Advert
Bizim asıl sorunumuz POKEMON'dur

Bizim asıl sorunumuz POKEMON'dur

 

Bizim asıl sorunumuz POKEMON'dur

 

Benim güzel ülkemde gam yok kasavet yok ama olur olmaz her şeyi kendimize dert etme huyumuz yok mu? O sebeple birbirimizi yazılı ve görsel medyada ve dahi kahvehanelerde kırıp döküyoruz. Hele bir sosyal medyamız var ki elek gibi geçiren geçirene…

Esas sorunumuz var ki Allah düşmanımıza vermesin. Ona gelmeden önce suni sorunlarımıza bir göz atalım.

Ülkemize her yeni ürün gibi korsan olarak giren bu oyun çok tehlikelidir. İnternete girdim onlarca kaynak okudum bir şey anlamadım. Yok efendim! Sanal tipler ortalıkta kol geziyormuş, gidip onları toplayıp eğitiyormuşsun. Ulan biz daha çocuklarımızı eğitemiyoruz. Hala sokağa çöp atıyorlar. Hayvanlara kötü davranıyorlar. O şeytan icatları ile nasıl başa çıkacağız. Parklarda, Camilerde, AVM lerde kurtarılmış alanlarda av yapacakmışız. Yahu burası Türkiye be! Biz Aidsli kadınlarla bile ölümden korkmadan birlikte olan bir milletiz. Ve elimizdeki Pokemonu kimseye yedirmeyiz. Sen aklına onu elimden alacan, ardından ben elim bağlı duracak. Yok öyle dünya çakarım yumruğu alırım Pokemonumu geriye… Biz Süleyman Çakır’a gıyabi cenaze namazı kılıp, mevlit okutup, helvasını dağıttık. Hanım kardeşlerime bir tavsiyem olacak. Bu şeker patlatma oyununa benzemez. Adrese gitmek zorunluluğu var. Aman diyeyim. Başınıza iş almayın. Ne de olsa ben polisim diyene torba ile evde pahada ağır ne varsa torba ile teslim eden bir dönemin ablalarısınız.

Bu Pokemon konusu çok önemlidir ve mümkünse Güvenlik Kurulu toplantısında POKEMONSUZ bir ortamda uzun uzun ele alınmalıdır.

 

Feribot kullan bedava

ayran tost ye ama köprüyü ödeyeceksin…

 

Neymiş Efendim? Osmangazi Köprüsü bayramda “ağadan beleş” faslından sonra bir otomobil geçişi için 88 Törkiş Lira yazınca aslında köprüden bizim geçmediğimizi köprünün bize geçirildiğini anladık ama olsun. Hepimiz biliyorduk başımıza geleceğini sonradan ben caydım olmaz. Hem geçmeyeceksin de ne yapacaksın? Hatta köprüyü uzaktan görmesen bile parasını ödeyeceksin.. Geçersen ödersin. Geçmezsen yine ödersin. Pahalı deyip Feribot kullanırsan bedava ayran tost eşliğinde geçer ille de köprüye parayı yine ödersin. O nedenle kafayı takmaya da birbirimize laf sokmaya da gerek yok…

 

 

40 Cent’e muhtaç

olduğumuz dönemi unutmayalım

 

 

Ekonomi Baykuşları işler kötü diyorlar halt ediyorlar. Evet, ihracatımız biraz düştü. Turizm gelirleri bu sene hayale edilenin KDV si kadar bile değil. Altın ve döviz patladı gidiyor. Kar eden şirketler sadece banka ve finans şirketleri olduğuna göre ülke olarak tefenin kucağında yaşıyoruz ama biz 40 cente muhtaç olduğumuz dönemde bile batmadık. Bu hal birazcık devlet tavizleri gerektirecek ama biz zaten bedel ödemeden yaşamayız ki!

 

Kavgadan sonra barışmak

daha heyecanlı oluyor

 

Komşularımızla kavgalı, partnerlerimizle sorunlu, müttefiklerimizle problemli olduğumuzu söylemek ayıp ötesi bir rezilliktir. Sanki küs olduğumuz akrabamız komşumuz yok da hükümeti suçluyoruz. Hepimize bir liste yap dense ilave bir A4 talep ederiz. Hem kavgalı olup barışmak, hep barış içinde yaşamaktan daha bir janjanlı oluyor. Çok yakında göreceksiniz ki en kanka olduğumuz üç isim Putin, Sisi, Peres olacaktır. Kareyi Esad ile tamamlayabiliriz. Bu arada sütlü kahve Obama çatlasın da patlasın. Onun ömrü de yaz kelebeği kadar kaldı. Kışı göremeyecek.

 

Bakalım onlar vatandaşlığı istiyor mu?

 

Bir Suriye meselesi var ki; Türkiye’yi 3,5 a böldü. Sığınmacı geldiler sorun oldular. Avrupa’ya gitmek istediler Ege’de boğuldular. Biz de Ege sınırlarımızı azıcık boşlayınca akın akın adalara koştular. AB zoru görünce onlarda bize bir 3,5 attı. Milyar Euro olarak gelen 3,5 hiç de fena gelmedi. Taş atıp kol yormadan gelen bu hurmalar ilerde tırmalar mı bilemem ama Allah için güzel para kaldırdık. Parayı kaldırınca sınır duvarlarının güvenliğini artırdık. İçerde biriken bu sorun lokal patlamalara neden olurken, Beştepe’den bir ses yükseldi. Suriyeli Kardeşlerimize vatandaşlık da vereceğiz deyince küçük kıyamet koptu. Sağcısı, solcusu, ulusalcısı, futbolcusu veremezsiniz diye ayağa kalktı. Kimse acaba kabul edecekleri mi diye düşünmedi. Adamalar ekmek AB den su gölden yaşarken vatandaş niye olsunlar? Vatandaş olmak demek sorumluluk almak demektir. Yani nereden bakarsanız bakın kavgası değil muhabbeti bile yanlışken gündeme dank diye oturuverdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500