Advert
0.99 istikrar ve güven ile güzel…
Osman Gürçay

0.99 istikrar ve güven ile güzel…

Konut kredisi faizlerinin 0.99’u görmesi iyi ama tek başına bir şey ifade etmez, içi yanı doldurulmalı ve desteklenmeli dedikten sonra sektörün içinde bulunan bileşenlerin ve uzmanların fikrini de alalım istedik.

Birinci ortak görüş; ister yatırım ister yaşamak için alınsın, konut sektörünün üreticileri de alıcıları da ekonomi ve yönetimde güven ve istikrar arıyorlar.
İkinci ortak görüş; kentsel dönüşüm adı altında, kentsel değerlerin ranta yenilmesi, yeşilden griye giden yolculuğa çıkan kent dokusunun yakın gelecekte faiz oranlarından daha çok tartışılacak konuları gündeme taşıyacağını düşünüyorlar.
Sektörün dinamikleri olan müteahhitler ve emlak danışmanları da 0.99’un sektöre ve piyasaya doping etkisi yapmasa da olumlu bir adım olduğu görüşünde birleştiler.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bursa’daki konuşmasında…
Dövizdeki yangının bittiğini ve soğutma çalışmaları ile ateşinin daha da düşeceğini açıklaması…
Enflasyonun düşerek piyasalara güvenin tazeleneceğini ifade etmesi…
Yatırımcılardan istikrar endişesi olmadan yatırım ve istihdama devam etmelerini istemesi…
İnşaat sektörü için çok değerli mesajlar oldu.

 


Mimarlar Odası Başkanı 
ÖMER FARUK ŞAHİN

Süreç takip edildiğinde, içinde bulunduğumuz yapı sektörünün bugün yaşadığı sistem kaosunu bekliyor idi piyasalar…
Ekonomiyi teknoloji ve tarım ile canlı tutmak yerine beton ile yeşil alanları yok ederek ayakta tutmaya çalıştık. 
Şehrimiz binlerce yeni konut projesi ve kentsel dönüşüm adı altında yapılan sosyal yıkım ile tanıştı bir anda…
Oysa kent kimliğimiz bu projeler ile yok olmaya başladı belki de…
Şimdi ise ekonomik sürecini öngöremediğimiz bir dönemde yapı sektörü tekrar ayağa kaldırılmaya çalışılıyor…
Ne acıdır ki sektörü bütün bu yaşadığı felaket ile yüz yüze getiren aynı reçete ile…
Tüketim toplumunu oluşturmak ve ihtiyaç duyduğumuzdan fazlasına yatırım adı altında sahip olmaya çalışmak maalesef yaşadığımız çevre ile birlikte hayatlarımızı da tüketmektedir. 
Yapılan iyileştirme çalışmaları mevcut üretilmiş konut stokunu eritebilir mi açıkçası zaman gösterecek. 
Lakin üzerinde düşünmemiz gereken konu planlamaları yapılmamış bir şehirde yeni konut alanları oluşturmak adına şehrin yeşilini, ova alanlarını ve doğasını yok etmemek üzerine olması gerekmez mi?
Sektörümüz yatırımlar anlamında durağan bir süreçte ve ciddi konut rezervimiz var. 
Ancak diğer bir konu ise sürekli değişen yönetmelikler ve yasalar ile meslektaşlarımızın, aynı zamanda yatırımcıların içinden çıkamadığı kaos ortamı. 
Yeni yönetmelikler; yatırımcıları oluşan inşaat metrekareleri olarak ciddi etkilemekte ve bir yıl ara ile yan yana inşa edilen projeler arasında dahi ciddi farklılıklar görülmektedir. 
İşte planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı bu davranışlar ile kent artık kimliğini kaybetme noktasına gelmiş, şehrin 17 ilçesi arasında ciddi yaşam kalitesi farklılıkları ortaya çıkmaya başlamıştır. 
0.99 oran sektörümüzü başka bir noktaya mı taşıyacak? Süreç içerisinde bunu yaşayacağız.
Ancak toplum içerisinde gelir seviyeleri ile birlikte alım gücü bu kadar düşmüş iken, kent suçları ile mücadele için bulunduğumuz dönem çok farklı bir boyut kazanması gerekirken, sanırım 2020 yılı için faiz oranlarından ziyade sektörümüz için çok daha zorlu ve yıpratan süreçleri konuşacağız.

 


İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı 
MEHMET ALBAYRAK
Konut sektörünün lokomotif sektör olarak hızla büyümesi, inşaat sektöründe yeterli düzenleme yapılmadığı için güçlü sermayeye sahip müteahhitlerin bulunmaması, kentsel dönüşüm projelerinde yaşanan sorunlar, yapı birim maliyetlerinin dövizdeki artışa bağlı olarak yükselmesi, konut kredi faizlerinin yükselmesi, faizlerin yükselmesi ile birlikte konutun yatırım aracı olmaktan çıkması, Sat-Yap'a dönen sektörde mevcut konutların satışının gerçekleştirilememesi nedeniyle yeni yatırımların ertelenmesi, yatırımcıların yüksek faizler ve güven ortamının ortadan kalkması nedeniyle bankalardan kredi çekemez hale gelmesi, inşaat sektörünü krizden en çok etkilenen sektör haline getirdi.
Tip İmar Yönetmeliği ve Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'nin değişmesi de bu süreçte inşaatı durağanlaştırdı. 2018 Haziran ayından itibaren kendisini hissettiren ekonomik krize karşı inşaat sektörünü düzenleyecek adımların atılmasında seçimlerin de etkisiyle geç kalındı.
Sektöre taze kan ve sermaye sağlamak için en hızlı yol konut kredilerinin düşürülmesi olacaktı. Geçtiğimiz hafta 3 kamu bankasının kredileri 0,99’a indirmesi satışları arttırabilmek için konut fiyatlarını indiren müteahhitler için umut verici oldu.
Tabii ki düşük faizli kredi kullanılması sebebi ile kamu bankalarında oluşabilecek görev zararlarının engellenmesi iyi değerlendirilmelidir. 
Satışlarda hareketlenmelerin başlaması piyasaya da yansıyacaktır. 
Faiz oranlarındaki düşüşün devam etmesi, konutun yeniden yatırım aracı olarak görülmesi bir kenara bırakılan yeni projelerin hayata geçirilebilmesi için elbette önemlidir.
Yatırımcıların da devlet tarafından desteklenmesi, güçlü sermayeye sahip bir müteahhitlik yapısı oluşturulması gerekli. İnşaat sektörünü canlandırmak için yapılan çabalar umut vericidir ama yeterli değildir. Önümüzdeki süreçte inşaat sektörünün geleceği kararlı adımların atılmasına bağlı olarak şekillenecektir. 
İnşaat sektörünü canlandıracak en önemli gelişme ekonomideki güven ortamının tekrar tesis edilip vatandaşın alım gücünün artırılmasıdır. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500