Advert
Advert
Aldanmakla satılmak arasındaki ince çizgi…

Aldanmakla satılmak arasındaki ince çizgi…

Bugün ülkemizde aklı başında olan herkesin ve kesimin ortak değerlendirmesi FETÖ’nün bir terör örgütü ve Fethullah Gülen’in de bu örgütün başı olduğudur.

Geriye doğru baktığımızda yakın tarihimizin bütün önemli siyasi kimliklerinin, iş adamlarının bu adama karşı geçmişte saygı ve hürmet dolu söylemleri sosyal medyada cirit atıyor.

Bugün ise aldatılmışların pişmanlıklarını kendi beyanları olarak okuyoruz ve dinliyoruz. Pişmanlıklar sadece kudretliler için geçerli değildir. Samimi olarak aldanıp da geri dönen herkesi kucaklamazsak üçüncü bir mağdur ve küskün toplum yaratırız. Birkaç yıl önce zamanını, parasını ve imkânlarını paylaşmayı ülkesine bağlı mütedeyyin bir nesil yetiştirmek için ibadet sayan insanlar üzerinden cadı avı düzenlemek insaf ve ahlak ölçülerine sığmaz.

Aslında ilk deliller ortaya çıktığında FETÖ’ye paralel devlet yapılanması demeden terör örgütü denseydi iki yıl boşa harcanmazdı ve belki de 15 Temmuz darbe kalkışması yaşanmazdı.

Devletin dokusuna sızmış bu kanserli hücrelerin temizlenmesi akıl yoluyla olur.

Darbeye bulaşmış bir subayın itiraf olarak anlattıkları örgütle aslında mücadelenin yol haritası olmalıdır. Sokaktaki adamın, okuldaki çocuğun bildiği sınav hilelerine devletin istihbaratı hep kör baktı. Her yıl ve her türlü sınav birincilerinin FETÖ okullarından çıkmasını normal görecek ve gösterecek kadar aymaz oldular.

O genç darbeci subay da belki hayatına mal olacak o kandırılmayı göremedi. Ödülün büyük mesafenin kısa olmasının ardında bir fesat yuvası olduğunu göremedi. O alacağı ödülün büyüklüğü ile ilgilendi ve eline verilen soru cevap anahtarına ruhunu sattı.

Ergenekon, Balyoz vs. adını verdikleri rezaletleri, halkın sağduyusu reddederken, bu hain plana sahip çıkanları tarih ve Google yazıyor. Televizyonlar çığlık çığlığa bu haksız mesnetsiz davaları savunanları bile aldatılmışlar olarak görmek zorundayız.

Bu çizgiyi çektikten sonra halkının üzerine ateş açanları, kanunsuz emir verenleri, bu emre uyan rütbelileri bu top yekûn satılmışları daha doğru bir şekilde yargılayabiliriz.

Cumhurbaşkanı’nın, Genel Kurmay Başkanı’nın yaverlerinin bile çete üyesi çıktığı bir ortamda devletin uygulamalarda sert refleksleri bir dönem için makul görülebilir ama sivil dünyada ve iş dünyasında marazi kinlerle samimi aldanmışları hedefe koymak ayıptır.Hele geçmişte kendisinin de hayranı ve mensubu olarakbulunduğu yapıya samimi inananları siyasi rant hesapları ile infaza kalkmak şerefsizliktir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500