Advert
Advert
Vali Bey…!

Vali Bey…!

   


      15 Temmuz’dan önce planlamış olan 20 Temmuz’daki Bursa Valisi  
İzzettin Küçük ile Bursa basını buluşmasının süreçte yaşananlara bakıldığında ertelenme ihtimali üzerine bahis açılsa elimde ne varsa ertelenir diye basardım. Ancak öyle olmadı ve; ne zaman, ne içerik, ne de mekânda bir oynama olmadan yapıldı ve hayali iddiada hayali bir servet(!) kaybettim.

Vilayet Makamı devletin illerdeki temsil makamıdır. Makam baki kalır ama valiler nöbet değişimi yapar gibi gelirler ve giderler. 
Geldiklerinde makamlarına olan saygıdan dolayı en üst il protokolü ile karşılanırlar. Giderken ise saygıya ekledikleri sevgi, vizyon ve hizmet değerleri ile uğurlandıklarında istatistik olmazlar kentin tarihine ve halkın yüreklerine isimlerini kazıyıp giderler. 
Artık Yerel Yönetim yasalarının değişmesi ile hizmet amaçlı bütçelerinin olmaması bu sonucu değiştirmez. Bursa tarihindeki izi sadece istatistik olan Vali sayısı epeyi çok olduğundan, hizmetleri ve rehberlikleri unutulmayan Valiye sahip olmak biz Bursalıları mutlu eder. 
Ben şahsen kendi adıma Karaloğlu Valimi Antalya’ya bu güzel duygularla uğurladım.

İLK İNTİBADIR MUHABBETİN GELECEĞİ

Akşam yemeğinin ardından masada sohbet etme imkânı bulduğum ve dinlediğim İzzettin Küçük valimden çok etkilendiğimi ifade edebilirim. Hani derler ya ilk intibadır muhabbetin geleceğinin işareti… Bende de öyle oldu. Bunun için referanslarım hamaset, yandaş, candaş, hoş görünme kaygısı falan asla değildir. Olağanüstü bir sürecin zirve yaptığı bir gecede hepimizin gözünün, kulağının MGK ve Bakanlar Kurulu kararlarında olduğu saatlerde dingin, sakin, her soruya gereğinin en üst sınırlarında cevap veren bir insan görünce çok etkilendim.

PROTOKOL VALİSİ OLMAYACAKTIR

Öncelikle Urfa’dan, Bursa’ya gelmekten dolayı çok mutlu olduğunu her sözünden ve vücut dilinden anlayabiliyorsunuz. Protokol Valisi olmayacağını Bursalı hemşerileri ile hemşeri derneklerinden çok daha fazla ilgileneceğini düşünüyor ve diliyorum.

Doğal olarak ilk sohbetimiz 15 Temmuz TSK içindeki çetenin Kalkışma teşebbüsü üzerine oldu. Bizim birazda şehir efsanelerinden zehirlendiğimiz için heyecan ve hamasetle “Sayın Valim o gece neler oldu”  sorusunun cevabını yine aynı dingin ve dürüst bir ifade ile dinledik.
Çetenin darbe girişimini evde otururken çocukların televizyonda alt yazı geçerken okuyup haber verdiklerini samimi olarak söyledi. Ardından İl Garnizon Komutanı ile özel hat ile görüştüğünü süreci belirlediklerini ve o andan itibaren Bursa’da duruma hâkim olduklarını söyledi. Türkiye’de darbe girişime ilk darbeyi Bursa’nın vurduğunu ve kendisini sözde Sıkıyönetim Komutanı ile başlayarak ilk gözaltıların  Bursa’da başladığının altını gururla çizdi.

ŞEHİR EFSANESİ YOK

Süreci evdeki ofisinden yönettiğini şehir efsanesi olarak dillendirilen zanlıları tokatlama vs. olaylarının yaşanmadığını ifade ederek çakma kahramanlar yaratmak isteyenlerin önünü kesiverdi.

O noktada söyledikleri ders niteliğindeydi. Kaddafi’nin yakalanmasını değil ama yakalandıktan sonra ona yapılanların Libya ve insanlık tarihinde kötü bir miras olarak kaldığını bu tür tabloların ulusların hanesine kâr değil, kara bilanço olarak geçtiğini söyleyince kalbi muhabbetim zirve yaptı. Her şeyin evrensel hukuk çerçevesinde yürütülmesi gerektiğine inanan bir ihtiyar adam olarak ancak bu kadar mutlu olabilirdim.

BELALAR DEF EDİLDİ

Darbe teşebbüsünün ülkeyi nasıl 60 yıl geriye götüreceği, iç savaşın milyonlarca cana mal olacağı, doların 10 lirayı aşacağı, ülke  ekonomisinin batacağı bir bela, en güzel şekilde nasıl def edilecekse öyle edildiği konusunda mutabık kaldık. 
Televizyonlara açıklama yapmadan önce kendisini cepheden gördüğüm için kravatını düzeltmesi konusundaki uyarıma tebessüm ederek uydu ve Tayfun Çavuşoğlu’ nun bu girişimimden dolayı beni imaj maker ilan etmesi geceden hoş bir anı oldu.

ÜRETİME ARA YOK

Renault Fabrika Genel Müdürünün kendisini arayarak üretimi durdurmak istiyoruz talebine hayır hiçbir sıkıntı yoktur. Her şey normal ve devletin kontrolü altındadır. Üretime devam edin dediğini de bir anekdot olarak anlattı.

BURSALI HEMŞERİLERİME DERİM Kİ 

Son soru olarak Bursa Halkına mesajını sordum. Öncelikle demokrasiye sahip çıkmaları, kent bütününde üzücü gelişmeler yaşanmamasındaki payları, demokrasi nöbetini devlet görevi olarak görüp sadakatle tutmaları için Bursalılara selam, saygı ve şükranlarını sunduğunu aktarmamızı istedi. Ben de ona Sayın Valim nöbet kutsaldır tutulmalıdır ama hastane öncelerinde korna çalmamaya özen göstermelerini söyleyemedim.
Güzel bir akşam oldu. Bu tür davetlerde kusur aramak ve laf sokmak yerine bir sonraki davetin daha az kusurlu olması için olumlu öngörülerde bulunmanın asıl maksadı hasıl edeceğini düşünüyorum ve 'agazete'm ve kendim adına teşekkür ediyorum.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500