Advert
Advert
Yakın geçmişin FETÖ  diyalektiği

Yakın geçmişin FETÖ diyalektiği

Yahu Arkadaş! TSK darbelerden dersini aldı ve özellikle 28 Şubat sonuçlarından sonra darbe refleksini bitirdi. Bu Ergenekon Davası adı bile Türk birliğine darbe vurmak içindir dedim.

Abi çok safsın. Aşırı iyi niyetlisin. Adamlar her türlü düzeni kurmuşlar. Sadece “1 numara” bilinmiyor. Onun dışında hepsi bu tezgâhın içindeler ve amaçlarının devleti ele geçirmek olduğunu bilmiyor musun? Yoksa sende …?  dediler.

Yahu Arkadaş! İddianameler açıklandı. Hepsi kötü yazılmış komedi film senaryoları gibi. Delil üretim çiftliği kurmuşlar. Habire çakma delil üretiyorlar. Yaşları kemale ermiş, askerlikle işi bitmiş, yaş  gereği kaçınılmaz olan prostat sorunları ile uğraşan yaşlı ve saygın insanlara karşı haysiyet soykırımı yapıyorlar dedim.

Abi kör müsün? Yoksa işine mi gelmiyor? Adamlar camileri bombalayacaklar, köprüleri yıkacaklar. Balyoz gibi devletin, halkın ve hükümetin tepesine inecekler. Denizden, çatıdan çıkan el bombaları, denizden, bağ evinde kazıdan çıkan silahlarla kuş mu avlayacaklardı dediler.

Ben bu özel yetkili savcıları sevemedim. Sanki hukuk ile dalga geçiyorlar. Gayriciddi görüntüler veriyorlar. Sanki hukuktan bihaber talimat uyguluyorlar. İddianamelerinin hep çürük tahta gibi hukuk bilen hâkimler bunları ciddiye almaz dedim.

Hala inanmıyorsun ona şaşırıyorum. İlle de darbe yapmaları mı gerekiyor. Hakimleri işine geldiği gibi kategorize etme. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 367 nitelikli çoğunluk arayan militarist hukukçuların devri

kapandı. Artık Hakimler de Özel Yetkili Savcılar gibi Demokrasi kahramanlarıdır(!) delilleri doğru değerlendirecektir dediler.

Binlerce insan on binlerce sene hapis cezası aldı. Süreç muazzaf subaylara sıçratıldı ve binlerce gelecek karartıldı. TSK en mahrem yerlerini o Özel Kurgulu Savcılara açtı. Ve sarı öküzü çakallara teslim etti. İçim yanıyordu. Türkiye Cumhuriyet Ordusu subayları esir alınmış ve zindanlarla atılmıştı. Ekranlarda hepsine “FAŞİST” ve “CUNTACI” diyerek hakaret etmelerine tahammül edemiyordum. Ama günlük hayatta karşıma çıkıyordu. Dostluklarımı bitirdiklerim oldu. FB bile hedefe konmuştu. FB’nin duruşuna olan saygımı taraftarlığa yoranlar oldu.

Artık itiraf et yanıldın. Hukuk işletildi ve Türkiye bağırsaklarını temizliyor. Bak adamların hepsi cuntacı ve içerde çoğu hapiste ölecek. Müstahaktır dediler.

Yapmayın dedim. Toplumsal linç yapmayın. O insanların aileleri var. Çocukları var. Bir gün gerçek ortaya çıktığında bırakın eşinizi çocuğunuzu, aynaya nasıl bakacaksınız dedim.

Onlar artık içerden çıkamazlar ve ordu artık darbecilerden cuntacılardan temizlenmiştir dediler.

17/25 Aralık sürecinde ilk darbe girişiminden sonraki gelişmeler ve beraat sürecinde ardından o savcı müsveddeleri ve hâkimlerin ülkeden kaçışı sonunda haklı olmanın verdiği iç huzurumu şımarıklığa dönüştürmeden gördünüz mü dedim.

Evet ama ordu konusunda fikrimiz değişmedi. Orduda darbeci bir anlayış vardı ve fırsat bulamadan tasfiye edilmeselerdi darbe olacaktı diyebildiler.

 

15 Temmuz’da olanları hep birlikte yaşarken bunun bir senaryo olduğunu yazanlara şiddetle karşı çıktım. Bence FETÖ tarafından her türlü hesap yapılmıştı ama Allah’ın hesabı unutulmuştu. Yüce Allah, milyonların kanının akmaması için bu hain çeteyi yanıltmış üstüne de halk iradesini koymuştu.

Sakin ve dingin bir ruh hali ile bana akıl verenlere soru sormak istiyorum ama onların hepsi büyük bir pişkinlik içerisinde “Demokrasi Nöbetinde” oldukları için görüşemiyoruz.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500