Advert
Spor bataklığında açan güllerimiz!
Osman Gürçay

Spor bataklığında açan güllerimiz!

Güreş dışında Avrupa ve dünyada başımızı dik tutacağımız, gençlerimiz ile öğüneceğimiz tek bir spor dalının olmaması ne kadar acıdır.

2000 yılında Galatasaray’ın aldığı UEFA Kupası’nı Taffarel, Popescu ve Hagi gibi tutan, oyun kuran ve atanın olmasa alabilir misin? 

Net olarak hayır!

Basketbolda UEFA Şampiyonlar Ligi’nde kupayı 8 yabancı ile kaldıran Fenerbahçe’dekaptan Melih’in aldığı toplam süreyi biliyor musunuz? 

Yok denecek kadar az!

Bulgaristan’da yetişen ama Türkiye için canını tehlikeye atan Naim Süleymanoğlu’nu bile sömürüp posasını bataklığa attık.

Sonra da doping ile halterimizi bitirmedik mi?

Kadın atletlerimizi doping ile zehirleyip madalya aldıran biz değil miyiz?

Sonra elimizden alınan madalyaların hesabını kime sorduk? 

Yabancı diyarlarda yetişmiş erkek atletlere para ile milli forma giydirip madalya kazanmak beni hiç heyecanlandırmıyor. 

Sizin içinize siniyor mu?

Gülle atmada madalyasına sevindiğimiz adamın bile dopingli çıkmasısizi utandırmıyor mu?

Yarışmalara hile katarak kazanmanın mubah olduğunu öğreten cahilleri takımların başına biz getirmedik mi?

Sahadaki 22 futbolcunun 18’inin yabancı olduğu bir maçta İstiklal Marşı neden okunuyor diye hiç düşündünüz mü?

Şampiyonlar Ligi’nde ve hatta TFF Süper Ligi’nde sahada 11 yabancı ile oynayan bir takım ne kadar Türk’tür?

Transferlerde bile UEFA’yı ve devleti kandırmak için satarken çakma uçuk rakamları, alırken yalan bedelsiz bonservisleri beyan edenlerin namusu var mıdır?

Neresinden bakarsanız tutulacak yeri olmayan ve dökülen spor dünyamızdaki iki olay her şeye rağmen umudumu korumama neden oldu.

Öncelikle filemizin sultanlarının Avrupa Şampiyonası’ndaki performansı ile finale çıkması ve finalde sadece 3 sayı ile 3-2 kaybederek ikinci olması her türlü takdirin üzerindedir.

Filemizin sultanları içinde devşirme, sonradan oldurma kimse yoktu. Türk kadın sporcuları iyi eğitim alması sonucunda neleri başarabileceğini göstermiştir.

Bilgili, vizyonu ve misyonu olan yüksek eğitimli yabancı bir teknik direktörün organize ettiği bu takım gelecekte daha büyük başarılara imza atacaktır.

Futbolda ise hiçbir zaman üstelik şampiyonu yenerek çok zorlu bir grubun ilk üçündeki 9 puanlı takımdan biri olmamıştık.

Yıllarca Milli Takım’ın forması bile milli değildi. Marcolardan Mehmet icat ederek başarılı olacağız sandık.

Milli Takım kampları çakma kabadayıların aleminde racon kesilen, prim pazarlıkları yapılan mekan olarak manşetlerden düşmüyordu.

Bugün ise eğitimli, idealist bir öğretmenin liderliğinde bıyıkları yeni terlemiş gençlerin oluşturduğu takım olarak gönüllerimizi yeniden fethetti.

Biz bataklığı kurutmak için çalışalım ama arada bu gülleri de kurutmayalım.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500