Advert
Advert
Tatillerden Sorumlu Bakan...!

Tatillerden Sorumlu Bakan...!

Milli Eğitim Bakanı olarak atandığı ve görevden ayrılana kadar öğretmen atamalarının eli kulağında olduğunu söyleyen ama bir türlü gerçekleşmeden görev yeri değişen şimdiki Kültür ve Turizm Bakanımız Nabi Avcı şimdiden 4 (dört)günlük Kurban Bayramı tatilinin 9(dokuz) gün olabileceğinin müjdesini vermiş bile…

Durun Sayın Bakanım! Yolculuk yapanların daha teri kurumadı. Denizde, havuzlarda, “beach”lerde ıstakoz gibi yananların derisi bile soyulmadı. Tatil anılarını anlatmadan, selfieleri yayınlamadan, dönüş yolculuğu çileleri bile layıkıyla henüz sosyal medyaya düşmemişken bu acele niye?

Daha dokuz taksitli tatillerin ilk taksiti bile gelmeden yine yeni bir dokuz günlük tatile can dayansa da kredi kartı dayanmaz.

Şehirlerde kalanların kaderi değişmiyor ama züğürt tesellisinin keyfi bizlere kalıyor. Millet tatile gidince trafik ne kadar da rahatladı” lafına bayılıyorum. Sanki Eylül gelip de okullar açılmayacakmış gibi… O zaman hep beraber göreceğiz trafiği…

Kültür ve Turizm Bakanlığı turizm acentesi gibi çalışıyor ama kültürü eksik kalıyor. Tatil günleri ile uğraşacaklarına Efes’e girişleri makul bir ücrete indirsinler. Efes’te M.Ö. yapılan heykelleri görmeyen bilmeyen tarihten ve insanlıktan bihaber Vandallar kentlerde heykellere boya ve çekiç ile saldırıyor.

Turizm cenneti, ülkemizin Turizm cenneti dediğimiz ilimizi cehenneme çevirmeye kalkanlara devletin turizmine bakan tarafından tek bir tekdir gelmemesini hayretle karşılıyorum.

Şer’ an dört gün olan bayramı dokuz güne çıkarıyoruz da; o kutsal dini bayramlarımızın kutlanmasını sağlayan milli mücadelemizi simgeleyen bayramlarımızı neden törensiz bırakıyoruz onu da anlamış değilim.

Promosyon bitti şimdi ödeme zamanı…

Bayramda otoyollar ve köprüler parasız olunca, yeni nesil İstanbul-Bursa-İzmir yolu ve Osmangazi Köprüsü de ağadan beleş misali necip halkımız ile tanıştı. Aslında kötü de olmadı. Örneğin dönüşte Topçular’ da bilindik kilometrelerce kuyruklar oluşmadı ve Ana Haber bültenlerine konu olmadı.

Zamanın en değerli şey olduğunu yeni öğrenen bir milletimin mensuplarının, antrenman olsun diye nasılsa bedava faslından köprüden karşı yakaya geçip “Ceee” diye geri geldiklerini biliyorum.

Şimdi ödeme zamanı artık beleş yok. Günde 40 binlik araç geçişi üzerinden hesap görülecek olan köprüden bol bol geçelim. Geçenlere teşekkür edelim. Yoksa aradaki farkı geçse de geçmese de faslından hep beraber ödeyeceğiz.

Henüz teknik ayrıntılarını bilmiyorum ama bilenle bilmeyen bir olmaz derler ya!

Bizim düldül bir araç sayılıyorsa, kamyon, otobüs ya da tır  geçişlerinde kaç sayılıyor? Parası farklı olduğuna göre onlar 2,5 tan üç mü sayılıyor.

Vallahi muhalefet olsun diye değil, aklıma takılıverdi işte!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500