Advert
Darbeler  (5)

Darbeler  (5)

     Siyaset devam ediyordu. Yavaş yavaş parlâmento da murakabe gücünü tekrar kazanıyordu ki, Nihat Erim bir gün mecliste, Demirel’in kardeşleri ile ilgili konuları gündeme getirmiş, Demirel de, “Şahsiyat yaparsanız ,bu Kandıra’daki nüfus kayıtlarına kadar gider” diyerek, birinin nüfus kâğıdında  “ Müslüman kıpti” yazılı olduğu hakkındaki şehir efsanesini hatırlatmıştı.

Bu tartışmanın yarattığı gerginlik sonucunda, Adalet Partisi Genel İdare Kurulu, Ekim ayı başında yaptığı toplantıda , Nihat Erim hükûmetindeki bakanlara istifa tavsiyesinde bulundu..

Ortalık yine karıştı..
Erol Akçal, Doğan Kitaplı ve Haydar Özalp hükûmetten istifa ettiler.
Cahit Karakaş ve Sezai Ergun, Adalet Partisi’nden istifa edip CHP ‘ye katılmaya gidecek olan yola girdiler.

Bu karardan 20/25 gün sonra, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay çok sert bir açıklama yaparak, Adalet Partisi bu kararından rücu etmezse, meclisin bile kapatılabileceğini söylemişti.

Bu tehdit  üzerine Adalet Partisi Genel İdare Kurulu Kasım‘ın ilk haftasında toplantıya davet edilmiş, bana da, dertleşmek için, bir kere daha Demirel’ in evine gitmek düşmüştü.

Yine 14 Mart 1971 ‘ de olduğu gibi yalnızdı..
Biraz oturup, kahveler içilince, yine aynı soruyu sormuş, ben de, o gece verdiğim cevabı hatırlatmıştım. Bu sefer “Biliyorum. Ya arkadaşların büyük bir kısmı bizi takip etmezlerse, ya hepsi değil de 15/20 kişi istifa ederse, biz her şeyi kaybetmez miyiz? Görmüyor musun, Sezai ile Cahit kabineden değil; partiden istifa ettiler. Böyle durumlarda ilk dikkat edeceğimiz şey, meclisi açık tutmaktır. Çünkü milletin umudu orasıdır” diyerek, yol haritasının nirengi noktalarını işaretlemişti.
Şimdi aradan 45 sene geçtikten sonra, 15 Temmuz alçaklarının niye Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombaladıklarını daha iyi anlıyorum.
Bu konuşmadan bir gün sonra toplanan Adalet Partisi Genel İdare Kurulu, “ Adalet Partili Bakanlara yaptığı istifa tavsiyesi “ kararından rücu etmişti.
Buna rağmen Demirel’ in Nihat Erim hükûmetini devirmesi uzun  sürmemişti.
Nihat Erim’ den sonra, Sadi Irmak’ a aynı karakterde bir hükûmet daha kurdurmak istedilerse de, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, bu  hükûmetin Meclisten güvenoyu alamayacağını görüp, Sadi Irmak’ın getirdiği Bakanlar Kurulu listesini tasdik etmedi.
Darbeciler, en sonunda parlâmento teamüllerine uygun bir hükûmet kurulmasına razı olmak mecburiyetinde kaldılar.
Merkez Bankası Başkanı Naim Talû başkanlığında bir koalisyon hükûmeti kuruldu.
Adalet Partisi Genel Sekreteri Nizamettin Erkmen’ in Başbakan Yardımcısı olduğu bu hükûmette partinin ağır topları da görev aldı.
1973 yılında Cımhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın görev süresi bitiyordu.
Asker yine hareketlenmiş, cunta içinde hâkimiyeti Kara Kuvvetleri Komutan’ ı Orgeneral Faruk Gürler ele geçirmişti..
Siyasi partilere  dayatılıp, Faruk Gürler’ in Meclis tarafından seçilmesini temine çalışıyorlardı.
Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ a baskı yaparak, istifa ettirilen Cumhurbaşkanı kontenjan Senatörü Mehmet İzmen’ in yerine Orgeneral Faruk Gürler  getirilmiş, parlâmento üyesi yapılarak, formalite tamamlanmıştı.
(Okuyup araştırma zahmetine katlanmadan "1961 Anayasa’ sı bugüne kadar yapılmış  en özgürlükçü anayasa " diyen sosyal medyacıların bilgisine sunalım ki, o anayasada, darbeciler ömür boyu senatör  yapılmış, Cumhurbaşkanı’na da, 15 kontenjan senatörü tayin etmek hakkı tanınmıştı. Eski Cumhurbaşkanları da, Cumhuriyet Senatosu’ nun tabii üyeleriydi .Celâl Bayar Kayseri Cezaevi’nden tahliyesinden sonra, bu hakkı kullanmayı reddetmiş, İsmet Paşa Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı’ndan düşürüldükten sonra kabul etmişti.)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500