Advert
İşsizlik kötülüklerin babasıdır
Mehmet Çetinkaya

İşsizlik kötülüklerin babasıdır

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 işgücü istatistiklerini paylaştı.

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2018 yılında bir önceki yıla göre 83 bin kişi artarak 3 milyon 537 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık artışla yüzde 11 seviyesinde gerçekleşti.

Mukayese edebilmek için geçmiş yıllardaki işsizlik rakamlarına bakalım öncelikle.

2017 yılında 3 milyon 454 bin kişi oldu. İşsizlik oranı yüzde 10,9 seviyesinde gerçekleşti.

2016 yılında 3 milyon 330 bin kişi oldu. İşsizlik oranı yüzde 10,9 seviyesinde gerçekleşti.

2015 yılında 3 milyon 57 bin kişi oldu. İşsizlik oranı yüzde 10,3 seviyesinde gerçekleşti.

2014 yılında 2 milyon 853 bin kişi oldu. İşsizlik oranı yüzde 9,9 seviyesinde gerçekleşti.

2018 yılında; tarım dışı işsizlik oranı bir önceki yıla göre 0,1 puanlık azalışla yüzde 12,9 olarak tahmin edildi. 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı 0,5 puanlık azalış ile yüzde 20,3 olurken, 15-64 yaş grubunda bu oran 0,1 puanlık artışla yüzde 11,2 olarak gerçekleşti. 

İstihdam edilenlerin sayısı 2018 yılında, geçen yıla göre 549 bin kişi artarak 28 milyon 738 bin kişi, istihdam oranı ise 0,3 puanlık artış ile yüzde 47,4 oldu.

Bu yıl, tarım sektöründe çalışan sayısı 167 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 717 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 18,4'ü tarım, yüzde 19,7'si sanayi, yüzde 6,9'u inşaat, yüzde 54,9'u ise hizmetler sektöründe yer aldı.

İşgücü 2018 yılında bir önceki yıla göre 631 bin kişi artarak 32 milyon 274 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,4 puan artarak yüzde 53,2 olarak gerçekleşti.

İşsizlik oranı en yüksek iller Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt oldu.

İşsizlik oranı en düşük iller ise Kastamonu, Çankırı ve Sinop oldu.

Evet, kötülüklerin başı işsizliktik.

MHP Lideri Devlet Bahçeli 2017 yılında grup toplantısında yaptığı bir konuşmada, "Gençler işsiz ve mutsuzken, her söz tabansız, her teşebbüs temelsizdir" demişti.

Gençler işsiz ve mutsuzken herkese görev düşüyor.

Başta iktidar partisi, ana muhalefet ve muhalefet parti liderlerinin birinci ödevidir işsizlik.

Elbette devlet herkesi kamu kurumlarına yerleştiremez.

Devlet iş sahalarının önünü açacak ve teşvik edecek.

Eleştirmek en kolayıdır. Önemli olan çözüm bulmaktır. Katkı koymaktır.

Her insanoğlu ya iş kuracak ya da bir iş bulup çalışacak. 

Bunun temel formülü başta kaliteli ve doğru bir eğitimden gelir.

Meslek liselerinde gerçekten meslek sahibi olacak şekilde mezun vermeliyiz.

Ne iş olursa yaparım değil, aldığı pratik ve teorik eğitimle mesleğini yapacaktır.

Kimine göre işsizlik kimine göre iş beğenmemezlik var.

Kimine göre de iş bilmeme; yani vasıfsızlık.

Elbette vasıfsızları da alıp yetiştirenler var.

İş gücü arzı ile işgücü talebinin çok iyi planlanması gerekiyor.

Emekli olan insanların maaşlarını geçimlerini sağlayacak düzeyde belirleyen bir ülke olmamız lazım. Hem emeklilerin insanca yaşaması için hem de iş aramaması gerekiyor.

Üniversitelerin ihtiyaca göre kontenjan ayarlaması yapması çok önemli.

Mesleki liselere gerekli önem ve eğitim verilmeli.

Köye ve tarıma yeniden dönüş için butik projeler yapılmalı.

Ülkeye kaçak giren ve kaçak çalışanlarla mücadele…

Milli ve yerli üretimi milli tercihlerimiz yaparak tüketirsek işsizliği azaltabiliriz.

Yerli üreticiler de üretimlerini TSE standartlarının üstünde tutmalılar.

İstihdam sorununu çözmek zordur ama imkânsız değildir.

Yeter ki doğru ve akılcı bir planlama yapılsın.

Herkese görev ve ödev düşüyor.

Ne mutlu yatırım yapıp istihdam sahası açanlara.

Ne mutlu işçinin gerçek hakkını zamanında veren işverenlere.

Ne mutlu yaptığı işinin hakkını veren iş görenlere.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500