Advert
FİNANSAL FAİR PLAY VE BURSASPOR

FİNANSAL FAİR PLAY VE BURSASPOR

         2000 yılının başından itibaren Futbol kulüplerinde ciddi hareketlilikler sözkonusuydu.

Özellikle sponsor gelirlerindeki artışlar ve havuz sisteminin oluşturduğu kaynaklar birçok kesimden insanın ilgisini çekti.

Sahip olunan, popülarite,saygınlık ve her konuda önde gelme avantajları, kulüp yönetmenin dayanılmaz çekiciliğini giderek arttırdı.

Ama bu işin, şirket ya da dernek yönetmekle pek ilgisi olmadığı biraz geç te olsa farkedildi.

 

Kulüpler sonbahar rüzgarında savrulan yapraklar gibi dökülüyorlardı.

 

         UEFA bu gelişmeler sonrası ilk önlem olarak 2004 yılında Kulüp Lisanslama Yöntemini getirdi.

Bu kriterle; kulüpler Nisan ayının ilk haftasında, bu dönem ve gelecek dönemle ilgili mali tablolarını açıklamak zorundaydılar.

Ayrıca Denk Hesap Zorunluluğu getirildi.

Bu uygulamaların da yetersiz kalması sonrasında, 2014-2015 sezonundan itibaren Finansal Fair Play kriterleri yürürlüğe kondu.

Bu kriterler şunlardı;

- Yöneticiler ve kulüp başkanları, kulüp için cebinden harcama yapamayacak.

- Kulüpler, yöneticilere ya da başkanlara ait borçları iade edecekler.

- Transfere gelirlerden daha fazla harcama yapılamayacak.

- Kulübe ait olan gelirler ve hibeler dışında hiçbir kalem kulüp adına olmayacak.

- Futbolcu,kulüp ya da kuruma ait borç olmayacak. Borçlar gelirleri aşmayacak.

Bizim önceliğimiz her zaman Bursaspor tabii ki!

                 Bursaspor ne yapar eder de, bu kriterlere uygun bir hale gelir? Ya da gelebilir mi?

Konunun can alıcı noktası para tabi, yani gelir. Peki gelirimiz var mı? Yok! Giderimiz ne durumda? Çok!

Rahmetli İbrahim Yazıcı'dan sonra sazı eline alan bir Büyükşehir Belediye Başkanımız var.

İyi niyetle bir şeyler yapmaya çalışıyor olabilir, ama nereyi tutarsa elinde kalıyor!

Bursa'nın ve Bursaspor'un önceliği yeni bir stat değildi.

                Fenerbahçe'nin Şükrü Saracoğlu için izlediği yol örnek alınabilir, küçük dokunuşlarla Atatürk Stadı daha kullanışlı bir hale getirilebilirdi.

Durduk yerde kentin ulaşımını olumsuz etkileyen bir bölge seçildi.

2011 de başlayan yapı hala bitirilemedi.

Daha sonra başlayan; Konya, Antalya ve Beşiktaş statlarını gördükçe üzüntüm daha da artıyor.

Bu kadar kötü bir tasarım nasıl yapılabilir o da ayrı tabi.

Merdivenler çok dik, localardan maç izlemek mümkün değil. Timsahtan vazgeçtik, çatının membranları bile konmadı.

Hele stadın iç bölümleri çok kötü durumda.

Tofaş'ın hala buradan loca almasını nasıl beklersiniz?

Madem bu stat bu kadar anormal harcamalara karşın bitmeyecekti, Atatürk Stadına niye kıydınız?

Bıraksaydınız da maçlarımızı orada oynasaydık.

En büyük gelir stat geliridir. Bu stada seyirci gelmez. Kimseyi enayi yerine koymayın.

Takım geçtiğimiz sezonlardan kalan kamburları sırtından atamadı. Ciddi rakamlar ödediğimiz ama verim alamadığımız futbolcuları elimizden çıkaramadık.

- Öz sermayenin eksiye düşmesine izin verilmeyecek.

- Futbolcularla ilgili tüm ödemeler gelirlerin %70' ini geçemeyecek.

- Bütçesi 5 milyon Euro’nun altındaki takımlar, bu kriterlerden muaf olacak.

- Kulüplerin başka şirketlerle yaptığı astronomik ya da çok düşük rakamlı anlaşmalar, makul düzeylere çekilerek değerlendirilecek.

   Gelir-gider tablosuna dahil edilmeyecek.

- Kulüplerin; altyapı, stadyum ve antrenman sahası gibi harcamaları baş başa noktasına dahil edilmeyecek.

 

Geçtiğimiz sezon ve bu sezon zararlarının maksimum 30 milyon euro olması öngörülmüş bu arada.

 

                           Resmin bütününü öncelikle ülkemiz açısından değerlendirelim.

Trabzonspor'un bu yapısıyla UEFA organizasyonlarına girmesi olası görünmüyor.

İşin ilginç tarafı, elinde son iki sezondan sanırım 70'e yakın futbolcu varken, hala transfer yapıyor.

Galatasaray'ın son umudu Riva Tesisleri. Başkan mali genel kurulda satış için onay alırsa derin bir oh çeker. Ama gelenekçi liseliler onay verir mi, işte orası çok zor!

Her dönem en flaş transferleri yapan Fenerbahçe, bu kez nasıl bir çıkış bulacak bakalım.

Beşiktaş iki sezondur yaptığı akıllı transferlerin semeresini görüyor. Üstelik artık kendi stadında oynama ve Şenol Güneş avantajları var.

Konyaspor; Aykut Kocaman, yeni stat ve dolu tribünlerle yine ilk 3'ü zorlar.

Başakşehir, Kasımpaşa ve Osmanlıspor gibi takımlar bu kriterlerin neresine uyacak, onu çözemedim!

Geride kalanlar da vaziyeti idare edecek

Eğer federasyon bu stada maçlar için onay vermezse durum o zaman vahim!

Sayın Recep Altepe'nin yanında bu konuya özel ilgisi olan kimse yok mudur?

Bursaspor, Bursa'mızın en önemli ortak değeridir.

İnşallah işler istediğimiz gibi gider.

Yoksa yandı gülüm keten helva!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500