Advert
Suçlu kim?
Özlem Üney

Suçlu kim?

Türk mutfağı ne zengin, ne lezzetli mutfaktır. Mantısından böreğine, tatlısına tuzlusuna, güvecine her biri unutulmaz tatlar bırakır ağzımızda.
Yemek yemeyi seven bir toplum olduğumuzu söylemeye gerek yok.
Hatta yemek yerken kendinden geçenlerimiz bile oluyor…
Türk misafirperverliği gereği nereye giderseniz gidin size "Aç mısınız?" diye sormadan, sizin adınıza hızlı bir şekilde karar verilerek "Sen açsındır!" denir ve hemen önünüze bir yemek tepsisi gelir.
O kadar iyi niyetli ve içten sunulmuştur ki size bu yemek, aç olmamanıza rağmen ses çıkarmazsınız.
Bu tarz sunumları da size genellikle hep aile büyükleriniz yapar ve bunların sayısı yıllarla birlikte artmaya başlar...
Aç olup olmadığınız bir tarafa, sunulan yemeği sevip sevmediğiniz bile sorulmaz çoğu zaman…
Nasıl bir işkencedir yarabbi o anlar…
Seni düşünür ama senin ne düşündüğünü düşünmez…
Psikolojik bir baskı altında yediğimiz yemekler sonunda "OBEZ" olduk çoğumuz.
Yemek yeme alışkanlığımız son derece yanlış gelişti.
Kusmayı öğrendik zorla yediğimiz yemeklerin ardından!..
İtiraz etme şansımız olmadı, itiraz ettiğiniz anda "Zıkkımın kökünü ye" denir...
Ya da "emeğe saygısızlık ve nankörlük"le suçlandık…
Peki suçlu kim? 
Yiyen mi?.. Yoksa… Yediren mi?.. 
Kusan mı?.. Kusturan mı?..
Herkesin kendi açlığını hissedebileceği bir beyne ve mideye sahip olduğunu bir türlü anlatamadık…
Seni doyurmak adına oturttukları zoraki sofralar, bizi tedavisi zor ve pahalı bir hastalığa sürükler ama anlamazlar...
Sonra da suçlusu bizmişiz gibi suçlanırız!
Anlayacağınız içinden çıkılmaz bir hale gireriz en sonunda…
Neye yanacağını bilemezsin çaresiz bir halde kendi tedavini kendin yapmaya başlarsın…
Yemek aç olduğunu hissettiğin zaman yenirse sağlıklı olur…
Güzel görünüyor ya da mis gibi kokuyor diye de yenmez.
Hatır için hiç yenmez, yenmemeli.
Yaşamımızın kalitesini bozan beslenme alışkanlığınıza en kısa zamanda son vermelidir.
Yanlış, zamansız, düzensiz yemekler sunmak yerine sevdiklerinizi korumak için yeterli ve dengeli beslenmenin önemini öğretin!..
Basit gibi görünen bu minik detayın son derece önemli ve sevdikleriniz için tehlikeli olduğunu artık kabul etme zamanı.
Sağlığı ve kaliteli bir hayatı sevdiklerinize formda kalarak sunmayı deneyin.
Güçlü bir kişilik ve özgüven için "FORMDA" kalın!.. 
SEVGİYLE kalın

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500