Advert
Mustafa Kemal Paşa'nın hassasiyeti
Mustafa Karaman

Mustafa Kemal Paşa'nın hassasiyeti

Mustafa Kemal Paşa, Sivas Kongre binasında çalışmalarını sürdürmektedir.

Bir gün binadan çıkan Paşa, binanın güvenliğinden sorumlu olan polis memuru Faik Akça'ya, "Sivas'ta iyi elbise diken terzi var mı?" diye sorar.

Sivaslı olan polis memuru Faik, "Var Paşam. Ohannes Kirkor iyi terzidir" der.

Mustafa Kemal Paşa, "Ahmet, Mehmet niye yok?" cevabını verir.

O zamanlarda, esnaf Ahmet, Mehmet yoktu veya sayıları çok çok azdı. 
Şimdi, Ahmet ve Mehmet'ler on binlerce...

Onların üretmiş olduğu ürünler kaliteli ve de bir kısmı TSE belgeli...

Buna rağmen gözümüz Ahmet'ten, gönlümüz Mehmet'ten yana değil...

Yabancı marka müptelası olduk.

Ahmet de var, Mehmet de var!

Ahmet'in, Mehmet'in ürettiği, emsallerinden on gömlek üstün YERLİ ÜRÜNLER VAR.

Ama...

Neyimiz yok?

Askeri elbisesini Erzurum'da çıkardıktan sonra, Erzurum Valisi Münir Bey'den ödünç aldığı ama bedenine uymayan sivil elbiseyi giyen, Sivas'ta elbise ihtiyacını karşılamak için Sivaslı polis memuruna terzi soran, sormuş olduğu sorunun cevabını duyunca "Ahmet ve Mehmet'i" arayan Mustafa Kemal Paşa'nın hassasiyeti, MAALESEF BİZDE YOK!

İşte bugün yaşanan bir kısım sıkıntıların nedeni, bu hassasiyetsizlik ve kalitesizliktir.

Konuyu biraz daha özele indirip, kendi alanımızla ilgili hususlara dikkat çekelim.

Bu ülkenin milli uygunluk değerlendirme kuruluşu var mı?

VAR! VAR! VAR!

Üç kere ve büyük harfle yazdık ve de sonuna ünlem işareti koyduk ki, bazılarının gözüne girsin...

Bu milli kuruluşla aynı işi yapan, yabancı kuruluşlar var mı?

Var...

TSE varken, yabancı kuruluşları tercih eden var mı?

Var...

Bu yüzden yıllık ortalama 5 milyar doları yurt dışına hortumlayan bir düzen var mı?

Var...

Bu düzenin çarkı sağlam dönsün diye, içerden ve dışarıdan uğraşan işbirlikçiler var mı?

Var...

Domates, biber, patlıcan, soğan fiyatlarını yükseltenlerle, bu işbirlikçilerin bağı, bağlantısı var mı? 

Var...

Çünkü bunların alayı rantiyecidir ve de bunlar, asla MİLLİ değillerdir.

TSE varken yabancıya gidenlerin adları Ahmet, Mehmet olabilir, ama bunların, Eylül 1919'da Sivas'ta faaliyet gösteren terzi Kirkor'dan bir farkları yoktur!

Anlayanlara;

Uygunluk değerlendirme, genel adıyla KALİTE PİYASASINDA;

Türkiye'nin Ahmet'i, Mehmet'i, TSE-TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ'dür.

Ve sonuç; yerli ürün varken ithal ürüne, TSE varken yabancıya GEREK YOKTUR!

Biraz hassasiyet lütfen!..


***

DAVETLİSİNİZ

 

Dikkaldırım Ülkü Ocakları’ndan davet aldık.

Ocak Başkanı Alim BAŞTÜRK, "Milli Ses Ver Projesi" ile ilgili konferans vermemizi isteyince, memnuniyetle kabul ettik.

Hassasiyeti olan, vatana sevdalı gençlerle, 15 Şubat Cuma akşamı, Ördekli Kültür Merkezi’nde birlikte olacağız.

Kaliteyi, yerli üretimi, milli belgelendirmeyi, yerli tüketimi konuşacağız.

Ve hassasiyet taşıyan bu asil, vatanperver gençleri alkışlayacağız. Bu alkışa eşlik etmek için sizi de bekliyoruz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500