Advert
Dikkat! N.K.K. alışkanlık yapıyor
Osman Gürçay

Dikkat! N.K.K. alışkanlık yapıyor

Yıllar önce Nilüfer Kadın Korosu’nu ‘hatır için’ ilk izlediğim gün mealen şunları yazdığımı hatırlıyorum. 

‘Uğur Mumcu Salonu’na giderken koroda olanların yakınları ‘mücbir(!) sebeplerden dolayı’ gelir ve hiç olmazsa salon tamamen boş kalmaz”  demiştim.
Konserin giriş kapısındaki izdiham ve hele içeriye girdiğimde salonun merdivenler dahil dolu olması üzerine ben nerelere geldim demeye başladım. Gerçekten o yıllara As Merkez’in açık alanına gelen Tarkan’ı izlemek ancak bu kadar zor olmuştu.

O duygularla yaşını yaşamış ununu elemiş ama eleğini duvara asmamış bu kadınları keyifle izledikten sonra yazımın başlığını o güzel insanlar için ‘Nilüfer’in Pırlantaları’ olarak atmıştım.

Bu muhteşem eserin mimarı Dr. Aysel Gürel’in ekibini takdim ederken koronun ortalama yaşını söylemek yerine en genç ve en yaşlısına vurgu yapmasının bir kompleksten değil, her yaşta müzikle barışık yaşanabileceğini ifade ettiğini fark ettim ve yazımın sonunu ‘Hanımefendilerin yaşlarını merak etmeyin çünkü pırlantaların yaşı olmaz’ diye bağlamıştım.

İşte o gece Nilüfer Kadın Korosu tiryakiliğim başladı ve zaman içerisinde misyon ve vizyonlarına tanık oldukça bu tiryakiliğim tutku haline geldi.

Her seferinde bu son diyorum ama çok önemli bir görev ya da mazeretim yoksa yine koşarak onları dinlemeye ve izlemeye gidiyorum.

175 (yüz yetmiş beş) kadını sorunsuz bir şekilde yönetmek, yönetirken onları mutlu etmek, hepsini birbirinin üzüntüsüne, mutluluğuna ortak etmek ve özgüven kazandırarak sahneye çıkarmanın kolaylığını (!) anlatacak bir dil ya da kalem olduğunu düşünemiyorum.

Aysel Gürel ve ekibinin Bursa’yı, Türkiye’yi geçin dünyaya rol model olabilecek muhteşem bir proje olduğunu düşünüyorum.

Aslında bu fakir kalemin ilk kez on yıl önce yazdığı şeyleri zaman içerinde hak ettiği yeri buldu yazılı ve görsel tüm ülke medyasında konuşulmakla kalmadı,

Avrupa’da yedi ülkeye imzasını attı.

8 Mart 2020’de Dünya Kadınlar Günü’nde davetli olarak dünya müzik tarihinin en önemli kenti Viyana’da konser vermek kaç kişiye ve gruba nasip olabilir ki?

Elbette ilk başta ‘Nilüfer’in Pırlantaları’na…

Bütün bu uğraşın karşılığında bekledikleri, alkış ve takdir edilme duygusunu izleyicilerle birlikte yaşamak ve sosyal sorumluluk projelerine karşılıksız destek vererek paydaş olmak olunca işin eğlence boyutundan kutsi duygulara taşındığını görüyorsunuz.

Dün akşam Bursa Atatürk Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi yararına düzenlenen Karadeniz şarkılarından oluşan konsepti ne büyük bir keyifle izledim ve dinledim.

A Milli Takım’dan önce Ümit Millileri izledik ve hepsinin A Milli Takım’a aday olduklarına tanık olduk.

Koro ve solistlerin hepsi güzeldi ama ‘Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım’ı solo söyleyen hanımefendiyi gözlerim kapalı dinledim ve Behiye Aksoy’u rahmetle andım.

A Takım sahneye şef, saz heyeti ve koro olarak Karadeniz yerel kıyafetleri ile çıktılar ve dekor bile denizi andıran mavi saten ve taka ile Karadeniz’di…

Aslında sadece bir konser değil, bir şovun bütün özellikleri ile dopdolu bir şahane gösteri izlemekle kalmadık, onların bir parçası olduk…

Konserin sonunda Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün bir panel için normal ama bir konser sonu için çok uzun konuşmasını dinledim.

Söylediklerinin büyük bölümüne katılmakla beraber bir ara karşılaştığımızda kadınlara yalandan kompliman yapılmasının inandırıcı olmadığını tecrübe olarak anlatacağım.

O hanımefendilerin çoğu otuzunu katlamış durumda olduğu halde o sahneye özgüvenle çıkıyorsa yaş takıntıları yoktur. 

Çünkü onların hepsi pırlanta diyeceğim.

Nilüfer Kadın Korosu konserine artık gider miyim diyorum ama bugün (salı günü 20:00’de) Merinos AKKM’de yine konserleri var, serde tiryakilik var sanırım yine gideceğim.

Bence sizler de mutlaka gidip o müthiş konseri ve şovu izleyin. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500