Advert
Depozitolu ürünler ve çevreyi kirleten bizler
Mustafa Karaman

Depozitolu ürünler ve çevreyi kirleten bizler

Balkon'da oturuyoruz.
Balkon'un bir köşesinde bir çuval ve ağzına kadar plastik şişe dolu. 
Önce anlam veremedim, sonra ev sahibine sordun, "Bunlar nedir?" dedim...
"Bunlar depozitolu ürünler"  dedi ve anlatmaya başladı;
"Satın aldığımız bu ürünlerin fiyatı içinde depozito bedelleri de var. Bunları biriktiriyoruz, sonra da alışveriş merkezlerinde bulunan cihazlara getirip atıyoruz. Vermiş olduğumuz depozito bedellerinin toplamı kadar bize makbuz veriyor, o makbuzla markete giriyoruz, ister paramızı alıyoruz, istersek de yaptığımız alışveriş karşılığında, bu makbuzu para olarak veriyoruz!"
Sisteme bakın!
 
Bu sistemde, doğaya saçılan bir adet plastik şişe bulunur mu?
Bizde...
Çöpe atıyoruz!
Bu sistemin Türkiye'de uygulanması çok mu zor!
Bursa'da uygulanamaz mı?
Unutmadan, o oturduğumuz balkon, Berlin'deydi!..

***
 

MİHRAPLI PARKINDAKİ VATANDAŞ!
Geçen hafta, bir vesileyle Dikkaldırım Mihraplı Parkına gittik. Gittiğimiz mekanın yeri ile aracı park ettiğimiz yer ters istikamette olduğu için biraz yürüdük.
İyi ki yürümüşüz, birazcık gözlem yapma imkanımız oldu!
Vatandaş, çekirdek çıtlatmış...
vatandaş, su ve meşrubat içmiş...
Vatandaş, çocuğunun bezini değiştirmiş...
Vatandaş, akşam yemeğini orada yemiş, çayını orada demlemiş...
Nereden mi biliyoruz?
Vatandaş, bütün çöpünü ardında bırakmış, etrafa saçmış ve gitmiş!...
Vatandaş, sigara içmiş...
Bir kaç izmariti yerden aldık baktık; ucuz olanı da var, pahalı olanı da var!
Ey vatandaş!
El insaf be vatandaş!
Yarın, geldiğin zaman, temiz bir ortam bulmak istiyorsan veya senden sonra gelenlerin temiz bir ortam bulabilmesi için, o yediğini içtiğini derleyip toplasan ve çöp kutusuna atsan iyi olmaz mı?
 
Fotoğrafın temizliği sizi yanıltmasın, temiz fotoğraf koyduk ki, vatandaş örnek alsın!
Ey vatandaş!
Sorsam sana, dini kimseye bırakmazsın!
Bilmez misin ki; senin dininin temeli temizliktir. "Temizlik imandandır!" sözünü hiç duymadın mı?
Kimse kusura bakmasın;
Bunun eğitimle falan alakası yok, bunun ahlakla alakası var!
Ne diyorduk?
"Kalite ahlaktır!"
Kalitesizlik ise en büyük ahlaksızlıktır!
Vesselam...

***
 

KÜLTÜR MAHALLESİNDEKİ  VATANDAŞ
Mihraplı parkı böyle de, Kültür mahallesinde bulunan pazar yerinin yanındaki, yürüyüş yolunun içinden geçtiği minik park farklı mı?
Yaşları büyük, ama olgunluk seviyeleri ve kalite düzeyleri düşük, koca koca insanlar, çekirdek çıtlatıyorlar, her taraf pislik içinde!
Çocuklarını oyun parkına bırakıyorlar, kendileri çevreyi kirletiyorlar.
Geçen gün, temizlik görevlisi ile biraz sohbet ettim, neler diyor neler!
 
Sadece bir dediğini yazayım; "Zannedersiniz ki, Nilüfer de eğitim seviyesi yüksek insanlar oturuyor. Bu nasıl seviyedir ki, ben bu seviyeyi her gün yerlerden topluyorum!"
Ona da dedik; "Bunun eğitimle alakası yok!"
Mesele kalite meselesi...
Kalibresi olmayanın kalitesi mi olurmuş.

***

SOKAĞA TÜKÜRENİN YÜZÜNE TÜKÜRÜN
Sizde görmüşsünüzdür.
Kültür Mahallesinde biz sürekli görüyoruz.
Elinde süpürge olan birileri, sürekli caddeleri süpürüyor, sokak ve caddelerin üzerinden çöpleri topluyor.
Düşündünüz mü?
Böyle bir şeye neden gerek duyuluyor?
O çöpleri sokaklara kim atıyor?
Siz, biz, hepimiz!..
 
Biz, utanmadan çöpleri etrafa saçıyoruz, belediye de bu konu ile iştigal ediyor.
Biz çöpleri etrafa saçmasak, çevreyi kirletmesek, böyle bir israf ortaya çıkar mı?
Yazık değil mi bu devletin kaynaklarına!
 O görevliler var ya, onlarla ara sıra konuşun, onların hatırını sorun, onları bir dinleyin, bakın neler anlatıyorlar!
Biri dedi ki;
"Doğanın değil, illetin pisliğini temizliyorum!"
Utanılacak şeyler bunlar.
Bizim milletimize yakışmayan haller bu haller.
Kısaca; sokağa tükürenin yüzüne tükürmek lazım!
***
KLAVUZ ÖNEMLİ
Dedi ki; "Karamanoğlu, belge lazım"
Dedim ki; "TSE'YE gel!"
Dedi ki; "TSE çok sıkı denetim yapıyor!"
Dedim ki; "Seni tanırdım, sen sıkı - kaliteli biriydin, ne zaman yumuşadın - kalitesiz oldun?"
Kızdı, telefonu kapattı...
Sonra duydum ki, belgeyi de başka bir yerden almış...
Yaklaşık bir yıl sonra karşılaştık, yanıma geldi, oturdu ve dedi ki;
"Karamanoğlu, iflas ettim!"
Dedim ki; "Kılavuzun kimdi?"
 
Dedi ki; "Karga!"
Bir şey demedim, diyemedim...
(Kılavuzu Karga olanlar bu olayı bilsin istedim...)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500