ana dil İngilizcedir, AB-D’ye hizmet etmektedir, o okullardakilerin çoğu CIA kontrolündedir” denildiğinde, söyleyenler; “din düşmanı” ilan ediliyordu!.

“Ilımlı İslam mucitleri “, “BOP eşbaşkanı”, “Elif”i; Atatürksüz 1 liralık,  Elif’i kupon arazi, Elif’i ayakkabı kutusu sananlar,Ergenekon’da Genelkurmay Başkanını içeri tıkıp, 17-25 Aralık’ta   “aldatıldık”  diyenler,Habur’da teröriste bayram ettirip  “terörü hortlatanlar” denildiğinde, söyleyenler;“faşist ve demokrasi düşmanı” ilan edilmişti!.

Bu memleketin en büyük düşmanı “irtica ve bölücülük” denildiğinde,  diyenler; “ırkçılıkla” suçlanmıştı.

Güneydoğu’da “taşları bağlayıp itleri serbest bıraktınız”,silahlandılar, palazlandılar, şehirleri köstebek yuvasına, belediyeleri PKK lojistik deposuna çevirdiler, OHAL ilan edin”  denildiğinde, diyenler;“hürriyet düşmanı” ilan edilmişti!
“Gazi Meclis’te şu millet düşmanlarını barındırmayın, kaldırın dokunulmazlıkları” denildiğinde, ‘ucu bize de dokunur’ diye reddedilmişti.

Hep söylendi, denildi, ikaz edildi. Söylenenler, denilenler, kulak ardı edildi.

Ne oldu da, ‘ne isterlerse verilen’ FETÖ darbecilerini 3-4 günde isim isim tespit edip açığa alınabildi?
Ne oldu da, Ordu’da,YÖK’te, Yargıda, Eğitimde, Poliste, Başbakanlık ve hatta Cumhurbaşkanlığındaki ‘yapı’ birden tespit edilebildi?
14 yıldır her birini siz atamış, liyakati olmayanı alavere dalavere ile siz makam sahibi yapmıştınız, ne oldu da gözaltına alıyorsunuz?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500