Advert
Advert
Paranın izi FETÖ’cünün gerçek yüzüdür!

Paranın izi FETÖ’cünün gerçek yüzüdür!

15 Temmuz silahlı kalkışmasının milletçe bastırılmasından sonra her dönemde olduğu gibi çakma kahramanlar ve destanlar üretilmeye başlandı. Bu durumun “bütün” halkın darbeye karşı duruşuna halel getirmedikçe mahsuru da yoktur. Az okursanız, az düşünürsünüz, az bilirsiniz. Bu durumda analiz ve strateji yeteneğinizi oluşturamazsınız ve geliştiremezsiniz. Sadece güncel ve popüler konuları yaşayıp görerek reflekslerinizle hareket edersiniz.

ABD elli yılını planlıyor…

Birey olarak bir günü, Türk Halkı olarak bir ayı, Türk Şirketleri olarak bir nesli, Türk Siyaseti olarak bir seçim dönemini bile zor planlayan bir milletin ferdi olarak, ABD’nin 50 yıllık vizyonu olan stratejilerini ve politikalarını anlamakta güçlük çekmemiz normaldir. Planlarını uygulamaya koyabilmek için kendilerine bile operasyon düzenleyecek kadar ileri gidebiliyorlarken, aslında darbelerini bile dizayn ettiği Türkiye üzerinde operasyon yapmamalarını düşünmek saflıktır.

Bir imamdan Paralel Devlet Çete Başı yaratmak…

1980’lerde müttefik ajan olan seçilen ilkokul mezunu belâgat sahibi bir imamı Paralel Devlet Çetesinin başı yapılmasının yol hikâyesi iyi niyet ya da para hırsı taşları ile döşenmiştir. Dini referans alan her şey gibi tartışanın kâfir olacağı bir algı operasyonu ile bütün siyasi, hukuki ve ekonomik argümanları lehine çevirmek bir imamın işi olamayacağını bilmek için ilim bilmek gerekir.

HÜKÜMET – TSK – YARGI ortak kumpası…

Türkiye üzerine planlanan 40 yıllık tezgâhın hedefi 2000 li yıllardı. Bunun için sağı ile solu ile duruma uygun iktidarlar yönetime getirilerek siyasi ayak sağlama alınmıştır. Bir sevgi kelebeğinin(!) dinsi sapık bir canavara dönüşmesi için kozada bekleme süresi sabır isterdi. Onun yaşaması için TSK ya sızmalar yapılması, TSK’yı lekelemek, toplumda olan saygınlığını, güvenirliliğini sarsmak için yargı ele geçirildi mi; aynalı sazan solcuları da yanlarına çekilerek, ülke savunmasının zaafa uğratılması işten bile değildi. Sorular çalınarak, mülakatlarda adam kayırması yapılarak, Y.A.Ş. da çete üyeleri kollanarak 2000’lerin komuta kademesi belirlenmişti.

Kendi ülkesinde esir düşen komutanlar…

Aslında yüzde yüz ABD planı ve darbesi olan Ergenekon Davalarının başlaması ve ordunun binlerce kahraman evladının zindanlara atılmasına karşı çıkmanın darbe yanlısı olma fitili yakılarak, solcu sazanların da desteği sağlandı ve olmaz denilen her şey oldu. Siyasi Partiler arının da gelin kolaycılığını yaparken, arınma yeri olan yargının kirini görmezden geldiler. İşte o günlerin TSK’nın namusu emanet edilen başlar, bu çetelerin yatak odalarına, TSK’nın en mahremine girilmesine izin veren komuta kademesi değil ama o çetelerin ekmeğine yağ sürmemek için Emir-Komuta zincirine ihanet etmeyen ve bedel olarak zindanlarda yatan TSK Mensuplarının hepsi birer kahramandır. O gün bu tuzağa düşselerdi, kendi ordusuyla savaşan bir ordunun ülkeyi ne hale getirebileceğinin hesabını yapabiliyor musunuz? 15 Temmuz’da Genel Kurmay ve Kuvvet Komutanları karargâhları ile FETÖ tarafından esir alınmışken, Türkiye’yi FETÖ çetesinden o günlerin intikamının peşinde olmayan yüreği vatan sevgisi ile dolu birlik komutanları hayatları pahasına darbeyi halkın yanında yer alarak önlemişlerdir.

Bugün ekranlarda konuşan o aydınlık yüzlere helal olsun. Onları zindana tıkanlar için bile kin gütmeden sadece adalet ve hukuk istemelerine bin kere daha helal olsun. Yalnız ve mahsun ülkem adına ALLAH RAZI OLSUN!

Paranın izini takip edin…!

Gözaltına alınanları asla peşinen suçlu olarak görmeyelim. Bazen bir valinin, bazen bir BŞB’nin, bazen  bir bakanın, bazen başbakanın “ricalarını” emir olarak addeden ve yerine getiren iş dünyasını tedirgin etmeyin. Parayı verenlerden daha çok, alanların izini sürün. Yakın geçmişte ekonomik sorunlar ile boğuşan şirketlerin bir anda sınıf atlamasındaki sırrı çözün. Onların şirket yapılarını, devlet ve belediyeler ile tesis edilen iş bağlantılarını araştırın. Bu süreç nöbetin bitmesiyle bitmemeli ve sonsuza kadar devam etmelidir. Doğan Medya’nın yakın geçmişte başına gelenlere oh çekenlerden olmayalım. Vergi Dairelerinin başkanlarının kimler olduğunu görüyoruz. Uyuşmazlık kurumlarının başındakiler, Yargının en tepesi bile darmadağınken hukuksal hiçbir doğruya ulaşamazsınız.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalması için…

Akıl ve bilim yolundan ayrılmadan, ülkemizi, insanımızı, farklılıklarımızı severek bir arada yaşamaya devam ederken, “mesafe kısa ödül büyük” ilişkilerin bizi ve ülkemizi satın alma teklifleri olduğunu bilelim ve düşmanımızı tanıyalım. Bütün bunları yaptıktan sonra kendimizi ve vatanımızı ALLAH a emanet edebiliriz. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500